Bir Kıbrıslının M. Kemal Atatürk’e mektubu (I)

“Benim Kıbrıs’ım” dergisinin Mayıs 2000 sayısında yaralan, Özker Yaşın’ın Atamıza mektubunu, Kıbrıs tarihini çok güzel özetlemesi nedeniyle, sizlerin de ilgisini çekeceğine inanarak değerIendirmenize sunuyorum.

Sevgili yüce Atam

Sen 1938 yılının 10 Kasım günü

Ulusunu öksüz bırakıp

Dünyamızdan göçtüğünde Ben altı yaşında Bir çocuktum Kıbrıs’ta…

Anavatanımdan uzak

Yabancı bir bayrak altında 

Doğup yaşamanın acısını

Büyüdükçe daha fazla

Duydum yüreğimde

Nihayet günü gelince

Okumaya gönderildim

Türkiye’ye

Ve hayretle gördüm ki orada

Kıbrıs’ta Türklerin yaşadığından

Büyük bir çoğunluğun yoktu haberi bile…

Dünyamızı sarıp               

Bir kan gölüne çeviren

Büyük savaş

Sona erince       

Ve savaşın galipleri

Ege denizindeki

On iki Adayı

Yunanistan’a verince,   

Türkiye basınında

Arada bir bile olsa

Kıbrıs Adası’nın adı da

Yazılmaya başladı

Komşumuz Yunanistan,

Yıllarca Türk Toprağı olan Ege adalarını

Anavatandan ele geçirince

Şımardı fena halde

Hele Türkiye Cumhuriyeti

Hükümeti          

Bu çok hassas konuda   

Bir sfenks gibi

Sağır ve dilsiz kalınca, Yunanistanlıların cesareti Çoğaldı iyice…

Ve On iki Ada’dan sonra Kıbrıs Adası’nı da Katmak için topraklarına Çalışmaya başladılar…

Türkiye’deki hükümet

Bu gelişmeler karşısında

Aynen senin Büyük

Nutkunun

Bitiş bölümünde

Söylediğin gibi “Gaflet ve dalalet” İçinde idi…

İşin daha acı tarafı          

O yılların T.C. Hükümeti

Dışişleri Bakanı

“Türkiye’nin Kıbrıs konulu

Bir sorunu yoktur” diye

Beyanatlar verip gazetelere

Ahkam kesiyordu bilinçsizce…

Ve Yüce Atam böylece

Yunanlılar Türkiye’nin

Kıbrıs konusundaki Sessiz ve pasif 

Tutumunu görünce,

Adayı topraklarına Katmak için

Cesaretlendiler iyice…

15 Ocak 1950 tarihinde Kıbrıs Rum Kilisesi’nin önderliğinde

Kıbrıslı Rumlar

Dünya kamuoyuna

“Ada halkının Yunanistan’a

İlhakını istediğini”  duyurmak için

Hükümetten izinsiz

Bir “Plebisit’ yaptılar… 

Bu plebisite

Kıbrıs Türkleri   

Elbette ki

Katılmadılar

Plebisite coşkuyla katılan

Kıbrıslı Rumların              

Yüzde doksan sekizi “Adanın Yunanistan’a Verilmesini istedi. 

İşin en hazin ve komik tarafına gelince

Plobisitin sonuçları açıklandığı zaman 

Türkiye’de bazı ünlü gazetecilerin

Rum halkının kararına Saygı duyduklarını

Yazmaları oldu Atam.

Bunların arasında

Vala Nurettin ile

Ahmet Emin Yalman da vardı.

Tanrıya şükür ki

İngiliz sömürge yönetimi

Bu tek yanlı plebisiti Yasalara uygun bulmadı Ve tanımadı.

Bu ret oyların ardından

Beş yıl geçtikten sonra,

1955’in 31 Mart Perşembe gününü

1 Nisan Cuma gününe

Bağlayan gece

Rumların yıllar önceden

Yunanistan’ın desteğiyle kurdukları

Yeraltı örgütleri

“Ethniki Organasis

Kiprion Aganiston”  Türkçe çevirisiyle:

“Kıbrıs Milli Mücahitler Teşkilatı”

Herkesin bildiği

Yaygın kısaltılmış şekli ile:

EOKA

Adanın her yanında

Bombalar patlatarak

Ve sanki

Büyük Britanya Hükümeti’ne

NİSAN BİR şakası yaparak

Çıktı yeraltından yeryüzüne…

Lefkoşe, Girne, Lamaka, Limasol ile Baf’ta

Peş peşe patlattığı bombalar

Ve dağıttığı

Başkan Digenis imzalı

Zehir zemberek tehdit dolu bildirilerden sonra

Kıbrıs konusu

-Türkiye’nin tüm

Muhalefetime rağmen-  Birleşmiş Milletler’de görüşülmek üzere

Yunanistan’ın isteğine uyularak

Alındı Genel Kurul Gündemine…

Ve Kıbrıslı Rumlar

Bu haberi duyunca sanki çıldırdılar! Dan! Dan! Dan! Dan!

Sabahtan akşama kadar hiç durmadan,

Adanın bütün kiliselerinin çanları çalarak Kafamızı şişirip fena halde şenlik yaptılar delicesine…

Yine şükürler olsun ki Atam Bu olayın sonucu olarak  Dan! Dan! Dan! Dan!  diye biteviye çalan

Çan sesleri sayesinde, Türkiye’de siyasetle uğraşanlar

Kıbrıs işinin üzerinde önemle ve ciddiyetle Durmak gerektiğini en nihayet anladılar…

(SÜRECEK)

Özker YAŞIN, Kıbrısım, Mayıs 2000.

(İstanbul, 12 Mayıs 2000)

Leave a Comment.