ÇORUM’DA BİR HAFTA SONU

Geçen hafta sonunu bana verilen bir ödülü almak için Çorum’da geçirdim. Yüksek tahsilim nedeniyle 1956 yılında Almanya’ya gittiğimden beri, şehrimle ve değerli hemşehrilerimle bağlantımı hiç kesmedim, yaşantımın her anında şehrimi düşündüm ve nasıl şehrime katkıda bulunabilirim diye koşturdum. Bu kadar uzun bir zamandan beri Çorum’dan uzakta olmama rağmen, benim Çevre konularında verdiğim hizmetlerimi takdir eden ve “97 yılı Çevre Başarı Ödülü’ne layık gören değerli jüri üyelerine ve böyle bir ödülün verilmesine vesile olan “Çorum Eğitim Hizmetleri” kuruluşunun yetkililerine, ayrıca ödül töreninde bana büyük sevgi ve yakınlık gösteren değerli hemşehrilerime teşekkür ediyorum.

Çorum’da bulunduğum kısa sürede bazı ziyaretlerim ve tespitlerim oldu. Bunları aşağıda arz ediyorum:

  • Çorum Çevre dergisine yazmam istenen makale için bilgi ve veri toplamak üzere Belediye Başkan Vekili Davut Güney’i, Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Cihat Ecdaroğlu’nu ve il Çevre Vakfı yetkilisi Nihat Güler’i ziyaret ettim. Üzülerek belirtmem gerekir ki bu konuda fazla bir şey bulamadım. Derinçay’ın kirliliği hakkında konuşanların ve yazanların görsel izlenimlerine bağlı kaldıklarını tahmin ediyorum. Bu huşuları makalemde açıklıkla ortaya koyacağım.
  • Saat Kulesi civarında çarşı içinde dolaşırken Prof. Dr. Turan Ilgaz’ın da “Çorum Haber” gazetesinde (16 Ocak 1998) çıkan yazısında da belirttiği gibi, kuyumcuların bulunduğu sokakta Yeni Hamam’ın kadınlar bölümüne bitişik olarak yeniden inşa edilen köşe dükkanın, bu sokağın ve eski yapıların güzel görünümünü ve estetiğini nasıl bozduğunu üzülerek gördüm. Tüm şikayetlere rağmen Belediye’nin ve diğer kamu yetkililerinin böyle bir yapının yapılmasına neden göz yumduklarını anlayamadım. Ankara’da Koruma Kurulu böyle karar verdi, bizim yapabileceğimiz bir şey yok diyen Belediye yetkilisinin benim için inandırıcı olmadığını belirtmek isterim. Zaman çok geç olmadan Belediye Başkanımız Prof. Arif Ersoy’un bu çirkin yapıyı yerinde incelemesini inşaatı durdurmasını ve görünüş bakımından yapıyı tekrar diğer dükkanlarla uyuma getirilmesi için gereğini yapmasını rica ediyorum.
  • Uzun zamandan beri Çorum’a gelmediğimden ve fırsat bulamadığımdan bugüne kadar görmemiş olduğum hakkında çok güzel şeyler duyduğum Katipler Konağı’nı ziyaret ettim ve çocukluğumu geçirdiğim Sepetçi Sokak’taki evimizi andıran bu yapıda zevkle oturdum ve yemek yedim. Böyle güzel bir müesseseyi Çorum’a kazandıranlara çok çok teşekkür ediyorum. Öncelikle buranın civarındaki yıkılmak üzere olan eski yapılar da dahil olmak üzere şehrimizde çok az sayıda kalmış benzeri yapıların bir an önce ele alınarak yıkılmalarının ve yok olmalarının önlenmesini ve gelecek nesillere güzel bir miras olarak bırakılmasını temenni ediyor ve istiyorum.
  • İstanbul’da Pazar günü katılacağım bir toplantıya yetişmek üzere, ödül töreninden hemen sonra İstanbul’a hareket ettim. Çorum’da bulunduğum sürece, ödül veren kuruluş adına beni yalnız bırakmayan gazeteci Nadir Yücel ile birlikte beni arabası ile Karadeniz’den gelen otobüse bindirmek üzere Osmancık’a götüren iş adamı Faruk Altıkardeş’e çok teşekkür ediyorum.

Değerli hemşehrilerim, bugün on günü bulan Kurban Bayramı tatili başlıyor. Eşim, kızım ve ben Romanya’da görevli bulunan olum ve gelinimin yanına gidiyoruz. Seyahatimizin önemli hususlarını gelecek yazılarımda sizlerle paylaşacağımdan emin olabilirsiniz. Hepinizin kurban bayramınızı en iyi dileklerimle kutlar, bayramınızın hepimize ve memleketimize huzur getirmesini diler, saygılar ve sevgiler sunarım.