Ne Var Bunda? Herkes Alıyor!

Milli Eğitim Bakanı olarak tanıdığım DYP Batman eski Milletvekili Köksal Toptan’ın İzmir’deki Balina operasyonunun kilit ismi Karadenizli Mehmet Niyazioğlu’ndan DYP Genel Başkanlığı seçimi için 10 milyar lira aldığı haberi bu hafta Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer aldı.

Kendisini çok yakinen tanımama rağmen hakkında edindiğim intibalarım ile Sabah gazetesi yazarlarından Güngör Mengi’nin “Köksal Toptan’ın kişiliği ve bilinen geçmişi bu tür ahlaki zaaflara sakatlanmış bir ‘şüpheliler listesi’ yapılsa, adı o listeye girmeyecek siyasetçilerden olurdu” şeklindeki tesbiti ile aynen çakışmaktadır.

Köksal Toptan’la ilgili olarak Rauf Tamer Sabah gazetesindeki köşesinde ‘Çalmamış, çırpmamış. Mütevazi hayatıyla daima örnek bir politikacı olmuş… Demokrasi mücadelesinde de daima önde koşmuş” diyor.

Parayı aldığını gizlemeyen Toptan, “Kongre döneminde yanımızda yer alan Rize’den Nihal Mete, Niyazoğlu’nu aramış. Mete Niyazoğlu’na ‘Hemşerimiz kongre mücadelesine giriyor. Yardım edelim’ demiş. Bunun üzerine hesaba para yatırılmış” şeklin-  de açıklama getiriyor ve Sayın Köksal Toptan çok önemli gördüğüm aşağıdaki sözleri söylüyor;

*             “Ne yapsaydım? Rüşvet mi alsaydım? İhale mi takip etseydim? Kardeşlerime banka kurdurup kredi mi alsaydım?”

*             “Rüşvet almadım, iş takibi yapmadım. Tabi ki, çoluk çocuğunun nafakasını keserek yapmadım seçim masraflarımı. Çok param olsaydı zaten seçimleri kazanırdım.”

*             “Bana mafyadan para aldın diyenler, önce kendi önlerine baksınlar? Türkiye’de yalnızca yasal olmayan yollardan servet sahibi olanlar mı politika yapabilmeli, genel başkan olabil-

*             “İş dünyası ile siyasetçiler arasındaki para ilişkisinde milyon dolarlar konuşuluyor. DYP kongresinde de kapıda Jet-Pa’nın araçları vardı. Başbakanların işadamlarının yatlarında 

gezdiği, uçaklarına bindiği bir Türkiye’de bu konunun abartılarak gündeme getirilip büyütülmesi bir siyasi kıyım içindir.”

Köksal Toptan’ın Milli Eğitim Bakanlığı döneminde tayin edilen üniversite rektörlerinin yarattığı olumsuzluktan bahseden Oktay Ekşi, “Tamam..  Toptan’ın hayali ihracat yoluyla kara para kazandığını ileri sürülen birinden bağış şeklinde para almış olması onun hesabına ciddi bir talihsizliktir.

Ama Toptan’ı bu yüzden kınamadan önce Türk siyasi hayatının bu uygulamayı reddettiğine dair herhangi bir örnek anımsıyor muyuz, ona bakmak zorundayız.

Şimdi bas bas bağıran ve siyasi ahlak adına ahkâm kesenlerden hiç değilse bir tanesi, ülkemizde siyasi ahlakın yerleşmesi için gösterdiği -çok değil- bir tek somut cabayı ortaya koysun da sonra konuşsun.” şeklinde önemli bir değerlendirme ile yaklaşıyor. Hakikaten devletin soyulmasına, kara para aklanmasına göz yummuş, çete ve mafyaya bulaşmış siyasetçilere ne yaptık? Meclise sunulan “Siyasi Ahlak” yasasını kimler çıkarmadı? Kimler kadük hale gelmesine sebep oldu.

Evte, Toptan kendini; “Ne var bunda?.. Herkes alıyor” sözleriyle savundu ama, Can Ataklı köşesinde “Herkes alıyor da siz yakalandınız..” şeklindeki cevabını da aldı.

Hakikaten Köksal Toptan gibi birisi bu duruma düşmesinden dolayı üzülüyorum. Yazıma Güngör Mengi’nin şu satırları ite son vermeyi istiyorum.

“Sistemdeki çürümeyi, çürümeden hangi çevrelerin yararlandığını bundan daha açık ortaya koyacak bir itiraf bulunamaz!

Siyasette gücü, kaynağı sorulmayan para sağlıyor. O bana, yeni yolsuzlukların ve devlet soygunlarının kaynağı oluyor. Namuslu insanlar siyasetten dışlanıyor.”

Bodrum, 20.Ağustos.2000

Milliyet, Hürriyet, Sabah gazetelerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.

Leave a Comment.