HİTİT FESTİVALİ’NİN ARDINDAN

Bu yıl 18’incisi kutlanan Hitit Festivali, şehrimize hareket getirmiş, halkımızın günlük, alışagelen yaşantısından çıkıp, farklı birkaç gün yaşamasına imkan vermiştir.

Festival hakkında Çorum basınında farklı görüşler yer aldı. Bir kısmı başarılı geçtiğini belirtirken, diğer bir kısmı sönük geçtiğini yazıyordu. Hizmeti geçenlere bilhassa Sayın Valimize ve Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.

Herhangi bir davet almadığım için katılamadığım bu festivali değerlendirmem mümkün değil. İstanbul basınında ve televizyonlarda Festival ile ilgili herhangi bir habere rastlayamadığımı da belirtmeyi isterim. Gönül istiyor ki, Festival, şehrimizin tanınmasına daha fazla imkan sağlasın. Festival yetkilileri, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin, Bursa ve diğer yörelerde kurulu Çorum’la ilgili vakıf ve derneklerle bağlantı kursun, onların ve tanıdıklarının Festival süresince Çorum’a gelmeleri ve katılımları sağlansın. Hatta seyahat acenteleri ve firmaları ile işbirliği yapılarak Festival süresince Çorum’a yurdun muhtelif yörelerinden, en azından İstanbul ve Ankara’dan geziler tertiplensin.

Şubat ayında Çorum’a geldiğim de, Festival çerçevesinde “Çorum’un dünü, bugünü ve yarını” konulu bir toplantı yapılmasını teklif etmiştim. Belki de zamanın kısalığı nedeniyle dikkate alınamadı. Buradaki düşüncem Çorum’da yetişmiş insanların tanınması, önemli tarihi olayların ortaya konması ve kısaca Çorum’la ilgili olan hususların tebliğler halinde sunulması ve basılmasını sağlamaktı. Böylece bugünkü ve gelecek nesillere yazılı bir eser bırakılması yolu açılacaktı.

Burada saygıdeğer Abdullah Ercan’ın “14. Yüzyıldan Günümüze Çorumlu Şairler” eserinin önemli bir boşluğu doldurduğunu da belirtmeyi isterim.

Okumak üzere keserek biriktirdiğim gazetede, Çorumlu Aşıkpaşazade Derviş Ahmet ile ilgili satırlara rastladım. Siz kendisini tanıyor musunuz? Fakat ben tanımıyorum. “Mecitözü’nün Elvançelebi köyünde doğan Aşıkpaşazade, 1400-1484 yılları arasında yaşamıştır.” Şeklinde tanıtılıyor.

Merak ettim ve ÇEKVA tarafından yayınlanan “Çorumlu Şairler” kitabına da baktım. Kendisinin orada, salt bir tarih yazarı olarak değil, eserinin her babının (bölümünün) sonuna doğru manzum bir parça eklediğinden Çorumlu Şairler kitabına alındığını, yazarının dipnotundan öğrendim.

Bundan sonraki yazımda, Aşıkpaşazade Derviş Ahmet’i bu iki kaynaktan faydalanarak sizlere tanıtmaya çalışacağım.

Sayın yetkililer, acaba bu yukarıda açıkladığım teklifim, gelecek Festival’de gerçekleştirilemez mi? Sizler kabul ettiğiniz takdirde bu konuda benim kişisel katkılarım olabileceği gibi, eminim ki, özellikle Çorum dışında yaşayan birçok hemşehrimiz de destek verecektir.

İSTANBUL 27.6.1998