“Şıkıdım, şıkıdım”

Son bir aydır kısa dönem askerlik yapan Tarkan, Mustafa Sandal, Çelik ve diğerleri ile ilgili haberler magazin dünyasının ve televizyon programlarının baş köşelerinde yer alıyorlar.

17 Ağustos depremi nedeniyle Genel Kurmay Başkanlığının teklifi ile çıkarılan yasadan faydalanarak 32 günlük erlik yaparak kendilerini bu yükümlülüklerini yerine getirecekler. Bu haktan faydalanabilmek için yaş durumuna bağlı olarak 15 ve ya 20 bin Alman Markı ödemek gerekiyor.

Bu tip uygulamalar farklı kesimlerde farklı değerlendirmelere sebep oluyor. Yurt dışında çalışanlar ve yaşayanlar dışında herkesin eşit bir süre için, “Asker Ocağı”na gitmesinin gerekli olduğuna inanıyorum. Türk toplumunda, bu ocak bir saygınlığa ve güvene sahip olup, evlatlarının askerlik dönemi sonunda olgunlaştığını ve hayata daha farklı yaklaştıkları görüşü hakimdir. Anadolu’da ailelerin evlatlarını genellikle askerlik dönüşü evlendirmeleri bunun bir göstergesidir.

Bugün ki uygulamalarda büyük farklılıklar var. Askerlik yükümlülüklerine bir bakalım.

  1. Dört yıllık yüksek eğitimi bitirenler ya sekiz ay kısa dönem ya da 16 ay yedek subaylık yapıyorlar.
  2. İki yıllık yüksek okul bitirenler dahil diğerleri 18 ay erlik yapıyor.
  3. Yurtdışında üç yıl çalıştıklarını belgeleyenler 10 DM bedel ödeyerek 1 ay er olarak yapıyorlar.

Bütün bu farklılıklar ve bilhassa yıllarca askerlik görevini yapmaktan imtina edenlerin yurt dışına kaçanların para ödeyerek bir ay askerlik yaparak bu sorumluluklarından kurtulmaları kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlık evlatlarını şehit veren ve evlatları gazi olan ailelerde hat safhadadır. Bu aileler, bir aylık dönemden sonra sahnelerde “şıkıdım, şıkıdım” diye oynayanları görünce belki birşey söylemeyecekler ama acılarını içlerine akıtacaklardır.

Acaba bu farklı uygulamalar gözden geçirilemez mi? Örneğin, Almanya’da tüm gençler, 19 yaşında askerlik ve ya sosyal hizmet görevi yapmak üzere çağırılırlar. Liseler 13 yıl olduğu için, liseyi bitirenler hemen, ilkokul ve ortaokul mezunları mesleki eğitimlerini bitirdikleri günlerde askerlik ve ya sosyal hizmet görevine başladığı için bir zaman kayıpları olmuyor ve herkes eşit süre askerlik yapıyor (Yanılmıyorsam 15 ay) onlar da yedek subaylık sınıfı yoktur. Göz dolduranlar ve başarılı olanlar onbaşı, çavuş ve asteğmen olurlar. Bizde ilköğretimin sekiz yıla çıkarıldığı ve 10 yıla yükseltilmesi düşünüldüğü bir ortamda liselerde 12 ve ya 13 yıla çıkarılacak benzeri bir uygulama yapılabilir.

İki çocuk babası ve hem de 31 yaşında iki yıl boyunca askerlik görevini yapmış bir kimse olarak bu farklı uygulamaların kaldırılmasını ve her Türk gencinin asker ocağına eşit süreli gitmesini istiyorum.

İstanbul, 13 Şubat 2000

Doğan Haber “Askerlik kısa ve eşit olmalı” Milliyet Ocak 2000

Leave a Comment.