“O da Milletvekiliydi…”

Zaman zaman gazete küpürlerini keser ve saklarım. Ortaya çıkan yeni olayları değerlendireceğim zaman onlardan faydalanırım.

Hasan Pulur, Milliyet Gazetesindeki köşesinde 23 Kasım 1998 “O da milletvekiliydi” başlıklı yazısında 1972 yılında hazırlanan “İlk Meclis’ten hayatta kalanlar” isimli panoda 14 milletvekilinin fotoğrafı olduğunu, 1986’ya gelindiğinde, bu fotoğraflardan sadece iki yaşayanın kaldığını (Celal Bayar ve Yasin Haşimoğlu) belirtiyor ve 1986 Nisan’ında vefat ettiğini ve panodaki fotoğraflardan yaşayan kimse kalmadığını vurgulayarak 24 yaşında Meclis’e bir ilin milletvekili olarak değil, bağımsız bir Türk devletinin temsilcisi milletvekili olarak gelen Yasin Haşimoğlu’nu aşağıdaki satırları ile tanıtıyor.

“Hangi Devletin mi?

***

Halk ağzında 93 harbi diye anılan savaştan sonra, Batun, Kars ve Oltu 40 yıl Rus işgalinde kalır, Yasin Bey de Oltuludur, Rus okullarını birincilikle bitirir. 1917’de Rusya’da Bolşevik ihtilali başlar, çarlık devrilir, Birince Dünya Savaşı biter ve Ruslar Oltuyu terkederler Rusların bıraktığı silah ve cephane Ermenilerin eline geçer. Ermeniler Oltu’yu Türklerden temizlemek niyetindedirler. Türkler de bu tehlikeye karşı örgütlenirler, Ruslardan kalan cephanelikleri basar, silahları alır, oltu ve çevre köylere hakim olurlar.

Fakat ortada ‘devlet’ yoktur, Osmanlı yenilmiş, İstanbul işgal edilmiş, Mustafa Kemal Paşa daha Samsun’a çıkmamıştır. Oltu halkı toplanır ve “Oltu Şura Hükümeti”ni kurarlar. Bu devlet, belki de tarihteki en küçük Türk devletidir, bir ucundan bir ucuna yürürseniz üç saatte gidersiniz. hele şimdi otomobille 15-20 dakikada.

Devletin yüzölçümü, nüfusu küçüktür, ama Oltuluların milliyetçi duyguları ve bilinçleri büyüktür. ‘Kuzgun tepe, devlet başal’ ilkesi inançlarıdır. Devlet Başkanı Yasin Beyin ağabeyi Ziya Beydir.

***

O günlerde Kars’ta bir devlet kurulmuştur. O da Kars Şufa devletidir.

Oltulular hükümete de yardıma giderler, Yasin Bey 5. Tabya’nın komutanıdır. Kars Hükümetinin İngilizler tarafından dağıtılması üzerine, Oltulular memleketlerine döner. O günlerde Ankara’da meclis kurulmak üzere olduğu duyulunca, Yasin Bey, Oltu Şura Hükümeti’nin temsilcisi olarak, uzun ve çetin bir yolculuktan sonra Ankara’ya gelir, daha 24 yaşındadır. Yolculuk 1 ay sürdüğü için Meclisin açılışına yetişemez.

***

Yasin Haşimoğlu, Büyük Zafer’e kadar milletvekilidir. Meclis dağılınca Oltu’ya döner, Oltu artık milli sınırlar içindedir. Yasin Haşimoğlu’nu askere alırlar, Kars kalesine gönderirler. Tabya komutanlığı yaptığı kalede er olarak askerliğini yapar terhis edildikten sonra Erzurum’da Kolordu’da bir süre sivil memur olarak çalışır, sonra emekli olur.

Yasin Haşimoğlu 1986 Nisan’ında vefat eder”

***

Yasin Haşimoğlu’nun oğlu Dinç Haşimoğlu bundan sonrasını şöyle anlatır:

“Babamın Mustafa Kemal imzalı istiklal madalyası cüzdanının arkasından dörde katlanmış üçüncü hamur bir kağıt çıktı. Bu kağıt, babamın askerlik terhis belgesiydi ve el yazısıyla şunları yazmıştı:

‘Ben Milli Mücadele’de mebusluk yaptıktan sonra, bir de komutanlık yaptığım yerde, memleketime er olarak hizmet verdim. Hayatta en çok gurur duyduğum vesika budur. “

Dinç Haşimoğlu, “Bu cümlenin anlamı büyük çoğunluk için çok açıktır” diyor ve ekliyor.

“Bazı kişiler için ne anlam ifade eder bilmiyorum”

Bazıı kişiler için ne anlam ifade eder sorusuna yakın tarihimizde Devlet Eski Bakanı Bahattin Şeker’in davranışı çok kötü bir örnek olarak verilebilir.

Hürriyet gazetesinde “10 ay hapis” başlığı ile verilen haberi aşağıda aynen veriyorum.

“Devlet eski Bakanı Bahattin Şeker, askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan yargılandığı Eskişehir askeri mahkemesi’nce 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dünkü duruşmaya Şeker katılmadı. Eski DYP milletvekili Şeker’i Ankara Barosu’nda görevli avukatları Enis Tunga ve Üstün Günsoy temsil etti.

Hakim Yarbaş Zeki Üçok, Şeker’in ‘Askerlikten kurtulmak için hile yaptığını’ bildirerek, suçlu bulunduğu açıkladı. Mahkeme Şeker’i önce 1 yıl hapse çarptırdı ardından 10 aya indirdi. Şeker’in avukatları cezanın ertelenmesi ya da paraya çevrilmesi talebinde bulundular. Ancak mahkeme heyeti bu talebi reddetti. Şeker’in avukatları bu karara itiraz ederek Askeri Yargıta’ya başvuracaklar. Askeri Yargıtay da cezayı onarsa Şeker infaz yasasına göre 4 ay cezaevinde yatacak.

14 Eylül 1988 ve 11 Kasım 1988 arasında Burdur’da 2 aylık bedelli askerlik yapan Şeker’in kendisini Ürdün’de işçi olarak çalışır gösterdiği, ancak bu dönemde Bilecik’in Bozüyük ilçesinde Taşıyıcılar Kooperatif’inin ve Bozüyükspor’un toplantılarına katılıp imza attığı belirtilmişti.

Vatana hizmeti şeref sayan Yasin Haşimoğlu ile vatana hizmetten kaçan Bahattin Şeker’in tutumlarını sizler nasıl değerlendiriyorsunuz bilemiyorum.

30000 şehit verdiğimiz bir dönemde örnek olması gereken bir kimsenin örnek olamayacak bir davranışı olarak değerlendiriyor ve üzülüyorum.

İstanbul 17 Ocak 2000, Eyüp Kelebek, “10 Ay Hapis” Hürriyet 21.12.1999

Leave a Comment.