BAYRAM NAMAZI HUTBESİ VE HOCA’NIN BAHÇESİ

Bayram hutbesinde hoca önemli konuları işledi. Konuşmasının ana teması dostluk, kardeşlik ve insanların birbirlerini sevmesi üzerine idi. Dinimizin dostluk dini olduğunu, insanların birbiriyle iyi geçinmesi gerektiğini anlattı. Yunus Emre’den aşağıda verdiğim dizeleri okudu.

Kıldığın Namaz Değil

Bir kez gönül yıktınsa

Bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi

Elin yüzün yumaz değil

***

Bir gönülü yaptın ise

Er eteğin tuttun ise

Bir kez hayır ettin ise

Binde bir ise az değil

Gönüller Yapmaya Geldim

Ben gelmedim davi için

Benim işim sevi için

Dostum evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim

***

Ol padişah ben kuluyum

Dost bahçesi bülbülüyüm

Ol hocamın bahçesinde

Şad olup ötmeye geldim.

Bu dizelerde de vurgulandığı gibi önemli olanın insanın sevgi ile dolu olmasının, gönüller yapmasının gerektiğini ortaya koyan hoca, bayramların dostlukları pekiştirmesini ve varsa dargınlıkların giderilmesine vesile olmasını dile getirdi.

Bu arada kendisinin Tokatlı olduğunu ve orada babasından kalma bir evi ve bir bahçesi bulunduğunu açıkladı.

Bu bahçede elma, armut, ayva gibi çeşitli meyve ağacı ile domates, patlıcan, fasulye fidelerinin yanı sıra, tatlı ve acı biber fideleri de olduğunu ve bunların hepsinin bahçeyi zenginleştiren Tanrı’nın varlıkları olduğuna dikkat çekti.

Acı biberin tadından dolayı bahçeden sökmediğini, onun da hazım için faydalı olduğunu ortaya koyarak, bahçesindeki çeşitli bitkilerin durumunu toplumdaki insanlara benzetti. Toplumumuzda farklı düşüncede olan ve belki de bahçedeki acı biber gibi sevmeyeceklerimiz de olabileceğini işleyerek, onların da toplumda farklı bir yeri doldurduğuna işaret etti. Herkesin birbirini sevmesini, tahammül etmesini ve hoşgörü içinde birlikte yaşaması gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak, bu hutbeden anladığım, hangi görüş ve düşünceye sahip olursa olsun tüm insanları sevelim, birlik olalım. Herhangi bir nedenle hoşlandığımız insanları dışlamayalım. Yunus’un söylediği gibi “Bir olalım, bütün olalım.”

Önümüzdeki seçimlerde hangi partiye oy verirsek verelim, bu durum birlik ve beraberliğimizi bozmasın ve Tanrı’nın selamını birbirimizden esirgememize sebep olmasın.

İstanbul, 2 Şubat 1999

Not: davi=iddia, dava