TÜRKİYE VE ÖZELLEŞTİRME

Salı akşamı Türk Demokrasi Vakfı’nın tertiplediği “Türkiye’de Özelleştirme Uygulamaları” konusunun tartışıldığı bir toplantıya katıldım. Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar yaptığı konuşmada:

  • Türkiye’de özelleştirmenin 14 yıl önce başladığını, fakat yeteri kadar başarılı olamadığını belirterek bunun iki nedeni olarak özelleştirmenin halka anlatılamamış olduğunu ve idarecilerin özelleştirmeye parasal açıdan baktıklarını, fakat felsefesini dikkate almadıklarını vurgulamıştır.
  • Özelleştirme İdaresinin her şeyi özelleştirme yetkisine sahip olmadığını, mevcut yasaların bakanlıklara yetki verdiğini, Türk Telekom’un Ulaştırma Bakanlığı’nca termik santrallerin işletme hakkının Enerji Bakanlığınca özelleştirileceğini örnek olarak ortaya koydu.
  • İş Bankası’nın hazineye ait hisselerinin yurt içinde ve dışında başarı ile özelleştirildiğini ve 650 milyon dolarlık bir gelir elde edildiğini açıklayarak bu gelirin Sosyal Sigortalar Kurumu’nun 52 günlük açtığını kapatabileceğini üzüntü ile izah etti.
  • Danıştay’dan gerekli onaylar alınabildiği taktirde bu yıl 10 milyon dolarlık bir seviyeye ulaşılacağını, bu miktarın SSK’nın bir yıllık açığını ancak karşılayacağını vurgulayarak gelecek yıllarda ne satacağız diye kendi kendine sordu ve acı reçete yutmadan düzlüğe çıkmanın zor olduğunu belirterek sıkıntı çekmeyi halkından isteyecek bir iktidar gelmelidir dedi ve bunun da siyasi bir istikrar ortamında yapılabileceğini açıkladı.
  • Özelleştirmenin siyasi bir rahatlama sağlayacağını ve milletvekillerini iş bulma görevinden kurtaracağını gülerek ortaya koydu. Özelleştirmenin gerektiği gibi yapılması halinde Türkiye’de siyasetin kaliteli hale geleceğini vurguladı. Türk Hava Yollarının, Petrol Ofisi’nin çok yakında şahlanacağını açıkladı.
  • Sivas Demir Çelik Tesislerinin 6 milyon dolara satılmasının çok ucuz olduğu yolunda açıklamalar vardır diyen Bayar, bu satışla aylık 3 milyon dolarlık zarardan kurtulduk ve burada özelleştirmede gelir açısından hareket etmedik şeklinde bir ifadede bulundu.
  • İş Bankası hisselerinin satılması ile 90.000 yeni hissedar sağlandığını ve hissedarlar ordusunun artmasını istediklerini söyledi. Diğer taraftan Türkiye’de 7 yıl önce borsadaki yatırımcı sayısının 1 milyar iken bugün bu sayının 400 bin olduğunu üzüntü ile vurgulayarak, özelleştirmenin, demokratikleşmenin ekonomik boyutu olduğunu ve yararlanacak hissedarlar demokrasinin milleti iktisadi mekanizmanın parçası yapacağını ortaya koydu.

Bu toplantıda küçük tasarrufçuların korunamadığını, Çorum’da bunun acı bir örneğinin Çorum Çimento Fabrikası uygulamasında yaşandığını ve diğer örneklerini açıkladık ve soru sordum. Gelecek yazımda sizlerle bunları açıklayacağım.