BAŞ AĞRITAN TASARI

Günlük yaşamımızda baş ağrıları insanı rahatsız eder ve genellikle bir müddet sonra geçer. Çok önemli bir nedeni yoksa bu ağrılar insanı öldürmez ama sarsar. 

Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi’nde yarın (bugün) görüşülecek sözde Ermeni Soykırımı Tasarısını ben yukarıda açıkladığım bir baş ağrısına benzetiyorum. Bu tasarının kabulü halinde tek kutuplu dünyanın lideri olan Amerika ile aramızda arzulanmayan olumsuz gelişmeler ortaya çıkacaktır. Hükümetimiz tarafından uygulamaya konulacağı belirtilen radikal kararların Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını, konumunu ve prestijini sarsacağı bazı politikacılarca ifade edilmektedir.

Avrupa Parlamentosunda ele alınacak Türkiye raporuna AP Dışişleri Komisyonunda yapılan görüşmeler de “soykırım” ifadesinin eklenmesi önergeleri dün reddedildi. Türkiye raporunu hazırlayan Philippe Morillon, Ermeni soykırım iddialarının sokulmasına karşı çıktı ve;

“Amerikalılar bu tür bir aptallık yapıyorlar diye bizim de aynısını yapmamız gerekmiyor. Ermeni soykırımına atıfta bulunmaya hakkımız yok. Eğer herkesin tarihiyle barışık olmasından bahsedeceksek kolonyalizm, Aborijinler ve Kızılderililerden de bahsetmeliyiz.

Türkiye ile ilişkilerde çok önemli bir dönemdeyiz. Boğanın önünde kırmızı bez sallamanın anlamı yok” şeklinde konuştu. 

Yapılan tahminlere göre, yaklaşan seçimlerde Amerika’da yaşayan 300 bin Ermeni kökenli seçmenin oyunu alabilmek için Temsilciler Meclisi’nin bu tasarıyı kabul edeceği istikametinde olmasına rağmen, gösterilen çabaların etkili olmasını ve Avrupa Parlamentosunda olduğu gibi reddedilmesini arzuluyorum. Bu tasarının kabulü gerçekleşirse hakikaten başımız ağrıyacaktır. Her ne kadar tasarının bir yaptırımı yok deniliyorsa da böyle bir kabul Avrupa devletlerinin ve kuruluşlarının tutumlarını da etkileyecektir.

İki siyasetçinin gazetelerdeki köşelerinden alıntılar yaparak bu konunun ülkemiz açısından önemini ortaya koymayı istiyorum.

Abdullah Gül’ün (FP Milletvekili) değerlendirmesi;

“Ermeni lobisinin atağı Türkiye’yi çok hazırlıksız ve zayıf bir anda yakaladı.

Tarihi gerçekler, birçok diplomatımızın Ermeni terör örgütü (ASALA) tarafından şehit edilmesi, Ermenistan’ın bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkması, Azerbaycan topraklarının yüzde yirmi beşinin halen Ermeniler tarafından işgal altında tutulması gibi gerçekler göz önünde bulundurulursa, Türkiye’nin bu konuda karşısına çıkması kuvvetle muhtemel yeni ve farklı senaryolara karşı önceden hazırlıklı ol- I ması gerekirdi” şeklindedir.

Yılmaz Karakoyunlu’nun (ANAP Milletvekili) değerlendirmesi ise;

‘Çok ciddi kriz yaşıyoruz. Bu karar, Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını ve prestijini sarsan kararlardır. Bu çirkin tasarının ve bu kurnaz oyunun ileri günlerde karşımıza çıkaracağı sorunlar daha da önemlidir.

Çirkin tasarıyı Ermeniler ‘in seçim fırsatçılığı gibi sunduklarını düşünmek saflık olur. Bunu Ermeni 10bicılıgınin ürünü ve başarısı gibi görmek, işi hafife almaktır. Bu bir Ermeni devlet politikasıdır dikkatle, özenle ve ısrarla uygulanmaktadır” şeklindedir.

Değerli hemşerilerim, yarınki oylamaya sağduyunun hakim olmasını istiyorum.

Bu konuda yazmaya devam edeceğim.

İstanbul, 1 1.Ekim.2000

Abdullah Gül, “Ermeni tehdidi ve loizidou davası”, Milliyet,

1 1.10.2000

Yılmaz Karakoyunlu, ‘Çirkin tasarı, kurnaz oyun… Sabah,

7.10.2000

Leave a Comment.