KAYAKÖY’DEKİ KİLİSE

Cumhuriyetin kurulmasını müteakiben mübadele sonunda Rumların Yunanistan’a girmesi ile boşalan ve uzun yıllar kendi kaderine terk edilen ve kimsenin oturmadığı Fethiye’nin Kayaköy’üne son yıllarda ülkemiz aydınları ile Mimarlar Odası ilgi göstermeye ve burayı canlandırma çalışmalarına başladılar.

Zeugma (Belkıs) ile ilgili yazımda da ‘belirttiğim gibi farklı kültürlere ait tarihi zenginliklerin yaşatılmasının, korunmasının ve onarılmasının önemli olduğuna inanıyorum. Bu nedenle Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Mimarlar Odası tarafından Kayaköy’de başlatılan restorasyon ve röleve çalışmalarının memnuniyetle karşılıyorum.

Ama… Demeden de duramıyorum…

Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 18. yüzyılın başından beri acımasız bir şekilde yok edilen ve yok edilmeye devam edilen Türklüğe ait eserlerin de korunması gerektiğini ifade etmeyi istiyorum. 3000 yıldan fazla Osmanlı Devletinin egemenliğinde kalmış Yunanistan’ın Batı Trakya’da Türk azınlığın yaşadığı bölge dışındaki kısımlarında, Selanik, Atina, Patras ve Preveze gibi şehirlerinde ne Türklerin yaşadığı yerler ne de kutsal yapıları, camileri, medreseleri kalmıştır. Biz Türkler gibi hoşgörülü olmayan Yunanlılar tarafından Balkanların bu bölgesindeki Türk varlığı ile ilgili izler acımasızca yok edilmiştir.

TÜRSAB Genel Başkanı Başaran Ulusoy’un daveti ile Fethiye’ye gelen İstanbul’da merkezi bulunan Fener Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Bartholomeos çalışmaları yerinde inceledi. Bartholomeos’un bu gezisine Yunanistan’ın’ 12 adalar Valisi Savaş Karayannis’de katıldı.

Çalışmaları mükemmel bulduğunu belirten Patrik “Kilisenin restorasyonu bizi mutlu etti. Kültür ve medeniyetleri geliştirmek, bütün insanlara bu abideleri mal etmek çok yararlıdır, Dışişleri Bakanları İsmail Cem ve Yorgo Papandreu’yu başlattıkları yakınlaşma için kutluyorum. Barış için geç kalınmış sayılmaz” dedi.

Türkiye’de doğup büyüyen ve vatandaşı olan ve çeşitli toplantılardan yakinen tanıdığım Patrik Barteolomos yaptığı bazı açıklamaları ile Yunanistan’da çok etkin olan Rum Kilisesi ile ters düşmektedir. İnşallah Yunan devlet adamları ve Kilisesi Bartholomeos’un Türkler ve Müslümanların Yunanistan’daki eski kültür yerlerinin korunmasını istediğini belirten sözlerini dikkate alırlar.

Ayrıca, Bartholomeos, “Atina’ya çok sayıda Müslüman işadamı ve sporcu geliyor. Buraya mutlaka cami yapılmalıdır” sözünü sevindirici buluyor ve destekliyorum. Bu arada yazılarımda belirttiğim gibi 1912’de terk ettiğimiz Selanik’te onarımı yıllardan beri bitirilmeyen tek kalan caminin de ibadete açılmasını istiyorum. Bizim Diyanet işleri Başkanımızın ve kuruluşunun bu sorunlara sahip çıkmasını ve geçmiş günlerde Balkanlarda yapılan İslam toplantısında söylediği gibi Türk-İslam izlerinin Balkanlarda ve Yunanistan’da korunmasına katkısını bekliyorum.

Bu toprakların bize ait olduğunu gösterebilmek için ülkemizin her yerinde özellikle Ege Bölgesinde camilerimizi, eski eserlerimizi koruyalım ve restore edelim. Yoksa bir gün buralar size ait değil derler. Bodrum, 3.Ağustos.2000

Erdoğan Cankuş, “Atina’ya cami yapılmalı” Hürriyet, 1.8.2000

Leave a Comment.