“BEŞİ BİR YERDE”

Dün gazetelerde (1) ‘Beşi Bir Yerde” deyimine rastladım. Bu deyim bizim siyasi edebiyatımızda en az 20 yıldan beri yerini almıştır. 1980-83 arasında yönetimi ele alan Evren ve dört kuvvet komutanı birlikte görüldükleri zaman

“Beşi Bir Yerde” deyimi kullanılırdı. Bugün ise bu deyim beş parti liderinin bir araya gelerek Necdet Sezer’i Cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladıkları ve adaylık önerisini imzaladıklarını basın toplantısı için kullanıldı.

Aynı haberde yazar “Türkiye’nin siyasi tarihinde uzunca süredir ilk kez iktidarla muhalefet liderlerini aynı masada buluşturan 12 Eylül’deki 5 üyeli Mil li Güvenlik Konseyi görüntülerinin versiyonu bir imza töreni yaşanıyor” bir değerlendirme yapmaktadır.

Evet, 12 Eylül ülkenin içinde bulunduğu ürkütücü ortamdan kurtarılması için yapılmış bir müdahale ve askeri dönem olarak yorumlanabilir. İçinde bulunduğumuz dönemi nasıl tanımlayabiliriz. Demokratik bir sivil dönem midir? Hayır, bu dönem parti liderlerinin mutlak hâkimiyetinde ve yönetiminde yaşanan “Liderler Sultası” dönemidir.

Bu konuya açıklık getiren Dr. Mehmet Ali Kılıçbay ile yaptığı bir konuşmayı bir köşe yazarı şöyle aktarıyor; (2)

“Soru-Beş liderin tek aday üzerinde uzlaşmasını ‘demokrasinin gücü’ diye yorumlayanlar var?..

Cevap-Buna ‘demokrasi’ demek son derece zor. Bu liderlerin tercihidir. Malum Türkiye’de demokrasi lider demokrasisidir. Milletvekillerini liderler seçer, partilerin her şeyine onlar karar verir. Demokrasiyi literatürdeki gerçek anlamıyla, yani halk iradesinin tecellisi anlamında ele alıp yorumlayacaksak eğer, halkın Ahmet Necdet Sezer’i tanıdığı filan yok. O anlamda ‘demokrasi’ den söz etmek mümkün değil tabii”

  Her şeye rağmen Meclis bugün 1 1 adayın yarışacağı birinci tur oylamasını yapacak. Milletvekilleri 5+5 oylamasında olduğu gibi lider sultasına paydos mu diyecekler yoksa bu defa liderlerin isteğini yerine getirecekler mi? Adayların Meclis Başkanı Yıldırım Akbulut “Liderlerin açıklamaları sadece tavsiye niteliği taşıyor milletvekilleri istedikleri gibi oy vereceklerdir.” şeklinde bir değerlendirme yaparak milletvekillerinden oy istiyor. Bakalım liderlerce aday gösterilen Sezer gerekli 367 oyu alabilecek mi?

Seçimle ilgili olarak bir değerlendirmede; (3) “Gayri ciddi hesapları bir yana bırakırsak geriye Sezer kalıyor. Türkiye’de beş lider bir ilke imza attı, en önemli konuda uzlaşabildi. Liderlerin anlaştıkları kişi, üzerinde hiçbir leke olmayan tertemiz bir hukukçu. Bu nedenle Sezer’in kişiliğiyle ilgili eleştirilecek bir yön yok. Ama Sezer’in giyeceği elbise, cumhurbaşkanlığı elbisesi olunca elbisenin oturup, oturmadığı, terzilerin becerisi, beceriksizliği belki de sonsuza dek tartışılacaktır” önemli hususları ortaya koymuştur. Gelişmeler elbisenin uyup uymadığını gösterecektir. İnşallah elbise uyar ve milletimiz mutlu olur.

Milliyet Internet Sitesi’nde dun yapılan ankette (4) Ahmet Necdet Sezer oyların yüzde 59.93’ünü alarak rakiplerine fark atmıştır. Doğan Güneş yüzde 15.73, Sadi Somuncuoğlu yüzde 6.74, Yıldırım Akbulut, Nevzat Yalçıntaş ve Gönül Saray yüzde 4.49’ar oy almışlardır. Diğer adayların aldıkları oyların yüzdesi daha düşüktür. Her şeye rağmen liderlerin gösterdikleri aday ankete katılanlardan oldukça büyük destek görmüştür.

Hepimizin kıymet verdiğimiz Yüce Meclis’in bahçesinde demokratik hakkını kullanmak isteyen ve cumhurbaşkanı adayı olmak isteyen bir milletvekiline yapılan kaba tutumun demokrasilere yakışmayan bir tavır olduğunu üzülerek belirtmek zorundayım.

Milletvekillerinin vicdanlarının sesini dinleyerek hür iradeleri ile seçecekleri Cumhurbaşkanının başarılı olmasını istiyor ve hayırlı hizmetler vermesini arzuluyorum. Şimdiden tebrik ediyorum.

İstanbul, 27.04.2000, saat 12.00

(1)          Derya Sazak “Beşli Destek”, Milliyet 26.4.2000

(2)          Melih Aşık “Açık Pencere”, 27.4.2000

(3)          Doğan Heper “Tahminler boş çıktı, ya bugün” Milliyet 27.4.2000

(4)          “İnternetten Sezer Çıktı” Milliyet, 27.4.2000

Leave a Comment.