BARIŞ MANÇO VE JAPONYA SEVGİSİ

Tüm halkımız tarafından ne kadar çok sevildiği ölümü ile bir defa daha ortaya çıkan, 7’den 77’ye herkesin kalbinde taht kurmuş bulunan Barış Manço, yurtdışında da ülkemizi tanıttı ve sevdirdi…

1991 yılında üç hafta boyunca ziyaret ettiğim Japonya’da Barış Manço’nun ne kadar sevildiğini beni ve eşimi misafir eden Tokyo Büyükelçimiz Umut Arık’ın değerli eşlerinden dinlemiştim. O günlerde kendisinin tekrar Japonya’da beklenildiğini ve her ziyaretinin ülkemizle Japonya arasındaki dostluk ilişkilerinin gelişmesine büyük katkısı olduğunu anlatmıştı.

Japonların ne kadar Türk dostu olduklarını 1980 yılında misafir hoca olarak bulunduğum Amerika’daki üniversitede çalışma odasını paylaştığım Prof. Yamada’dan öğrendim ve gördüm. 1991 yılında Tokyo, Kyoto (Prof. Yamada ile buluştum) Nara gibi şehirleri ziyaret ettiğimde bu dostluğun ve yakınlığın onların köklerinin de Orta Asya’dan Altay-Ural’dan gelmesinden kaynaklandığını tespit ettim. Japonların yaşamlarında özenle uydukları örf ve adetlerinin çoğunluğunun bizimkilere benzediğini de gördüm. Bu arada Başkanlığını hemşehrimiz Doğan Sofracıoğlu’nun yaptığı Türk-Japon Dostluk Derneği’ne bu dostluğun geliştirilebilmesine katkıda bulunabilmek için üye olduğumu da belirtmeyi isterim. Belki ileride ve gezimle ilgili izlenimlerimi daha geniş bir şekilde yazarım.

Dün akşam Barış Manço için televizyonda hazırlanan anma programında Japonya’ya yaptığı geziyi izleyince, bize sefire hanım tarafından anlatılanların ne kadar doğru olduğunu bir defa daha tespit ettim. Bir üniversitede verdiği konser esnasında öğrencileri ve seyircileri nasıl coşturduğunu görmek, onların hepsinin Manço’nun söylediği şarkıya eşlik etmeleri ve Türk-Japon bayraklarını sallamaları ne kadar etkileyici idi. Üniversite Rektörü ile Barış Manço’nun birbirlerini coşkuyla kucaklamaları ve defalarca birbirlerini öpmelerinden daha güzel biz dostluk köprüsü kurulabilir mi? Konser sonunda iki taraf da birbirlerine kendi dillerinde uzunca bir süre “SAYANORA” ve “ELVEDA” şeklinde seslendi.

Herkesin sevdiği bu değerli insana, bizlere kendi şarkılarımızı yeniden sevdiren Devlet Sanatçımıza, “Sayanora” ve “Elveda” diyerek Tanrı’dan rahmet diliyorum.

İstanbul, 4 Şubat 1999