GALATASARAY’IN GALİBİYETİ VE GELECEK…

Galatasaray’ın UEFA kupasında İngiliz rakibi Leeds United’le rövanşında 2-2 berabere kalıp finale çıkan ilk Türk takımı oldu… Saha dışında yaşananlar çok üzücü… Bu konuyu daha önce değerlendirdiğim için tekrarlamayacağım. Spor yazarları ise maça her bakımdan değerlendirdiler.

Benim üzerimde durmak istediğim konu Galatasaray’ın bu başarısının 65 milyon insanı nasıl coşturduğu, nasıl birbirine kenetlediği ümitlendirdiğidir. Galatasaray’ın zaferi Türkiye’yi sokağa döktü. İstanbul’da Taksim Meydanı’nda yaşanan coşku ile Diyarbakır’daki coşku aynı derecede kalpten ve aynı derecede tezahürat ihtiva ediyordu. Bize bu zevki tattıran Galatasaraylılara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve kutluyorum. Galatasaray’ın bu başarısı disiplinli ve sistemli çalışmanın, hedefe varışı karar ve arzusunun sonucu olarak onaya çıkmıştır. Başarı rastgele olmamıştır.

Galatasaray UEFA kupasında çok yüksek bir gayret ve azim göstererek Kopenhapen’da yapılacak Avrupa finaline yükseldi. Karşısına çıkan birçok Avrupa takımını onların ortaya koyduklarından fazlasını sergilemiş ve yüksek bir performans göstererek “Avrupa ölçü”sünde bir takım olduğunu ispat etmiştir.

Ülkemizin hedefi, Avrupa Birliği’ne girmek, dünyanın kalkınmış ilk 10 arasında yer almak olduğuna göre ekonomide, sanayide, teknolojide, bilimde, edebiyatta, politika ve benzeri tüm alanlarda “Dünya Ligi’nde yer almamız gerekir. Galatasaray’ın başarısı insanlarımızda bu bilincin doğmasına önemli katkısı olacaktır. Bu başarı Türk insanının her konuda Avrupalılarla yarışabileceğini göstermiştir.

Bugün Türk insanı Dünyanın her kıtasında yer sahibi olmak, varlığını göstermek ve ülkesine katkıda bulunabilmek için koşturmaktadır. Dünyanın 16, ekonomisine sahip ülkemiz, ne yazık ki diğer bir konularda dünyanın çok gerisindedir. Bunun ana nedeni ülkemiz genel olarak siyasi bir istikrarsızlık içinde olup, politikacılar Türkiye’yi “Dünya Ligi “ne taşıyamamaktadırlar. Parti liderlerinin iki dudağı arasından çıkacak kelimelere bağlı demokrasi onların kendilerine sadık olacaklarından ve yerlerine göz koyamayacaklarından emin oldukları arasından belirledikleri milletvekilleri, ne yazık ki futbolda olduğu gibi “Avrupa Ligi’nde üşt seviyelere çıkarmaya yetmemektedir. Güngör Megi’nin Sultanlaşmış liderler, kendilerini aşabileceği korkusu ile siyasetin Terim’lerini kesip biçtiler cümlesi kısaca her şeyi ifade etmiyor mu?

Aynı yazar “Avrupa Birliği yolunda Kopenhag kriterlerine uyum sağlayacak cesaret ve ufka sahip bulunmayan ellerle devlet bocalıyor” diyerek üzüntüsünü ortaya koyuyor ve “Fatih Terim Galatasaray’ı, kupa finali için seviniyor.

Galatasaray’ın bu başarısı Türkiye’nin başarılı adımları için bir motivasyon olur, insanlarımıza “Dünya Ligi ’’ne ve “Avrupa Ligi “ne çıkma hususunda gerekli olan dinamizm kazandırır. İnşallah siyasilerimiz Türkiye’nin şampiyonluğu için birer Fatih Terim olurlar ve başarıya koşarlar. İşte o zaman bugünü, 23 Nisan Çocuk Bayramını kutlayan yavrularımız yeni bin yılda arzuladığım Liglerde yer alırlar.

İstanbul, 23 Nisan 2000

Güngör Mengi: “Terim ve seçim”

Sabah, 22.4.2000

Leave a Comment.