ÇOTAŞ-ÇORUM TÜRK İŞÇİ ANONİM ŞİRKETİ

Son yazımın başlığında ÇOTAŞ-Çorumspor yer alıyordu. ÇOTAŞ’ın ne olduğunu açıklamama rağmen, bu teşebbüsün hikayesini ve enden ÇOTAŞ’ın faaliyete geçirilemediğini geniş bir şekilde sizlerin değerlendirmesine sunmayı istiyorum.

1960’lı yıllarda yurtdışında ve bilhassa Almanya’da çalışan Türk işçileri bir gün geri dönecekleri de düşünerek doğdukları yörelerine yatırım yapmaya teşvik edildiler. O zamanlar Almanya’da Türk Büyükelçiliği yapan daha sonra politikaya atılan ve Maliye Bakanı olan Ziya Müezzinoğlu bu konuda oldukça etkili çalışmalar yapıyor ve bu kuruluşlara yol gösteriyordu.

Türksan, İşbir, Yibitaş gibi daha sonra başarılı olmuş şirketler yanında yüzlerce yöresel şirket kuruluşu için adımlar atıldı. O günlerde Dortmund ve bölgesinde yaşayan çoğunlukla Alacalı olan işçiler Osman Alparslan’ın önderliğinde bir araya gelerek Çorum’da yatırım yapmaya karar vermişler. İlk başlangıçta 250’ye yakın hemşehrimizin desteklediği bu kuruluşun başkanlık görevini Osman Alparslan’ın ısrarlı istediği üzerine bir müddet sonra bana verildi. Osman Alparslan, Kemal Poyraz, Vahit Terlemez gibi hemşehrilerimizin de yer aldığı yeni yönetim kurulu Almanya’nın her tarafında tertiplediği toplantılarla aralarında Çorumlu olmayanların da bulunduğu üye sayısını 500’e çıkardı. Her bir üye 1000 Alman Markını bankaya yatırdı.

1967 yılı başlarında “ne tip bir yatırım” yapılabileceğini belirlemek üzere Çorum’a geldik. Büyük ilgi ile karşılandık ve yerel basın da bizim bu girişimimize olumlu yaklaştı. O zamanlar Belediye Başkanı olan eniştem Kemal Demirer ile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Vahit Benderli bu teşebbüsün bayraktarlığını üstlendiler. Bir otobüs dolusu Çorumlu dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’i Ankara’da ziyaret ettik. Kendisi Devlet Planlama Teşkilatı yetkililerine Çorum’da ne tip bir yatırım yapılabileceğinin en kısa zamanda belirlenmesi üzerine emir verdi. Çorum’a döndük ve temaslarımıza devam ettik. O zaman kendisinden ortak olmasını istediğimiz bir işadamının “Siz bu yatırımı yapın, başarılı olursanız ben de ortak olurum” dediğini halen üzülerek hatırlıyorum. Yurt dışında binbir zorluk içinde birkaç fenik kazanan işçinin kalbi, doğduğu yöreye yatırım yapma coşkusuyla dolu iken, Çorumlu zengin hemşehrim böyle bir yatırımın ……. Neler sağlayacağını düşünemiyordu. Belki de Çimento Fabrikasına ortak olmanın yarattığı “hüsran”ın etkisi vardı.

Devlet Planlama Teşkilatı’ndan beklediğimiz cevap hiçbir zaman gelmedi… Ziyaretimizde, Çorum’da Çimento Fabrikasının bulunmasını da dikkate alarak asbestli boru fabrikası kurulması yönünde öneriler almıştık. Dönünce Almanya’nın bu konudaki en büyüklerinden olan Eternit firması ile görüşmeler yaptık. Başlangıçta bize büyük ilgi gösterdiler. Bir müddet sonra kendilerinin İzmit-Karamürsel’de yüzde yüz Alman sermayeli bir şirket kurarak yatırım yapacaklarını belirttiler. Bunun üzerine bu tip fabrikaların makine ve donanımlarını imal eden bir firmayı Bremen’de ziyaret ettik. Ankara Çimento Fabrikası için benzeri makinaları sattıklarını ve montaj için Ankara’ya gideceklerini öğrendik. Yetkililerden bu seyahati takiben Çorum’a gitmelerini, yerinde gerekli tetkiklerini yapmalarını ve görüşmelerini istedik. Kendileri bu teklifimizi kabul ettiler.

Hatırlayabildiğim kadar Vahit Benderli’nin organizasyonu ile firma yetkilileri Ankara’dan alındılar ve Çorum’a getirildiler. İki günlük bu ziyareti takiben Almanya’ya dönüşlerinde kendileri ile buluştuk. Çorum’a yaptıkları seyahatten ve kendilerine gösterilen misafirperverlikten çok memnun kaldıklarını ifade ettiler. Yaptıkları temaslar sonucunda Çorum’un böyle bir yatırım için gerekli olacak desteği sağlamaya hazır olmadığı izlenimlerini edindiklerini ve bizim topladığımız 500 bin markla da böyle bir fabrikanın işletilmesinin zor olduğunu açık bir şekilde ortaya koydular.

Bu girişimden bir müddet sonra ben, askerlik görevimi yapmak üzere Türkiye’ye döndüm. ÇOTAŞ’ın başkanlığını Kemal Poyraz arkadaşımız üstlendi. Bir yıl kadar yeni bir yatırım alanı tesbit etmeye çalıştılar. Başarılı olamayacak izlenimleri edinmeleri ve Kemal Poyraz’ın da Türkiye’ye temelli geri dönme arzusu üzerine bu teşebbüse son verildi ve üyelerin paraları kendilerine iade edildi.

İşte kısaca ÇOTAŞ’ın hikayesi… eğer başarılı olabilseydik, bugün halk katılımı ile sağlanan gelişmeler nedeniyle imrendiğimiz Yozgat’ın yerinde Çorum olurdu…

İstanbul, 31 Mayıs 2000

Leave a Comment.