KUTLANACAK BİR ŞEY YOK

Bugün “Dünya Çevre Günü”, tüm dünya’da kutlanıldığı gibi ülkemizde de kutlanıyor. Hızlı nüfus artışı ve endüstrileşme dünya’nın doğal dengesinin bozulmasına neden oldu. Artan çevre sorunları 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen I. Dünya Çevre Zirvesi’nde ilk defa ele alındı. 113 ülkenin toplantıda, toplantının başladığı gün olan 5 Haziran “Dünya Çevre Günü” ilan edildi.

Ne yazık ki tüm iyi niyetli girişimlere ve gösterilen gayretlere rağmen dünyanın tükenişi önlenemiyor. İnsanlar gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da dikkate alarak “Sürdürülebilir Kalkınma” modelini uygulamıyorlar. Ormanlar kesiliyor, Denizler, sular ve hava kirletiliyor, topraklar erozyon sonucu taşınıyor ve dünya her geçen gün yaşanılamaz bir duruma giriyor. Böyle giderse gelecek nesillere bırakılacak temiz doğa kalmayacak.

İstanbul’da 234 sivil toplum kuruluşunun bünyesinde toplayan “Çevre Kozası” isimli örgüt ‘her yıl güzel şeyler söylendiğini ama hiçbir ilerleme kaydedilmediğini’ belirterek “Kutlanacak bir şey yok” sloganı ile toplumun dikkatini çekmeye karar veriyor.

Hakikaten, ben de yıllardan beri her yıl Haziran ayında yapılan “Dünya Çevre Günü” etkinlikleri içinde görevler aldım, toplantılar tertipledim ve konuşmalar yaptım. Geriye doğru baktığımda pek önemli ilerlemeler kaydedemediğimiz üzülerek görüyorum. İmar ve İskan Bakanı iken, 1982 yılında projesini yaptırdığım Çorum Arıtma Tesisi, 1983 yılında ihalesini yaptırdığım İzmir Kanalizasyon ve Arıtma Tesisi halen bitirilememiştir. Aradan geçen bu kadar uzun sürede Çorum Deresi ve İzmir Körfezi kirletilmeye devam edildi. Hakikaten kutlanacak bir şey var mı? Siz ne düşünüyorsunuz

Her yere yapılan “Uluslararası Çevre Proje Olimpiyat” çerçevesinde verilen “Çevre Basın Ödülleri Jürisi”nde göreve aldım. Görüntülü basın adaylarının eserlerini videoda izlerken çok etkilendim, çevrenin amansızca kirletildiğini ve yok edildiğini üzülerek izledim. Bunlardan bazılarını isterseniz birlikte izleyelim.

  • Balık Katliamı: Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinin Sularının aktığı baraj gölünde balıkların ölümünü ele alıyor.
  • Florya Deniz Kazası: Petrol Tankerinin ikiye bölünmesi sonucu denizde ve Florya sahillerinde meydana gelen kirlenmeyi ve petrole batan kuşların acı ölümünü ele alıyor.
  • Orman Katliamı: Yanan ve yakılan ağaçların ağlayışını ortaya koyuyor.
  • Kurbağalı Derenin Kirlenmesi: Bir zamanlar insanların sandalları ile dolaştığı bu güzel derenin, bugün ki kirlenmiş durumunu ortaya koyuyor.

Değerli okuyucuların durum böyle iken hakikaten neyi kutluyoruz? Hiç olmazsa bu kutlamaların çevre bilincinin oluşmasına büyük katkısı olacağına inanarak teselli buluyorum…

İstanbul, 5 Haziran 2000

Leave a Comment.