Smokin Sıkıntısı

30 Ağustos kutlamaları ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı’nca gönderilen davetiyelerde gece için erkeklerin smokin, bayanların uzun etek giymeleri rica edildiği basında yer aldı. Cumhurbaşkanlığı yemininde dahi frak giymeyen ve takım elbiseyi tercih eden Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer bu akşamda smokin giymiş ve siyah papyon takmıştı. Gazeteciler de dahil tüm davetliler de bu ricayı yerine getirmişlerdi.

Sadece Turizm Bakanı Erkan Mumcu geceye takım elbise ve kravat ile gelmişti, Bakan, eşi ile birlikte uzun bir süre smokinini aramış, bulamayınca da koyu renk elbise giymek zorunda kalmıştı. Bu haber basında “Bakan Mumcu’nun smokin sıkıntısı” başlığı ile yer aldı.

Resmi törenler yanında son sıralarda düğünlerde de giyilen smokin siyasetçiler ve üst düzey görevlilerinin gardıroplarında bulunması gereken bir kıyafet oldu. Bu konu ile ilgili bir hatıramı sizinle paylaşmak istiyorum.

30 Ağustos 1982 yılında imar ve iskân Bakanı olarak eşimle birlikte Hipodromdaki törenlere katılmıştım. Tören bitiminde akşam Orduevinde düzenlenen resepsiyona erkeklerin smokin, bayanların uzun etek giymeleri rica edildiği bizlere duyurulunca çok şaşırdım. İzmir’de bir üniversite öğretim üyesi olarak hiçbir zaman smokin giyme zorunluluğu ile karşılaşmadığımdan smokinim yoktu.

Hakikaten, çok şaşırmıştım. Kendisini hemşerim olduğu ve yakın hissettiğim için Turizm Bakanı İlhan Evliyaoğlu’na “ne yapacağımı” sordum. Biraz şaka ile “ya satın alacağımı veya kiralayacağımı” söyledi. Tören sonunda Kızılay’daki Vakko mağazasına gittim ve bir aylık bakan maaşının yüzde seksenini ödeyerek bir smokin aldım.

Bakanlık görevim sona erince İzmir’e üniversiteye geri döndüm. 8. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in de katıldığı İzmir Ticaret ve Sanayi Odası’nın 150. kuruluş günleri nedeniyle verdiği resepsiyonda smokinimi bir defa daha giydiğimi hatırlıyorum.

1983 yılının son günlerinde eşim Kadriye’yi kaybetmem benim ve çocuklarımın yaşantısını çok hem de çok etkiledi. Bu kaybın yarattığı sorunları aşabilmek için altı yıl onlara hem analık, hem de babalık yaptım. Onların 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nce başlayacakları okul günlerinde yanlarında olabilmek için en son rektör yardımcısı olarak önemli hizmetler verdiğim Dokuz Eylül Üniversitesinden ayrılarak İstanbul Teknik Üniversitesi’ne geçtim.

1985 yılında iki yavrum, “yeniden evlenmem gerektiğini ve bunu kendilerinin arzu ettiklerini” bana bildirmelerine rağmen onların üniversite eğitimlerinin ilk yıllarında onlarla birlikte oldum. 1989 yılı Haziran ayında ikinci evliliğimi yaptım. Evet, o gün smokinimi nikâh töreninde son defa giydim.

Turizm Bakanı Mumcu’nun smokin hikâyesini aktarırken kendi hatıramı ve acılarımı sizlerle paylaştım. Siz hemşerilerimi kendimin birer parçası ve ailem olarak kabul ettiğimden çok özel konularımı da sözlerden gizlemeye bir neden görmüyor ve sık sık sizlerle paylaşıyorum.

İstanbul, 2 Eylül 2000

Leave a Comment.