YEREL YÖNETİM BİRLİKLERİ VE ALT YAPI TESİSLERİ

Not: Figürlerin, Tabloların ve Formüllerin daha yüksek çözünürlüklü görüntüleri için görsele sağ tıklayıp “resmi yeni sekmede aç” seçeneğini seçiniz

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

İstanbul Teknik Üniversitesi

Çevre Mühendisliği Bölümü

ÖZET

Ülkemizde sayıları 3000’nin üzerinde olan belediyeler alt yapı sorunlarının çözümüne bireysel olarak yaklaşmakta ve bu nedenle getirilen çözümler teknoloji, işletim açısından ekonomik olmamaktadır. Kalkınmış ülkeler ise alt yapı sorunlarının çözümüne havza bazında yerel yönetim birlikleri kurarak çözüm bulmaktadırlar. Bu yerel yönetim birlikleri havzada yer alan belediyelerin, sanayi kuruluşlarının temsil edildiği bir yapıda olup özel teşebbüs kuruluşları niteliğindedir.

Bu tebliğde yurtdışında havza bazında faaliyet gösteren birlikler hakkında bilgi verilerek ülkemizde alt yapı tesislerini kurup işletecek yerel yönetim birlikleri konusu incelenmiştir.

Anahtar kelimeler: Havza, yerel yönetim birlikleri, alt yapı tesisleri

  1. GİRİŞ

Türkiye’debütün yerel yönetimler alt yapı sorunlarını bireysel  olarak çözmeye gayret etmektedirler. Bunun ana nedeni yerel yönetimlerin belediye hizmetleri konusunda ve genelde su temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması konularında da bir işbirliğine gidememeleridir. Ülkemizde bu işbirliğini sağlayacak tüzel kişiliğe sahip özel sektör şartlarında çalışan birlikler kurulmasını teşvik edici, yönlendirici, yasal altyapı yetersizdir. Mevcut düzenlemeler yerel yönetimlerin su temini ve kullanılmış suları uzaklaştırma konularında sorunları birlikte çözmeye yetmemektedir. Buna karşılık yurtdışında 20. yüzyılda kurulan havza birlikleri, tüm havzadaki yerel yönetimlerin ve sanayi kuruluşlarının su temini ve atıksu uzaklaştırma konusundaki sorunlarının çözümünü her türlü planlama ve uygulamayı üstlenerek sağlamaktadırlar.

Bu tebliğde Hollanda ve Almanya’da yerel yönetimlerin ve sanayi kuruluşlarının altyapı sorunlarını çözmekte ülke ve havza bazında büyük katkısı olan VEWIN, Hollanda Su İdareleri Birliği, AWVR ve AWBR birlikleri hakkında bilgi verilmiş, ülkemizde kurulmuş bulunan ve ilk örneklerinden birisi olan Yeşilırmak Havzası İl Özel İdareler Birliği’nin gelişmesi ve altyapı sorunlarına bakışı açıklanarak DSİ’nin yurtdışı örneklere benzer şekilde ülkemiz için uygulanabilecek önerileri tartışılmıştır.

  • YURTDIŞINDA HAVZA BAZINDA UYGULAMALAR
  • Hollanda

Hollanda’da su temini ve atıksuyun arıtılması işlevi, iki kuruluşun çatısı altında toplanmıştır. Atıksuyun toplanması ise belediyelerin sorumluluğundadır. Bunlardan, Hollanda Su Şirketleri Birliği (VEWIN) içme suyu temini sektörünü, Hollanda Su İdareleri Birliği ise su kaynaklarının yönetimi, atıksuyun arıtımı ve sel kontrolü sektörünü temsil etmektedir. Ayrıca Hollanda Su Araştırmaları ve Sertifikalama Merkezi Kiwa N.V. kuruluşu bu iki birlik ile işbirliği içinde çalışarak Hollanda’da sertifikalama, denetim, araştırma ve danışmanlık konularında hizmet veren bir kurumdur.

  • Hollanda Su Şirketleri Birliği (VEWIN- The Netherlands  Waterworks Association)

Hollanda Su Şirketleri Birliği (VEWIN), tüm Hollanda su (içme) sektörünü temsil etmektedir. Hollanda’da şu anda mevcut 15 su işletmeleri, bu kuruluşun üyeleri olduğu gibi VEWIN önderliğinde yönetilmektedirler. Bir ticari kuruluş olarak teşkilatlanmış olan VEVIN, üyelerine öncelikle stratejik amaçlarına ulaşmalarında katkıda bulunmaktadır.

VEWIN’in en önemli güncel faaliyeti ise, üyelerinin çıkarlarını Hollanda merkezi hükümeti nezdinde korumaktır. Özellikle su yönetimi, çevre ve kentsel ve kırsal alanların planlanması gibi konularda yeni kanunlar çıkarılacağı zaman çok önemli bir görev üstlenmekte ve tavsiyelerde bulunmaktadır. Güvenli bir içme suyu temini için diğer alanlardaki gelişmeler çok önemli olabilmektedir. Bu nedenle birlik, ayrıca en son gelişmeleri ve teknoloji alanında kendi özel alanının dışındaki gelişmeleri de takip etmektedir.

VEWIN, üyeleri için bir bilgi ve danışma merkezidir. Birlik, suyla ilgili bir çok alanda en son araştırma sonuçlarına ve raporlarına ulaşılabileceği değerli bir bilgi merkezidir. VEWIN ayrıca farklı su işletme şirketlerinin performanslarını kıyaslamak ve sonuçlarını değerlendirmek için kıyaslama çalışması da yapmaktadır.

Diğer doğa ve tarım kuruluşlarıyla birlikte VEWIN, ayrıca içme suyunu kirleten kaynaklara karşı mücadele vermektedir. Sağlık (VWS), İskan (VROM) ve Ekonomi (EZ) bakanlıklarıyla koordinasyon içinde Hollanda’daki suyun sürdürülebilir kullanımı için araştırma kurumlarıyla birlikte de çalışmaktadır. Hollanda Su İdareleri Birliği ile birlikte toplam su yönetimi süreçlerinde yöneticilik yapmaktadır.

  • Su İşletme Şirketleri (Waterworks)

Hollanda’da 1952 yılında 200’den fazla su şirketi çalışırken alınan önlemlerle bu sayı 2000 yılı sonu itibariyle 24 adete ve 2004 yılı itibariyle bu sayı 15 ‘e düşmüştür. Bunların hemen hemen hepsi özel şirket statüsü halinde kurulmuş olup sermayesi devlete aittir. Bu şirketlerden 3 tanesi yalnız su üretiminden sorumludurlar, su dağıtımı yapmamaktadırlar. Birisi ise sadece dağıtım şirketidir ve suyunu diğer şirketlerden satın almaktadır. Diğer su şirketlerinin hepsi üretim ve dağıtım yapmaktadır.

Bu şirketler bulundukları bölgelerdeki tüm belediye ve kırsal yerleşimlere hizmet sunmaktadırlar. Bu şirketler ile ilgili hizmet alanları Şekil 1’de ve ilgili bilgiler Tablo 1’de verilmiştir.

Yaklaşık bütün şirketlere belediyeler ve kırsal yerleşim yönetimleri sınırlı sorumlu (limited liability) olarak hissedardırlar.

Su temin şirketleri sürekli ve güvenli su temininden sorumludurlar. Bu yüzden kesintisiz ve kaynaktan kullanıcıya kadar kalite kontrollü suyu temin etmek durumundadırlar. 

Su şirketleri, su kaynağı olarak yeraltı, nehir, kanal ve göl sularını kullanmaktadırlar. Su şirketleri, evlerdeki su sayaçlarına kadar olan bütün borularının yönetiminden ve kalitesinden sorumludur. Su şirketleri sorumluluklarını başarı ile yerine getirmektedir. Avrupa ülkelerinde su kaçağı oranı ortalama % 12 iken Hollanda’da bu oran % 6 seviyelerindedir.

Su şirketlerinin su kalitesinin korunması dışında diğer bir görevleri de çevreyi tehdit eden ve olası kirlilik kaynaklarına da izlemektir. Günlük su yönetimi uygulamalarının yanında geri dönüşüm, koruma, kalite kontrol ve su toplama ve koruma alanlarında doğanın korunması ve gelişmesi konularında da çalışmaktadırlar. Tüketiciyi, suyu ekonomik ve duyarlı bir şekilde kullanmaları için teşvik etmektedir.

Ayrıca, gelecekte yeterli suyun temini için Hollanda Hükümeti yeni Su Temini Yasasını dikkate alarak bütün su şirketlerine, gelecek ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak uzun vadeli bir yatırım planı yapma görevi vermiştir.

Şekil 1 Su İşletme Şirketleri Hizmet Alanları

Tablo 1 Su İşletme Şirketleri Hakkında Genel Bilgiler (2003)

  • Hollanda Su İdareleri Birliği (Association of Waterboards)

Su idareleri, Hollanda Su İdareleri Birliği altında toplanmış olup bütün Su İdareleri birliğe üyedir. Su İdareleri Birliği, ulusal seviyede su kaynaklarının yönetimi, evsel atıksuyun arıtımı ve sel kontrolü konularında faaliyet gösteren ve belirlenen alanlarda sorumlu olan çatı kuruluşudur. Su İdarelerinin ilgili olduğu alanları korumaktadır. Su İdareleri adına Birlik parlamentoda, kamu idarelerinde ve diğer organizasyonlarda söz hakkına sahiptir. Su İdareleri ile birlikte Birlik ortak problemlere çözüm aramaktadır.

2.1.2.1       Su İdareleri (Waterboards)

Su İdareleri, merkeze bağlı olmayan ve özerkliği olan kamu idareleri şeklinde yasal görevleri yerine getiren ve kendi kendini finanse eden kuruluşlardır. 37 adet Su İdaresi vardır. Su idareleri sel kontrolü, su kaynakları yönetimi ve kalitesi ve evsel atıksuyun arıtılmasından sorumludur. Ayrıca pompa istasyonlarının, atıksu artıma tesislerinin yönetiminin, su yollarının bakımının ve selden korunma yapılarının işletilmesi görevleri de vardır. Su idareleri bölgedeki su seviyesini ölçmekte ve gerekli olursa suyu deşarj etmektedir. Ayrıca yüzey suyunun kalitesini kontrol etmekte ve fiziksel olarak su yolları ve kanalların bakımını yapmaktadırlar. Su işletme şirketleri ve su idareleri bazı bölgelerde temiz yer altı suyu, temiz dereler ve kanallar için birlikte çalışmaktadırlar.

  • Almanya

Almanya’da 1900’lı yılların başından beri, su temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması konuları birlik kuruluşları tarafından üstlenilmektedir. Bu birliklerin ismi nehir ve göllerin isimleri ile tanımlanmakta ve hudutları bu yüzeysel suların havzası ile belirlenmektedir. Bu tebliğde bunlardan Ruhr Birliği ile Ren Nehri ve Konztans Gölü Su Birliği hakkında bilgi vardır.

  •    Ruhr Birliği (Ruhrverband- AWWR-Arbeitsgemeinschaft der Wasserwerke an der Ruhr)

1913 yılında kurulan Ruhr Birliği’nin görevi Ruhr Havzasında yaşayan insanlara ve endüstrilere yeterli kalitede ve miktarda su temin etmektir. Ruhr Birliği’ne 60 yerleşim,       668 metal endüstri tesisi, 25 tekstil, deri ve kağıt endüstri tesisi, 37 bira, meyve suyu, süt üretim tesisi, mezbahana ve 135 diğer tesis üyedir. Toplam 925 üyesi mevcuttur.  

Şekil 2 Hizmet alanları

Ruhr Birliği, 5.1 milyon eşdeğer nüfusa öncelikle 14 baraj ve diğer kaynaklardan sağladığı su ile içme suyu hizmeti vermektedir ve su kalitesi iyileştirme çalışmaları yürütmektedir. Bünyesinde 118 adet Arıtma Tesisi, 459 adet Yağmursuyu Bertarafı Tesisi,      5 adet Rezervuar, 59 adet Pompa Tesisi ve 5 adet Enerji Tesisi vardır (Şekil 2).                                       

Ruhr Birliği’nin kurmuş olduğu atıksu arıtma tesislerinin toplam kapasitesi 3.658.000 eşdeğer nüfusa eşit olup, 2.133.000 eşdeğer nüfusun atıksularını arıtmaktadır. Birliğin hizmet alanında 3.000 eşdeğer nüfusa sahip yerleşmeler için bile arıtma tesisi icra edilmiştir. Ayrıca bölgedeki bütün arıtma tesislerinden çıkan çamur toplanıp birlikte bertaraf edilmektedir. Birlikçe yürütülen yatırımlar ve alınan önlemler sonucunda su kalitesinde 11 yıl içinde sağlanan iyileşme Şekil 3 ve Şekil 4’de görülmektedir.

Ruhr Birliği’nin diğer faaliyetleri; kalite kontrol ve danışmanlık (numune analizi, yoğun izleme ve merkezi nötralizasyon tesisi), enerji üretimi ve ormancılık ve balıkçılıktır.

Şekil 3 Ruhr Nehri ve Havzasında Su Kalitesi (1987)

  • Ren Nehri ve Konztans Gölü Su Birliği (AWBR- Arbeitsgemeinschaft Wasserwerke Bodensee-Rhein

1968 yılında kurulan birliğe, bugün 5 ülkede 72 kuruluş ve alt birlik üyedir (32 tane İsviçre, 31 tane Almanya, 4 tane Fransa, 3 tane Avusturya ve 2 tane Lichtenstein, Şekil 5). Birliğin kurulduğu bölgede her türlü su kuruluşu bu birliğe üye olabilmektedir.

Birliğin amacı; içme suyu kaynağı olarak kullanılan yüzeysel suları ve yer altı sularını temiz tutulmasını sağlamaktır.

Birliğin verdiği hizmetler; su kalitesi, teknolojik sorunlara çözüm, metot, uygulama, bilgi ve danışmanlık merkezi, yurtiçi ve yurtdışında bilgi değişimi, araştırma, geliştirme, hukuki ve politik konulardır.

Konztans Gölü ve diğer göllerden ve Ren Nehrinden su temin edildiğinden dolayı bu yüzeysel suların korunması önemlidir ve birlik bu konuda çalışmalar yapmaktadır.

Şekil 4 Ruhr Nehri ve Havzasında Su Kalitesi (1998)

Şekil 5 Konstanz Gölü

Ayrıca Su Teknolojileri Merkezi (TZW-Technologiezentrum Wasser) yerel yönetimlere, kamu kuruluşlarına ve su şirketlerine bilimsel konularda öncelikle Ren Nehri ve Konztans Gölü bölgesinde teknolojik destek sağlamaktadır.

AWBR’nin üyesi olan kuruluş ve alt birliklere örnek olmak üzere aşağıda iki kuruluş hakkında bilgi verilmiştir.

      2.2.2.1 Stuttgart Bölgesi Su Birliği (LW- Landeswasserversorgung)

Stuttgart Bölgesi Su Birliği 1912 yılında kurulmuş olup 1917 yılından beri hizmet vermektedir. Bu birlik suyunu yer altı sularından sağlamaktadır. Birlik, toplam 700 km uzunluğunda 4 tane ana isale hattından ve sayısız şebekeden oluşan su dağıtım sistemiyle hizmet sunmaktadır. Bugün Stuttgart, Ludwigsburg  ve Ulm gibi büyük şehirler de dahil olmak üzere 250 belediye ve şehre su temin hizmeti vermektedir. Bu kuruluş aynı zamanda işletme, mühendislik, laboratuar, su saatleri gibi konularda da hizmet vermektedir.

      2.2.2.2 Konztans Gölü Su Birliği (BWR- Bodensee Wasserversorgung)

      1954 yılında kurulmuş olan Konztans Gölü Su Birliği 3.700.000 eşdeğer nüfusa su üretmektedir. Birlik 13 belediye ve yerleşim için kurulmuştur. Bünyesinde 176 tane üyesi vardır. Bu üyeler belediyeler ve küçük çaplı birliklerdir. Suyun tamamı Konztans Gölünden gelmektedir, Birlik su üretimini yaptıktan sonra büyük çaplı isale hatlarıyla suyu 270 km kuzeydeki Baden-Württemberg’e götürmektedir. Bununla ilgili su depoları, pompa istasyonları yapmaktadır ve suyun dağıtımını ise bünyesindeki üyeler yapmaktadır.

  • YURTİÇİNDEKİ UYGULAMALAR

Nüfusun artışı ve sanayileşme nedeniyle suya olan talebin giderek artması su kaynaklarının korunmasını, kirletilmemesini ve en verimli şekilde kullanımını gerekli kılmaktadır.

Ülkemizde su temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması 16 Büyükşehir Belediyesi ve 3215 belediye tarafından ayrı ayrı ele alınmakta ve çözüm üretilmektedir. Bu uygulama ekonomik bakımdan pahalı bir çözüm olduğu gibi tesislerin işletilmesi ve bakımı tekniğin gerektirdiği şekilde yapılmamaktadır.

Dünyada ve aday ülke olduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinde su temini ve kullanılmış suların da içinde yer aldığı su yönetimi havza bazında ele alınmaktadır.

Ülkemizde su kaynakları yönetiminin havza bazında ele alınması hususu; “Ulusal Çevre Eylem Planı: Su Kaynaklarının Yönetimi” çalışmalarında kapsamlı bir şekilde ilk defa ele alınmıştır. Devlet Planlama Teşkilatının 2001 yılında Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında hazırladığı “Su Havzaları Kullanımı ve Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Raporu”nda öncelikle içme ve kullanma ihtiyacı dikkate alınması kaydıyla havzadaki mevcut potansiyelin paylaştırılması ve kullanımı sıralanmıştır (Meriç, 2004).

Halen ülkemizde Hollanda ve Almanya’da olduğu gibi alt yapı tesislerinin yerel yönetim birlikleri eliyle çözümüne bir yaklaşım bulunmamaktadır. Aşağıda birlikler ve birliklere yaklaşım konusundaki mevcut durum açıklanmıştır.

  • Yeşilırmak Havzası Birliği

      Havza bazında sorunlara yaklaşım yolunda ilk adım 1997 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Amasya, Tokat, Samsun ve Çorum illerini kapsayan Yeşilırmak Havzası İl Özel İdareler Birliği (YİB) kurularak atılmıştır. Birliğin başkanı Amasya Valisidir.

      DPT Müsteşarlığında hazırlatılan Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi ile havzada ekolojik dengeyi bozmadan taşkınlar, erozyon, altyapı ve çevre kirliliği sorunlarına çözüm bulunması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenmiştir. Türkiye’nin ilk Ön Ulusal Kalkınma Planı (ÖUKP) “AB Destekli Bölgesel Programlar Altyapı ve Çevre Projeleri” kapsamında   tarafından hazırlanan projeler de hükümetimiz tarafından onaylanmış ve kabul edilmek üzere Brüksel’e gönderilmiş bulunmaktadır.

      Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi çerçevesinde yapılan önemli bir çalışma TÜBİTAK–MAM tarafından ihalesi alınan ve tamamlanan “Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı” çalışmasıdır. Su temini ve kullanılmış sularının uzaklaştırılması başta olmak üzere su kirliliğinin giderilmesi suyun ekonomik kullanımı gibi çevre konularında yaptıkları bir çalışmaya rastlanılmamıştır.

  • Devlet Su İşleri

Ülkemizde tüm su kaynaklarının geliştirilmesinden sorumlu olan DSİ çalışmalarını                26 havzada yürütmektedir.  Nüfusu yüz binin üzerinde olan şehirlere su temini etmek görevi de DSİ’ye verilmiştir.

DSİ tarafından bu kapsamda İstanbul’a su temini hususunda önemli destekler sağlanmıştır. Gelecek için geliştirilen Büyük Melen Projesi, yalnız İstanbul için geliştirilmiştir. Almanya’da olduğu gibi geçtiği bölgelere bütüncül bir çözüm getirmemiştir.

Havza bazında sorunların çözümünü ana prensip edinmiş bulunan bu kuruluş Büyükşehir Belediyelerini ve diğer belediyelerin ayrı ayrı olan Su İdarelerini önce seksen bir il bazında, sonra da havza bazında yönetimini ve bölgesel bazda birleştirmeyi planlamaktadır. DSİ’nin su temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması sorunlarının çözümünde hem yerel, hem de küresel su yönetim şirketlerini devreye sokması da beklenmektedir (Çakıroğlu, 2005).

  • Çevre ve Orman Bakanlığı

Ülkemizde çıkarılan 2872 sayılı Çevre Kanununa bağlı olarak çıkarılan Su Kirliliği ve Kontrol Yönetmeliği de havza planlaması ve havzaların korunması konusunda yol gösterici bilgiler ve bağlayıcı hükümler ihtiva etmektedir.

Havza Planı ve Havza Koruma Planı başlıklı 5. maddede “Kıta içi su kaynaklarının mevcut kalitesinin kullanım alanları için gerekli kalite kriterlerine uygunluğunun tespitinin ve havza planının ilgili kurumların görüşünü alarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılması esastır.

      Kıta içi su kaynaklarının her türlü kullanım amacıyla korunması, kirlenmesinin önlenmesi ve kirlenmiş olan su kaynaklarının su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla havzanın özelliklerinin de dikkate alındığı bir havza koruma planı yapılması esastır. Yapılan havza koruma planı sonucunda uzun vadeli bir koruma programı ve koruma tedbirleri belirlenir. Bu yolla hazırlanacak koruyucu plana uyulması esastır.

Havza koruma planı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça yapılır ve/veya yaptırılır.” denilmektedir.

        Buradan da görüldüğü gibi ülkemizde bu planlarla kirlenmenin önlenmesi ve kirlenmiş olan su kaynaklarının iyileştirilmesi amacı güdülmektedir. Bu planlar ve belki de bu planlara bağlı olarak kurulacak havza kuruluşları yukarıda anlatılan Hollanda ve Almanya örnekleri ile uygulama açısından tam bir benzerlik göstermemektedir.

3.4        Mahalli İdare Birlikleri Kanunu Tasarısı

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda birlik kurulmasıyla ilgili bir madde bulunmamakla birlikte 5272 sayılı Belediye Kanununda 18. Maddede Belediye Meclisi Görev ve Yetkileri arasında “Diğer mahalli idarelerle birlik kurulmasına, kurulmuş birliklere katılmaya veya ayrılmaya karar vermek.” konusu da yer almaktadır. Ancak 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 28. Maddesinde “Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir, büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyeleri hakkında uygulanır.” ifadesi ile birlik kurulmasına dayanak oluşturulabilir. Aşağıda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sunulan kanun tasarısının gerekçeleri kısmında;  

“Demokrasinin yaygınlaşması, refah artışı, teknolojik gelişmeler ve demografik yapıdaki değişmeler, ihtiyaç ve taleplerin artmasına ve çeşitlenmesine neden olmuştur. Bu durum mahalli idarelerin mahalli müşterek hizmetleri gereği gibi yerine getirebilmek açısından kendi aralarında işbirliği yapmalarını zorunlu kılmaktadır. Birlikler, üyelerine göre daha büyük nüfus grupları ve coğrafi alana hizmet götürmeleri nedeniyle, hizmetlerin etkili ve verimli bir şekilde sunulmasında önemli bir işleve sahiptir. İl özel idareleri, belediyeler ve köylerin, kanunlarla kendilerine verilen görevler kapsamında sunacakları hizmetlerden bir veya birkaçını ortaklaşa yerine getirebilmek için kendi aralarında sunacakları hizmetlerden, bir veya birkaçını ortaklaşa yerine getirebilmek için kendi aralarında işbirliği yapmalarına imkan veren yasal düzenlemeler ülkemizde uzun bir geçmişe sahip olmasına rağmen, uygulamada bunların hizmetleri kendi aralarında ortaklaşa görmelerini sağlayacak mekanizmalar yeterince gelişmemiştir. 

Anayasanın 127 nci maddesinde mahalli idarelerin kendi aralarında birlik kurabilecekleri öngörülmüştür. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik  Şartında da mahalli idarelerin aralarında işbirliği yapabilecekleri ve bu amaçla birlikler kurabilecekleri belirtilmektedir. Birlik kurma yoluyla kurumsal nitelik kazanan bu uygulama, aynı zamanda günümüzde ulusal sınırları aşarak mahalli idarelerin sınır ötesi işbirliğinde bulunmak için kullandıkları araçlardan biri haline gelmiştir.

Ülkemizde mahalli idare birliklerinin sayısında son yıllarda hızlı bir artış olmuştur. Ancak, birlik uygulamasının çoğu zaman açısından uzlaştığı ve yerel hizmetlerin sunumunda bir karışıklığa yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle, Tasarıyla, mahalli idarelerin bütün görev ve yetkilerini kapsayacak şekilde genel amaçlı veya amacı açıkça belirlenmemiş birlik kurulamayacağı hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, su, atıksu, katı atık ve benzeri alt yapı hizmetleriyle çevre ve ekolojik dengenin korunması konularında uygulanacak projelerin zorunlu kılması durumunda; Bakanlar Kurulunun ilgili mahalli idarelerin bu konuda kurulmuş birliklere katılmasına karar verebilmesi öngörülmek suretiyle daha önce uygulamada yer almayan bir yöntem getirilmektedir.” denilmektedir.

  • SONUÇ

Ülkemizde su temini ve kullanılmış suları uzaklaştırması yanında su kirlenmesine mani olabilmek için kalkınmış ülkelerde olduğu gibi havza birliklerinin kırılması su yönetimi bakımından ve bilhassa ekonomi ve işletme konularında önemli olumlu katkılar sağlayacaktır.

Havza bazında yerel yönetim birliklerinin kurulması, bu birliklerin alt yapı tesislerini bütüncül olarak ele alabilmeleri için gerekli olan yasal dayanaklar girmeyi hedeflediğimiz AB ülkelerindeki uygulamalar da dikkate alınarak ülkemiz şartlarına göre hazırlanmalıdır.

  • KAYNAKLAR
  • All about Dutch Drinking Water, VEWIN, vewin@vewin.nl
  • Kiwa, Partner for Progress, Kiwa N. V., info@kiwa.nl
  • Ruhrgüteberihte, 1985-2003, AWWR-Ruhrverband, Essen, Almanya
  • www. awbr.org
  • www.vewin.nl
  • Meriç, 2004
  • Çakıroğlu, 2005
  • TMBB, 22/2 dönem ve yasama yılı, 1/798 esas numaralı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu Tasarısı
  • Poroy, H. Bölgesel Gelişme Stratejileri Çerçevesinde Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi, Türkiye İktisat Kongresi, 2005
  • “Ulusal Çevre Eylem Planı: Su Kaynaklarının Yönetimi”
  • “Su Havzaları Kullanımı ve Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Raporu”
  • www.dpt.gov.tr
  • www.yesilirmak.org

Leave a Comment.