ŞEHİTLER ÖLMEZ ŞEHİT MEHMET ERAY İLKOKULU

Bu sabah Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 15. Yılı törenlerine katıldıktan sonra bir grupla birlikte Minariliköy’ü ve bu köydeki şehit Mehmet Eray İlkokulu’nu ziyaret ettik.

Minariliköy 800’e yakın nüfusu ile bölgenin Değirmenlik’ten sonra en büyük köyü olup Lefkoşe ile Gazi Magosa arasında Serdarlı bölgesinde yer almaktadır. Yıllarca Rumlarla Türklerin bir arada yaşadığı bu köyde ve etraf köylerde cami bulunmuyordu. Köy halkı birleşip bir cami yaptıktan sonra köyün adı Minareliköy olmuştur.

1963 yılı sonlarında gerçekleştirilen ve “Kanlı Noel” olarak anılan katliamlardan sonra, o zamana kadar dostça bir arada yaşayan bu iki toplumun düzeni Rumların terörü nedeniyle bozulmuş ve Türkler Serdarlı’ya göç etmek zorunda kalmışlardır.

Rumların o tarihten itibaren artan şiddet hareketi adadaki Türkleri bölgelere toplanmaya zorladığı gibi onların hepsini vatanlarını ve Türklüğü korumak için birer mücahit yapmıştır. İşte Mehmet Eray, Türk tarihinde örneklerine çok rastlanan vatanı için canını çekinmeden veren aziz şehitlerden birisidir.

Okulun yıllığından ve anlatılanlardan faydalanarak Şehit Mehmet Eray’ı sizlere tanıtmayı istiyorum.

“30 Temmuz 1942 yılında Magosa’ya bağlı Serdarlı Köyü’nde doğdu. Küçükken ailesi ile birlikte Minariliköy’e yerleşmiştir. Çok kısa olan ömrünün gerisi Minariliköy’de geçmiştir. Orta halli bir ailenin dokuz çocuğundan birisidir.

İlkokulu Minariliköy’de okumuş, Lefkoşe Türk Lisesi’nde orta ve lise tahsilini tamamlamıştır. Başarılı bir lise tahsilinden sonra burslu olarak İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde eczacılık öğrenimine başlamıştır. Öğrenimine devam ederken, dördüncü sınıfa devam ettiği günlerde Kıbrıs’ta 1963-64 olayları patlak vermiştir. Her Türk genci gibi vatanını canından çok seven Mehmet, vatanın kana bulandığını, ailesinin göçmen olduğunu, doğup büyüdüğü yerlerin yakılıp yıkıldığını duyunca kalemini bir yana fırlatarak diğer mücahit arkadaşları ile birlikte 1964 Haziran ayında Erenköy’e çıkmıştır. O Mehmet ki daha lise yıllarında “Türk Mücahit Teşkilatı” saflarına katılmıştı. Vatanın böyle kana bulandığı, gençlere ihtiyaç duyulduğu günlerde nasıl eli kolu bağlı durabilirdi.

1964 Ağustos’unun ilk günlerinde Erenköy’de Rum saldırıları gittikçe artarak dayanılmaz bir hal almıştı.

İşte bu günlerde 7 Ağustos 1964’de arkadaşları ile beraber Mali Tepesinde kahramanca çarpışırken şehit olmuştur.

Bugün Erenköy şehitliğinde huzur içinde yatmaktadır. Her şeyden çok değer verdiği ve uğrunda canını bile vermekten çekinmediği aziz vatan 1974 Barış harekatıyla düşmandan kurtarılmış, özgür Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti doğmuştur.

Ruhu şad olsun.”

1984-85 ders yılından itibaren Minariliköy İlkokulu’nun ismi Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Kararı ile “ŞEHİT MEHMET ERAY İLKOKULU” olarak değiştirilmiştir.

Bu karar Mehmet’in ailesini ve köy sakinlerini çok sevindirmiştir. Kendisini ziyaret ederek elini öptüğüm 79 yaşındaki şehit annesi hemen hemen her gün bu okula gitmekte, her biri başarılı bir yaşam çizgisine sahip kardeşleri Mehmet’in okulunun daha gelişmesi için çırpınmaktadırlar.

Şehitler ölmez ve yaşatılmalıdır. Binlerce şehidimiz Kafkaslarda, Yemen’de, Çanakkale’de, Kıbrıs’ta ve tek tek sayamadığım cephelerde bu vatan için can verdiler. Bu vatanın varlığı ve Türklüğün devamı onların kararı ile sağlandı. Onların hepsinin ruhları şad olsun. Her ailede Mehmet gibi şehitler vardır. Çocukluğumda anneannem hep Yemen’de şehit düşen iki kardeşimden üzüntü ile bahsederdi. Onlar vatanımızdan binlerce kilometre uzaktalar ama unutulmadılar. Dualarımızla onları anıyoruz.

Kanlı katil “Apo” binlerce Türk gencinin ölmesine bu gencecik fidanların kurumasına sebep olmuştur. İtalya’da yakalanan bu cani yaptıklarının hesabını verecektir ve vermelidir.

Ülkemizin her tarafı bu gencecik şehitlerin mezarları ile doludur. Geçen ay Çorum’da da bunlar için özel bir şehitlik açıldı, Çorumlu şehitlerimizin de önünde saygı ile eğiliyor, onlara rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Onlar için Tanrıma dua ediyorum.

Acaba bu şehitlerimizin adları Kıbrıs’ta yapıldığı gibi doğdukları köylerin okullarına veriliyor mu? Yapılmıyorsa bunu sağlayarak onların sonsuza kadar yaşatılmasını sağlayamaz mıyız?

Şehitler ölmez… İsimleri yaşatılmalıdır.

KIBRIS, 1511.1998