ÜNİVERSİTE İMTİHANI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Üniversiteye girebilmek ve imtihanlar, gençler ve aileleri için kabus gibi gelmektedir. Ülkemizde bu sorunun çözümü için kolay kolay bir başka yolda bulunmamaktadır. Her yıl 250.000 öğrencinin kabul edilebileceği üniversitelere 1.5 milyon müracaat olmaktadır. Hele hele bu kontenjanların en fazla yüzde 20’sinin öğrencilerin girmeyi istedikleri tıp, mühendislik, hukuk, işletme gibi dalları kapsaması üniversite seçme ve yerleştirme sınavını zorunlu kılmaktadır.

Bunun çözümü öncelikle üniversite sayımızın ve kontenjanların artırılmasından geçmektedir. Diğer taraftan gençlerin hepsini üniversite kapılarına yığmamak gerekir. Bunun için gençlerin meslek liselerine yönlendirilmesi gerekir.

Yüksek tahsilini yaptığım Almanya’da herkes 9 yıllık ilköğretime başlar ve içlerinden başarılı olanlar alınır ve liseye gönderilir. Geriye kalanlar 5 yıl daha okuyarak ilkokul mezunu olurlar.

Mezuniyetinden sonra kendilerine firmalarca sağlanan çıraklık eğitimine 3 yıl devam ederek meslek öğrenirler. Betoncu, kalıpçı, tesviyeci vb. olurlar. Liseye devam edenler 10. sınıfın sonunda tekrar öğretmenler tarafından değerlendirilir. Kapasitesi yetersiz olanlar ortaokul mezunu olarak ara eleman yetiştirilmek üzere hayata atılırlar ve firmalarca sağlanan eğitime 3 yıl devam ederek eczacı kalfası, muhasebe elemanı, satıcı vb. olurlar. Geriye kalanlar ise 3 yıl daha okuyarak 13 yıllık ortaöğretimi lise mezuniyeti ile tamamlar.

Liselerden yıllık mezuniyet 300.000 civarında iken üniversitelerin kontenjanı 400.000 civarında olduğu için her genç kolaylıkla üniversiteye imtihansız girer. Tıp okumak isteyenler çok olduğu için onlarda belirli bir not seviyesine göre sıralama yapılır. Burada Alman liselerinin hepsinin eşit seviyede bir eğitim verdiği belirtilmelidir.

İlkokul ve ortaokul mezunları okul bitirdiklerinde kendileri için devlet, sanayi ve işverenlerce hazırlanan 600.000 kontenjanla kolaylıkla meslek öğrenmeye başlarlar. Başarılı olanlara yatay ve dikey geçişle üniversite mezuniyeti sağlanır.

Ülkemizde olduğu gibi her ne pahasına olursa olsun üniversite mezuniyeti istendiği zaman herkesin bu imkana kavuşması imkansızlaşır ve sorunlu imtihanlardan kaçınılmaz.

Haziran ayının ilk haftasında yapılacak imtihanda gençlere başarılar diliyorum.

İstanbul, 4 Mayıs 1999