ELEKTRİK ÇALANLAR !

Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürü Osman Nuri Doğan, elektriğe her ay yapılan yüzde 2,1 oranında zammın yetersiz olduğunu belirterek, “Bu kayıp-kaçaklar, bu maliyetlerle bu iş yürümez. En az yüzde 5’ten aşağısı kurtarmaz” basında yer aldı.

Bilindiği gibi Türkiye’de elektrik dağıtımında yüzde 20 oranındaki kaybın yüzde 10’luk bölümü kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı ve 1996 yılından itibaren giderek artış gösterdiği yetkililerce ifade edilmektedir.

Kaçak elektrik kullanımı şebekeye zarar verdiği gibi bu kaybın parasal değeri ise yaklaşık 300350 trilyon liradır. Kaçak elektriğin bu maliyetini dürüst vatandaşlar ödemekte olup, “Enayi” yerine konulmaktadırlar.

Kaçak elektrik kullanan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmaya başladıklarını da belirten Doğan, “Kamu malını çalmanın cezası yedi yıla kadar hapis ve “Kamu hizmetlerinden mene kadar varıyor” diyerek uyarıda bulunuyor. Ayrıca, “Çevrenizde kaçak elektrik kullananlar varsa uyarın. Bu kişileri işletme, müessese ve bağlı ortaklıklarımıza bildirin” diyor.

Genel Müdür böyle derken kaçak kullanımın yüzde 80’e ulaştığı Muş’ta denetim timi, evlerinde kaçak elektrik kullanan dört TEDAŞ çalışanını yakalıyor. Genel Müdür ne yapsın! Ne desin!

Doğan, “Kurumumuzca daha önceden bu tür eğilimi olan kişilerin doğrudan herhangi bir kastı olmadığı düşünülerek, sadece maddi cezalarla konuya çözüm getirilmişti. Bunun çözüm olmadığı kaçak kullanımın amacıyla ortaya çıktı” tespitini yaparak, “Yeni uygulama çerçevesinde en fazla kaçak elektriğin kullanıldığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 40-50 abone hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu” açıklamasını yapıyor.

Kaçak kullananlarının en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde olduğu belirtilmesine rağmen İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerde de gecekondularda ve bazı işyerlerinde yüksek seviyede kaçak kullanıldığına inanıyorum.

Ülkede birileri devletin malını insafsızca götürürken, bankaları soyarken, böyle büyük imkânlara ulaşamayanlar da elektriği kaçak kullanıyorlar, hazine arazilerini işgal ediyorlar, gecekondu olarak nitelendirilemeyecek çok katlı binalar yapıyorlar ve kiraya veriyorlar. Devletine sadık, kanunlardan korkan vatandaşlar da “Bir çöp” sahibi olamıyorlar.

“Üzüm üzüme baka baka kararır” diye bir atasözümüz sanki bu gibi insanlar için söylenmiş… Ayrıca bunlar ticaret yaptıkları zaman da ne devlete vergi ödüyorlar ne de kiraladıkları işyerlerinim sahiplerine kira ödüyorlar… Acaba mübarek Arife günlerinde bayram günlerinde “Kul hakkının ne demek olduğunu düşünebiliyorlar mı?”

İstanbul, 15 Mart 2000

Milliyet Gazetesi haberlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.

Leave a Comment.