16. Dünya Şehircilik Günü Sempozyumu – İstanbul Altyapı Sorunu-İSTANBUL’DA KENTLEŞMENİN GETİRDİĞİ ÇEVRE SORUNLARI

İSTANBUL’DA KENTLEŞMENİN GETİRDİĞİ ÇEVRE SORUNLARI

16. Dünya Şehircilik Günü Sempozyumu – İstanbul Altyapı Sorunu

Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul

Prof. Dr. Ahmet Samsunlu – Prof. Dr. Veysel Eroğlu

İ.T.Ü. inşaat Fakültesi

Çevre Mühendisliği Bölümü

80626 Maslak-İstanbul

GİRİŞ

Hızlı nüfus artışı gelişmekte olan ülkelerin temel problemlerinden biridir. Kontrolsüz nüfus artışı gözlenen bu ülkelerde, imkânların yetersiz olmasından dolayı şehirleşme planlı bir şekilde olamamakta, insanlar sağlıksız barınma ve çevre şartları içinde yaşamaktadır. Kentleşme dar manasıyla, ülkede kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması olarak tanımlanmaktadır. Türkiye, bu meseleyi çok yakından yaşayan bir ülkedir. Çok hızlı şehirleşen bir ülke konumunda olan ülkemizde, kentli nüfus oranının önümüzdeki yıllarda daha da artacağı, 1985’te % 50 3 iken, 2000 yılında % 70’e yükseleceği tahmin edilmektedir (Keleş, R., 1988). Buna göre, bugün büyük şehirlerde 25,7 milyon kişi yaşarken, 2000 yılında bu rakamın 45 milyona yükselmesi beklenmektedir.

Hâlihazırda, Türkiye’deki yaklaşık 1800 belediyenin sınırları içinde yaşayan nüfusun yandan çoğu, nüfusu 50 000’in üstünde olan 48 şehirde yaşamakta ve bu nüfusun yaklaşık yarısı da üç büyük kentte (İstanbul, Ankara, İzmir) yoğunlaşmış

bulunmaktadır (Samsunlu, A., 1988).

Nüfusun büyük şehirlerde yığılma temayülü sürerken her türlü şehirleşme ve çevre sorunları da bu büyük kentlerimizde görülmektedir. Sağlıklı bir şehirleşmenin sağlanabilmesi için bir an önce çözümlenmesi gereken sorunlar kısaca:

–           Nüfus artışı,

–           İstihdam sorunu,

–           Altyapı sorunu,

–           Ulaşım sorunu,

–           Konut sorunu,

–           Arsa temini ve imar planlarının hazırlanması

–           Teşkilatlanma ve hukuki düzenlemeler

–           Çevre sorunları

Şeklinde özetlenebilir.

2. İSTANBUL’DA KENTLEŞME PROBLEMLERİ

İstanbul, yukarıda temas edildiği üzere Türkiye’de kentleşmenin hızlı bir şekilde artması ve bunun yol açtığı sorunlardan etkilenen illerin başında gelmektedir. Bunda en büyük katkıyı hızlı nüfus artışı oluşturmaktadır.

İstanbul’un yakın geçmişteki nüfusları ve hesaplanan çoğalma katsayıları Tablo 1’de verilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi İstanbul’un nüfusu 40 yıl içinde ortalama 4,62 oranında artmış ve 1985 yılında 6 milyona yaklaşmıştır. Gelecekteki nüfus tahminleri ise çeşitli nüfus tahmin metotlarına göre Şekil l’de gösterilmiştir. Bu tahminlere göre İstanbul nüfusunun 2000 yılında 11 milyon, 2010 yılında 17 milyon, 2020 yılında ise yaklaşık 27 milyonu bulması beklenmektedir.

Tablo 1: İstanbul’un Yakın Geçmişteki Nüfusları ve Hesaplanan Çoğalma Katsayıları (Eroğlu, 1990)

Nüfus artışına paralel olarak düzensiz yerleşim alanlarının oluşması en fazla oranda su kaynaklarını etkilemiştir. Şekil 2’de İstanbul’un yerleşim alanları ve içme suyu kaynakları görülmektedir. Kirlenmeden en çok etkilenen su havzalarının başında Ömerli Havzası gelmektedir (Şekil 3). Şekilden de görüldüğü gibi havza içerisinde hızla artmakta olan yerleşim bölgeleri oluşmuştur. Bu yerleşim merkezlerinin nüfusları ve artış yüzdeleri Tablo 2’de gösterilmiştir. Tablodaki değerlere bakıldığında, özellikle Sultanbeyli yerleşim merkezinde olmak üzere ortalama % 321,6 gibi çok yüksek bir oranda artış meydana geldiği görülmektedir. Nüfus artışı ve diğer tesirler de göz önüne alınarak havzada mevcut su kalitesinin etkileneceği muhakkaktır. Buna göre, Tablo 3’de verilen örnekleme noktasındaki su kalite parametrelerinin aldığı değerlere göre özellikle insan sağlığını tehdit eden patojen mikroorganizmaların göstergesi durumundaki koli değerlerinin çok yüksek olduğu görülmektedir.

Alıcı ortamlarda alg çoğalmasına sebep olan temel besi maddelerinden fosfor için değerlendirme yapılırsa içme suyu kaynağı olarak kullanılan ortamların oligotrafik (besi maddesince fakir) olması gerekirken Ömerli Baraj Gölü’nün 1988 yılında mezotrofik bölge içinde yer alırken, 1991 yılında büyük oranda ötrofik bölgeye yaklaştığı görülmektedir (Şekil 4).

İstanbul’da şehirleşmeye paralel olarak içme suyu kaynaklarının etkilenmesi yanında, alıcı ortamların kontrolsüz atıksu deşarjı sonunda kirlemesi de önemli sorunların başında gelmektedir. İstanbul şehri için altyapı çalışmaları 20. yüzyıl başlarında başlamış ve 1981 yılında İSKİ’nin kurulması ile kontrol bir el altında toplanmıştır. Bu yönde yapılan gerek proje gerekse de inşaat çalışmaları halen İstanbul’un altyapı sorununu tam çözememiştir. Şehrin hâlihazırda % 40-60 oranındaki kısmına altyapı hizmetleri ulaştırılabilmiştir.

İstanbul’da atıksu sorunu ile ilgili yürütülen çalışmalar Tablo 4’de özetlenmiştir. Atıksuların toplanması ve uzaklaştırılması yönünde yapılan çalışmalar ve planlanan arıtma tesislerinin konumları Şekil 5 ve Şekil 6’da verilmiştir. Bu şekillerden görüldüğü gibi önceki planlamada: B. Çekmece, K. Çekmece, Tuzla ve Adalar atıksu oluşum bölgeleri için biyolojik arıtma ve deniz deşarjı, diğer atıksu oluşum bölgeleri için ise ön arıtma ve deniz deşarjı yapılması öngörülmüştür. Daha sonra ise Yenikapı ve Üsküdar atıksu oluşum bölgelerinde mekanik arıtma ve deniz deşarjı, diğer atıksu bölgeleri için ise tam arıtma (biyolojik + ileri arıtma) yapılması öngörülmüştür. Ayrıca bu planlamada Kadıköy atıksu havzasından oluşan atıksuların Riva’ya taşınarak tam arıtma yapıldıktan sonra Karadeniz’e deşarj edilmesi öngörülmüştür.

İstanbul’dan 1990 ve 2020 yılarında kaynaklanacağı hesaplanmış olan kirlilik yüklerinin Kadıköy ve Yenikapı deşarj bölgeleri arasındaki geçiş bölgesi baz alınarak çeşitli arıtma alternatiflerine göre değerlendirilmesi Tablo 5’de, Kadıköy hariç olmak üzere ise Tablo 6’da verilmiştir (Orhon, vd. 1993). Bu tablolardan görüldüğü gibi biyolojik arıtma ve özellikle ilgililerce tam arıtma olarak nitelenen sistemin yapılması halinde besi maddesi yükleri büyük oranda azalmaktadır. Kadıköy’ün hariç tutulması halinde bu bölgeye verilecek kirletici yüklerin daha da azalacağı dikkati çekmektedir. Ancak, arıtma verimine bağlı olarak arıtma tesislerinin inşa maliyetleri de artmaktadır. Şekil 7’de, mekanik arıtma, biyolojik arıtma ve ileri arıtma (üçüncü kademe) arıtma yapılması halinde arıtma maliyetlerinin çok büyük oranda arttığı görülmektedir.

Şekil 1: İstanbul’un (Şile, Yalova, Çatalca ve Silivri İlçeleri Hariç) Gelecekteki Nüfus Tahmini (İTÜ, 1989)

Şekil 2: İstanbul’un Yerleşim Alanları ve Su Kaynakları

Tablo 2: Ömerli Baraj Gölü Havzasındaki Yerleşim Merkezi (Kürüm ve Kürüm, 1991)

Tablo 3: Şalgam Dere – Sultanbeyli Örnekleme Noktası (OM-3) (Kürüm ve Kürüm, 1991)

ParametreÖrnek SayısıEn Küçük DeğerOrtalama DeğerEn Yüksek Değer
Akım, m3/sn80,0090,2180,482
Sıcaklık, ̊ C849,615
pH87,17,78,1
Elektriksel İletkenlik, µmho/cm8263376652
Bulanıklık, NTU83667136
Renk, Pt-Co81038>50
Askıda Katı Madde, mg/l
Toplam Çözünmüş Madde, mg/l5134220300
Toplam Sertlik, mg/l CaCO38101159270
Toplam Alkalinite, mg/l CaCO385082,8147
Fenolftalein Alk., mg/l CaCO38000
Permanganat Değeri, mg/l81,834,2
Klorür, mg/l831,160,399,4
Sülfat, mg/l816,327,852,6
Çözünmüş Oksijen, mg/l88,210,213,2
BOİ5, mg/l82,43,95,4
NH3-N, mg/l80,11,133,55
NO2-N, mg/l80,0420,1140,194
NO3-N, mg/l82,55,910,4
O-PO4, mg/l70,040,391,7
Fe, mg/l70,31,32,1
Sodyum, mg/l319,523,226,9
Potasyum, mg/l31,82,42,8
Çözünmüş Silis, mg/l72,97,810
T. Koliform, /100 ml4240000465000820000
F. Koliform, /100 ml4700037250100000
F. Streptokok /100 ml41100622517000

Tablo 4: İstanbul’da Atıksu Sorunu İle ilgili Olarak Yürütülen Çalışmalar (Samsunlu, 1990)

1918-1920 Yıllarında Fransızlar tarafından “Genel Kanalizasyon Projesi” hazırlanmıştır. Fatih, Laleli ve Beyazıt semtlerinde bu projeye göre inşa edilen bazı kanallar hala çalışmaktadır.
1925-1937 Yıllarında aynı zamanda Berlin imar Müdürlüğü’nü de yapmış olan Alman Mühendis Mr. Wild “İstanbul Su Temini ve Kanalizasyon Master Plan ve Fizibilite Raporu’nu hazırlamıştır. Bu projede küçük bir kaç alan dışında kalan bölgeler için birleşik sistem önerilmiştir. Atıksular kaba ızgara ve mekanik çökeltmeden sonra denize verilecektir.1959 yılına kadar bu projeye göre çok sayıda caddeye kanal döşemiştir.
1959-1966 Yıllarında Alman Prof. Dr. Dietrich Kehr İstanbul Atıksuları İçin Master Plan hazırlamıştır. Projede ayrık sistem önerilmiştir. Bu projedeki öneriler bugün uygulanan sisteme oldukça benzemektedir.
1966-1970 Yıllarında DAMOC Konsorsiyumu tarafından “İstanbul Su Temini ve Kanalizasyon Master Planı ve Fizibilite Etüdü” hazırlamıştır. Bu proje hâlihazırda uygulanan sistemin esasını teşkil etmektedir.
1970-1971 Yıllarında SCANDA-CONSULTİ Firması ” İstanbul Yağmur Suyu Drenajı Master Planı’ hazırlamıştır.
1974-1975 CAMP-TEKSER Konsorsiyumu DAMOC Projesi’ni revize etmiştir.
1978-1980 NEDECO Firması “Güney Haliç Kolektörleri Yenikapı Ön Arıtma Tesisi ve Ahırkapı Deniz Deşarjı” sistemine ait tatbikat projesini ve ihale dokümanlarını hazırlamıştır.
23.11.1981 de İSKİ kurulmuştur.
Daha sonraki yıllarda TBP-UBM tarafından (.Aşama Kanalizasyon Projeleri, Watson Hawskley Motor- Kolombus -Temel Müh. AŞ. Konsorsiyumu tarafından “2. Aşama Kanalizasyon Projeleri” hazırlanmıştır. Bu projeler Silivri-Gebze arasındaki tüm alanı içine alan “Büyük İstanbul Kanalizasyon Projesini oluşturmaktadır.

Şekil 5: Camp-Tekse Mastır Planına göre Uzaklaştırma Düzeni

Tablo 5: 1990 ve 2020 Yılları için İstanbul Metropolünden Kaynaklanacağı Hesaplanmış Olan Kirlilik Yüklerinin Marmara Denizi’nde Kadıköy ve Yenikapı Deşarj Bölgeleri Arasındaki Geçiş Bölgesi Baz Alınarak Çeşitli Alternatiflere Göre Değerlendirilmesi (Orhon, v.d., 1993)

Tablo 6: 1990 ve 2020 Yılları İçin İstanbul Metropolü’nden Kaynaklanacağı Hesaplanmış Olan Kirlilik Yüklerinin Marmara Denizi’nde Kadıköy ve Yenikapı Deşarj Bölgeleri Arasındaki Kadıköy Hariç Olmak üzere Geçiş Bölgesi Saz Alınarak Çeşitli Alternatiflere Göre Değerlendirilmesi (Orhon, v.d. 1993)

3. İSTANBULUN IÇME SUYU, KANALİZASYON VE YAĞMURSUYU YAPILARI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Şehirlerin şehirleşme oranlarını değerlendirilebilmek için geliştirilen çeşitli indeksler kullanılmaktadır. Bu indeksler geliştirilirken kentlerin insanların sağlıklı bir ortamda yaşayabilmeleri için gerekli olan hizmetlerin durumu gözönüne alınmaktadır. Bu çalışmada da, bu yönde indeks geliştirilmesi yoluna gidilmiş ve İstanbul için bir değerlendirme yapılmıştır.

3.1. İçme Suyu- Kanalizasyon ve Arıtma Tesisi İndeksi

Şehirlerin içmesuyu kanalizasyon ve arıtma tesisi durumlarının belirlenmesi için “indeks’ geliştirilmiştir. Bu indeks aşağıdaki gibi tariflenmiş ve İstanbul için yaklaşık bir tahmin de yapılmıştır.

İndeks:

I = k1.Is + k2.Ik

İfadesiyle hesaplanmaktadır. Burada,

k1                 : İçme suyu için ehemmiyet katsayısı, (0 ila 1 arasında)

k2         : Atıksu için ehemmiyet katsayısı, ( 0 ila 1 arasında)

Is                   : içme suyu indeksi (Arıtma, şebeke, miktar ve kalite)

Ik          : Kanal ve arıtma tesisi indeksi (Toplama sistemi ve arıtma)

I           : Şehir indeksi

olarak tariflenmiştir.

Aşağıda Indeks için değerler verilmiş ve kanaat notları tanımlanmıştır.

Tablo 7: I (İndeks) Değerleri ve Değerlendirilmesi

IndeksKanaat Notu
90- 100Çok iyi
65-89İyi
50-64Orta
50’den küçükKötü

Şekil 7: Arıtma Verimine Bağlı Olarak Arıtma Tesislerinin İnşaat Maliyet Değişimleri (Palla sch, O., Triebel, W., 1969)

a) İçme Suyu İndeksi

Is = k11.Ia + k12.Is + k13.Im + k14.Iks

Şeklinde hesaplanabilir.

k11, k12, k13 ve k14, sırasıyla içme suyu arıtma, şebeke, verilen su miktarı ve kalite ile ilgili ehemmiyet katsayılarıdır. Diğer indeksler ise,

Is                   : İçme suyu arıtma indeksi

Ia                   : içme suyu şebeke indeksi

Im                  : İçme suyu miktarı indeksi

Iks         : içme suyu kalite indeksi

Göstermektedir. Tanımlanan bu indeksler için öngörülen değerler aşağıda tarif edilmiştir.

İçme Suyu Arıtma İndeksi, Is

Şebekeye giden bütün suyun tamamı arıtılıyor100
Şebekeye giden suyun % 50’si arıtılıyor50
Arıtma tesisleri yok0

Ia, İçme Suyu Şebeke İndeksi

Şebeke tamam, kapasite yeterli100
% 70 şebeke tamam, fakat eski50
% 50 şebeke mevcut30
Şebeke % 50 den az0

Im İçme Suyu Miktarı

I/N-Gpuan
> 200100
150-20090
100-15050
< 5030

Iks , İçme Suyu Kalitesi

Toplam Koli adet/mlpuan
0100
0.590
170
> 230

Bulanıklık < 5 olması şartıyla

b) Kanal İndeksi

Ik = k21.Iyk + k22.Iak + k23.Iat şeklinde tarif edilebilir.

k21, k22, k23; 0 ila 10 arasında katsayılar olup sırasıyla yağmur suyu kanatlarını, atıksu kanalları ve arıtma tesisi durumunu göstermektedir.

Iyk Iak Iat sırasıyla yağmur suyu kanal indeksi, atıksu kanal indeksi ve arıtma tesisleri indeksini göstermekte olup aldıkları değer aralıkları aşağıda tariflenmiştir.

Yağmur Suyu ve Atıksu Kanalları İndeksi

 Iyk puanIak puan
Bütün kanallar mevcut, kapasite yeterli, temizlik periyodik yapılıyor100100
Kanallar mevcut, kapasite yeterli, temizlik periyodik yapılıyor5075
Kanallar kısmen mevcut, kapasite yetersiz025

Iat: Arıtma Tesisleri İndeksi

Biyolojik Arıtma + N ve P giderimi100
Biyolojik Arıtma70
Ön Tasfiye50
Arıtma Yok0

3.2. İstanbul İçin Tatbikat

Geliştirilen indeks sistemi kullanılarak aşağıdaki kabuller ışığında İstanbul için genel değerlendirme yapılmıştır. Buna göre;

Kanal İndeksi

k21 = 0,2           k22 = 0,5           k23 = 0,3

Alınarak

1„ = 0 + 0,5 x 50 + 0,3 x 50 = 40 olarak hesaplanmaktadır.

İçme Suyu İndeksi

k11 = 0,2           k12 = 0,3           k13 = 0,25         k14 =     0,25

Is = 0,2 x 50 + 0,3 x 50 + 0,25 x 50 + 0 =          37,5

Değeri elde edilmektedir.

Genel Indeks

Bu değerler kullanılarak genel indeks hesabı yapılırsa: = 0.6 x 37.5 + 0.4 x 40 = 38

Olduğu görülmektedir. Tablo 7’de verilen I değerlerine göre kanaat notu değerlendirmesine bakıldığında İstanbul’un kötü durumda olduğu ortaya çıkmaktadır. Buna göre, İstanbul şehrinin daha sağlıklı bir hale gelebilmesi için diğer çevre problemleri ile birlikte içme suyu ve altyapı sorunun biran önce çözümlenmesi gerekmektedir.

Diğer yandan merkezi Amerika’da bulunan Population Crises Committe’nin (Nüfus kriz komitesi) yayınladığı raporda, dünyanın en büyük 100 kenti ele alınmış ve konut sorunu, suç oranı, eğitim, sağlık hizmetleri, ulaşım gibi kriterleri göz alınarak değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirmeye göre İstanbul 100 üzerinden 42 puan alarak dünyanın en kötü kentlerinden biri olarak ilan edilmiştir. Ankara ise 100 üzerinden 61 puan alarak 41’inci sırada yer almıştır (PCC Washington, 1991).

4. NETİCE

Teknolojik gelişmelere paralel olarak çevre sorunları da hızla artmaktadır. Bu problemlerin en müşahhas göstergesi de kentleşmenin artması ve kentlerdeki mevcut düzenin bu artışı karşılayamaması olarak ifade edilebilmektedir. İstanbul şehri bu sorunu çok yakından yaşamaktadır. Özellikle iç göç ve diğer faktörlere de bağlı olarak şehrin nüfusu her geçen gün hızla artmaktadır. Buna karşın, bu artışa cevap verecek mevcut yapı aynı hızda arttırılamamaktadır. Bunun sağlanabilmesi için maddi kaynağın yeterli olamaması faktörü göz önüne alındığında İstanbul’un bu sorunlarla iç içe yaşaması kaçınılmaz görünmektedir. Ancak, sağlıklı bir kent ortamında yaşamak hepimizin isteği olduğuna göre bu konuda elimizden geleni yapmalıyız. Ayrıca, İSKİ ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütün teknolojik imkanları kullanmalı ve devletçe de bu konuda yapılacak yatırımlar desteklenmelidir.

KAYNAKLAR

Eroğlu. V. (1990), ” İstanbul’un Su Kaynakları ve Alınabilecek Tedbirler”, 7 Bölümde İstanbul’un Çevre Sorunları ve Çözümleri Sempozyumu, Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu.

Keleş, R. (1988), ” Kentleşme, Nüfus ve Çevre”, Nüfus ve Çevre Konferansı, Türkiye Çevre Sorunları Vakfı Yayını, Ankara.

Kürüm, Z.E. ve Kürüm, F. (1991) “Ömerli Baraj Gölü Kirlilik Araştırması”, Su Toplama Havzalarını Koruma Stratejileri Uluslararası Sempozyumu, İSKİ, İstanbul.

İTÜ (1989), “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yangın Güvenliği ve Yangından Korunma Araştırması”, Sonuç Raporu.

Orhon, D. v.d. (1993) “Wastewater Management for Istanbul-Basis for Treatment and Disposal”, Environmental Pollution Bulletin, No. 3133, (Baskıda)

Samsunlu, A. (1988) “Kentleşme, Nüfus ve Çevre-Yorum, Nüfus ve Çevre Konferansı, TCSV Yayını.

Samsunlu, A. (1990) “İstanbul’un Kanalizasyon ve Arıtma Tesisi Sorunları”, 7 Bölümde Istanbul’un Çevre Sorunları ve Çözümleri Sempozyumu, Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu.

Pallasch, O., Triebel, W. (1969), ” Lehr-und Handbuchder Abwassertechnik-Band II”, Werlag Won Wilhelm Ernst & Sohn, Berlin-München.

Leave a Comment.