SEÇİMLERİN ARKASINDAN

İki günden beri öğrenmeye çalıştığımız seçim sonuçları hemen hemen kesinlik kazandı. Milletvekili seçiminde Türkiye çapında DSP ve MHP’nin, Çorum’da ise MHP’nin başarılı olduğunu Çorum Belediye Başkanlığını da FP’nin kazandığını televizyon ekranlarından izledim.

Abdulhaluk Mehmet Çay, Vahit Kayırcı, Melek Denli Karaca, Yasin Hatiboğlu, Bekir Aksoy ve Arif Ersoy’u tebrik ediyor, hayırlı ve başarılı hizmetlerini bekliyorum.

Seçimlerde DSP’nin başarısı beklenirken, MHP’nin aldığı sonuç bu düzeyde beklenmiyordu. 1995 seçimlerinden beri ülkemizin bir türlü, arzulanan huzurlu ortama kavuşamayışı, her gün bir tartışma ve dövüşme yaşanması siyasilere olan güvenin sarsılmasına neden olmuştur. Yapılan tahminlerde, siyasi kurumlar ve Meclis güvenilirlik bakımından en gerilerde yer almasına rağmen, siyasiler ve özellikle parti liderleri gerekli uyarıları, ikazları değerlendirememişlerdir.

Bu memleketin insanlarını birbirinden ayırmaya dönük konuşmalar, yolsuzluklar, rüşvet, işsizlik, enflasyon, durgunluk gibi durumlar halkımızı ümitsizliğe itmiştir, DSP ve lideri Ecevit’in son yıllarda ortaya koyduğu başarılı çizgi, dürüstlüğü ve başarılı bir devlet adamlığı örneği sergilemesi partisinin oylarını yükseltmiştir.

DYP, ANAP ve belki de FP’nin son dört yılda gösterdikleri başarısızlık yanında, devleti yönetemeyecekleri yönünde bıraktıkları izlenim seçmeni yeni bir arayışa götürmüş ve oyların MHP’de toplanmasına neden olmuştur. Alparslan Türkeş’in ölümünden sonra MHP’nin başına geçen Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının takip ettikleri yol ve sakin çizgi, bu partinin başarısında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca Güneydoğu olaylarının ve verilen şehitlerin yarattığı derin izler ve acılarla MHP’nin ikinci parti olmasında etken olmuştur.

Almanya’da seçim kaybeden Kohl’ün yaptığı gibi, bizim liderler de parti başkanlığından istifa ederek demokratik bir olgunluk gösterebilecekler mi? Yoksa etraflarına topladıkları yandaşları ile partilerinin daha da kan kaybetmesini dikkate almayarak yerlerinde oturmaya devam edecekler mi?

Önümüzdeki beş yılı da koalisyon hükümetleri ile geçireceğiz. İnşallah bu dönemde kurulacak hükümetler başarılı olurlar. Geçen dönemde dört hükümet kuruldu ve bu hükümetlerde 10 dışişleri bakanı görev yaptı. Eski bir bakan olarak, bu kadar çok değişen hükümetlerin ve bakanların başarılı olmalarının imkansızlığını ifade edebilirim. Bu nedenle kalkınmış batı ülkelerinde olduğu gibi, kuvvetli iki partili bir meclisin ve hükümetin başarılı olacağını düşünerek, eski Cumhuriyet Halk Partisi çizgisindeki DSP ve CHP’nin, eski Demokrat Partisi çizgisindeki ANAP, DYP, MHP ve FP’nin birleşmelerini ve bundan sonraki faaliyetlerini DP ve CHP olarak sürdürmelerini, bölünmüşlüğe son vermelerini istiyorum. Gelecek günler aydınlık olsun.

İstanbul, 20 Nisan 1999