Turizm ve Terör

17-18 şubat 2000 tarihinde dünyanın turizmcileri “Emitt Voyager 2000” Turizm Fuarında İstanbul’da buluşuyor. Bugünkü yazımın konusunu da bu alanla ilgili seçtim.

1996 yılında bir bilimsel toplantı için Tunus’a gitmiştim. Beş gün süren toplantının sonunda eşim de geldi ve beraberce bir hafta orada tatil yaptık. Bu gezimi ileride sizlere geniş bir şekilde sunma fırsatı bulacağıma inanıyorum.

Bugün üzerinde durmayı istediğim husus Tunus’un turizmdeki yeri ve turizmin ülkeler için önemidir.

Tunus’un nüfusu 7 milyon olup gelen turist sayısı 6 milyondur. halkın büyük çoğunluğu turizm sektöründe çalışmaktadır. Osmanlılar’ı yenerek Tunus’u işgal eden Fransızlar, Osmanlı’nın gösterdiği hoşgörüyü göstermemişler ve Fransızca’nın tüm halk tarafından öğrenilmesine, konuşulmasını zorla sağlamışlar. Tunus bağımsızlığına kavuştuğu 20 Mart 1956 yılından beri de Fransızca’ya aynı önemi vermiş ve okullarda öğretilmesine çalışmıştır. Tunus’a gelen turistlerin yüzde 60’ının Fransız oluşu bu nedenden kaynaklanmaktadır.

Bilimsel toplantıya katılan bir Cezayirli’ye ülkelerine ne kadar turist geldiğini sorduğumda, yüzüme üzgün üzgün baktı ve iki parmağını birleştirerek bir yuvarlak yaptı ve sıfır olduğunu gösterdi. Nedenini tahmin etmeme rağmen bir de kendisinden duymayı istedim. verdiği cevap çok kısa idi. ‘Terör” Yıllardan beri Cezayir İslami gruplarla hükümet kuvvetleri arasında bir çarpışmaya sahne olmaktadır. Yeni Cumhurbaşkanı Budey, son aylarda iç barışı sağlamak için büyük gayret göstermekte olup, bazı gruplar silahlarını bırakmıştır.

Tekrar konumuza geri dönersek, turizm ile terör ovasında büyük bir ilişki vardır. Huzur olan ülkelere turist koşarken, terör esen ülkelere turist az gelir veya gelmez. Biz de bunu geçen yıl yakinen hissettik. Başta APO’nun yakalanması ve ülkemizdeki huzursuzluklar özellikle Almanya’dan ve Avrupa’dan 2 milyon turistin ülkemize gelmemesine sebep oldu. Bunun 4 milyar dolarlık bir gelir azalmasına neden olduğu ifade edilmektedir. Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak kabulümüz Türkiye’nin imajının düzelmesine vesile olduğu gibi bu yıl turizm bakımından başarılı olacağımız hissini yarattı. PKK ile ilgili, olaylar azaldı derken Hizbullah felaketi ortaya çıktı. inşallah bu sezonda deprem korkusu unutulur ve Hizbullahın etkisi yüzeysel kalır. Aksi takdirde beli bükülen turizm sektörü yıkılır ve yok olur.

Unutulmamalıdır ki önümüzdeki yıl Türkiye 15 milyon turistin gelmesi ve 12 milyar dolar dövizin girmesi beklenmektedir. Türkiye’nin kalkınmasına turizmin katkısı buradan açıkça anlaşılmaktadır. Tüm ihracatımızın 26 milyar dolar olduğu dikkate alınırsa turizmin bu getirisinin önemi anlaşılır.

İstanbul, 15 Şubat 2000

Leave a Comment.