ŞEÇİMDEN İZLENİMLER (1)

Seçimlerden birkaç gün önce Bodrum ve Milas’a gitmiştim. Her tarafa seçim atmosferi hakimdi. İnsan ister istemez yörenin yabancısı olsa da insanlarla konuşarak bir değerlendirme yapmaya çalışıyor. Belki de zaman içinde herhalde bende de gazetecilik bilinci oluştu.

Yaptığım görüşmelerde DYP ve ANAP‘ın beklediği oyu alamayacağını ve bilhassa DYP’nin önemli oranda gerileyeceğini tespit ettim. Seçimin galibinin DSP olacağı açık ve seçik bir şekilde ortaya konuluyordu. MHP’nin belirli bir ilerleme sağlayacağı fakat bunun milletvekili çıkarmaya yeterli olamayacağı da ortaya konuluyordu. Tüm batı bölgelerinde olduğu gibi FP’nin pek bir varlık gösterebileceği beklenmiyordu.

Yapılan aday tespit (değerlendirme) seçimleri her yerde olduğu gibi Muğla’da da büyük tartışmalar yaratmıştı. Bilhassa DYP’de liste başına seçilen İzmir’den talebem İrfettin Akar’ın önüne önseçimle katılmayan ve partiye ne gibi hizmet yaptığı bilinmeyen ve yöreli olmayan Bursa’nın Uludağ tatil yöresinde Yazıcı Otel’in sahibi olan İbrahim Yazıcı konulmuş. Kendisi ile telefonla görüştüğüm eski talebem her şeye rağmen kazanmak için çalıştığını ifade etti.

Seçim sonuçları açıklandığında DYP’nin büyük oy kaybettiğini, 19 ve 29.ci dönemlerde iki dönem milletvekilliği yapan öğrencimin seçilemediğini üzülerek öğrendim. DYP’yi Muğla Milletvekili olarak yalnız İbrahim Yazıcı temsil edecek.

Seçimlerde DSP oy patlaması yaparken geçen dönem 1 milletvekilini üçe çıkartırken ANAP da mevcut bir milletvekilini tekrar çıkartıyor, MHP ise bir milletvekilini Meclis’e gönderiyordu.

Değerli hemşehrilerim her karar parti liderlerine bırakıldığı sürece demokrasinin ülkemizde kökleşmesi mümkün değildir. Muğla’da İrfettin Akar’a yapılan Çorum’da Kenan Nuhut’a yapılmıştır. Bu durum yalnız DYP’de yaşanmamıştır. Tüm partilerde benzer örnekleri o kadar çok ki, tek tek sayılamaz. Demokrasi istiyorsak hepimiz partiler ve seçim kanununun değiştirilmesi için tavır almalıyız.

Milas’ta parkta otururken yanıma gelen Açık Öğretim Fakültesi’ni bitirmiş iş arayan, yüksek tahsilli, evli ve iki çocuk sahibi Osmaniyeli vatandaşın anlattıkları ve içinde bulunduğu durum beni çok düşündürdü ve üzdü.

Vatandaş, siyasetçilerden iş istiyor, çalışma bekliyor. İnşallah Meclis bu dönem başarılı olur.

İstanbul, 22 Nisan 1999