AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ

Bugün Akkuyu Nükleer Santrali ihalesini tamamlama yetkisinin hükümetçe TEAŞ’a verildiği haberi basında yer aldı. Bu haberi okuyunca ister istemez eski bakanlık günlerine döndüm. Bizim hükümetimiz döneminde Türkiye’de iki nükleer santral (Akkuyu’da ve Sinop’da) kurulması için her türlü hazırlık yapılmış, bunlardan birisini bir Alman ve diğerini bir Kanada firmasının inşa etmesi yetkililerce hükümetimize karara bağlanmak üzere 1983 seçimlerinden kısa bir süre önce getirilmişti. O sıralarda Atatürk Barajı’nın inşası, F16 savaş uçaklarının Türkiye’de üretimi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin tanınması karara bağlanmıştı. Başbakan Ulusu’nun seçimlerin yapıldığını, yeni kurulacak hükümetin bu iki nükleer santral ile ilgili karar vermesinin doğru olacağı önerisi üzerine karar Özal hükümetine bırakıldı. Ne yazık ki o tarihten bugüne kadar 17 yıl geçti…

Genelde çevreye gönül vermiş bir öğretim üyesi olarak buna karşı olmam beklenir. Bende hidrolik kaynaklardan mümkün olduğu kadar faydalanılmasını, temiz temiz enerji kaynakları olarak bilinen güneş, rüzgar jeotermal, vb.’nin kullanılmasını istiyorum. Ne yazık ki bu kaynaklardan elde edilebilecek enerji artan ihtiyacımız’ karşılayacak miktarlarda olamayacaktır. Kalkınmış ülkelerde olduğu gibi bu boşluk nükleer enerji ile doldurulmalıdır. Kömüre dayalı termik santrallerin hava kirliliği yaratmasından dolayı inşasına da pek taraf-tar değilim. iyi işletilen nükleer santraller iddia edildiği tehlike yaratmamaktadır. Ortaya çıkan atık sorunu çözümlenemeyecek bir boyutta değildir. Çernobil olayının ana nedeni insan hatasından kaynaklanmaktadır. Dünyada en ‘geri Rus Teknolojisi ile çalışan nükleer santraller komşumuz Bulgaristan (‘4 adet) ve Ermenistan da (2 adet) burnumuzun dibinde kurulu bulunmaktadır. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde sayısız nükleer santral faaliyetini sür-dürmektedir. Fransa enerji ihtiyacının yüzde 78’ini, Almanya yüzde 40’ını, Amerika yüzde 30’unu bu santrallerden karşılamaktadır. Türkiye’de kurulacak Akkuyu Santrali ülkemizin enerji ihtiyacının ancak yüzde 2,5’ini karşılayacaktır. Kalkınan Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı her geçen gün artacaktır. Türkiye’de şu anda yılda kişi başına 1800 kilowatt/saat enerji tüketirken bu değer kalkınmış ülkelerde 8000-12000 kws civarındadır. Gelişen nükleer teknolojinin ülkemize getirilmesi nükleer konusunda bilimsel ilerleme sağlayacak ve belki ülkemizin bir gün atom teknolojisine sahip ülkeler arasına girmesini sağlayacaktır.

İstanbul, 2 Mart 2000

Leave a Comment.