BERLİN’DEN İZLENİMLER (3)

1933 yılında Berlin’de Alman Parlamento binası (Reichstaggebande) yakıldı. O dönemde iktidarı eline geçirmiş bulunan Hitler ve adamları, binayı komünistlerin yaktığını iddia ettiler. Çok sayıda, kendilerine göre rejim karşıtı komünist, sosyal demokrat ve bağımsızı tutukladılar. Binayı yaktığı belirtilen Hollandalı Van der Tubbe idam edildi. Büyük zarar gören ve o tarihten sonra kullanılamayan bu binayı kimin yaktığı kesin olarak tespit edilemedi. Hitler’in yaktırdığı yönünde açıklamalar vardır.

İkinci Dünya Savaşı sonunda hava bombardımanlarından büyük ölçüde zarar gören kentte harbin bitimine yakın 1945 yılında, iki hafta süren kanlı çarpışmalar oldu. Berlin’de bulunan resmi binaların, konutların ve endüstri tesislerinin büyük çoğunluğu yıkılmış veya hasar görmüştü. O günlerde şehrin nüfusu 3 milyondan yarı yarıya azaldı.

Elli yıla yakın bir süre bölünmüş kalan şehir 1989’dan sonra ilk defa bir bütün oldu. Amerikan Başkanı Bill Clinton, şehrin en önemli kapılarından birisi olan Branderburg kapısını, duvar yıkılmasından sonra sembolik olarak yeniden açarken, bu kapının Doğu ve Batı’yı birleştiren bir geçiş noktası olacağını vurgulamıştır.

1991 yılında Berlin’in tekrar başşehir olması ve hükümetin buraya taşınması, parlamento tarafından karara bağlanınca önemli adımlar atıldı. 1999 yılında yeni Cumhurbaşkanı’nın Berlin’de seçilmesi ve hükümetin burada toplanması kararı üzerine Dünya’nın tanınmış mimarları tarafından hazırlanan projeler uygulamaya kondu. Berlin’in içinden geçen Spree nehri kenarında yeni hükümet binaları, işyerleri inşa edilmeye başlandı. Yakılmış parlamento binasını eski haline dönüştürmek, eski kimliğine kavuşturmak için adımlar atıldı. Başbakanlık, Dışişleri, Meclis ek binalarının inşaatlarına girişildi.

Bu bölgeye daha farklı bir görünüm ve görev verebilmek için İkinci Dünya Harbinde tamamen yıkılan Postdamer Meydanı civarında Daimler Benz, Sony, Asea Brown Boveri binaları da dahil olmak üzere çok sayıda iş merkezi, eğlence bölgeleri ve konutlar inşa edilmektedir. 26 katlı 103 metre yüksekliğindeki Sony binası, ileride farklı tasarımı ile dikkati çekecektir. Berlin’in şu anda bile trafik bakımından en yoğun olan bu bölgesinde, ulaşım ve trafik sorununu çözmek için metro hatları, yollar, tüneller inşa edilmekte ve civardaki demiryolu istasyonları yeniden düzenlenmektedir. Tüm bu inşaat ve diğer faaliyetler görülmemiş bir hızla yürütülmektedir.

Bölgede mevcut Hayvanat Bahçesi’nin ve diğer yeşil alanların yetersiz olacağı kabullenildiğinden, ağaçlandırmaya da büyük önem verilmiştir.

Berlin’in şehir ve çevresi ile ilgili konuları bundan sonra ele alacağım.

Berlin’den tekrar selamlar.