SOYKIRIM-TAZMİNAT-TOPRAK TALEBİ

Piar-Gallup tarafından yapılan bir kamuoyu araştırmasında “Ermeni soykırım iddiaları haklı mı, haksız mı?” sorununa katılanlar;

İddialar haklıdır;               yüzde 1 1,7

İddialar haksızdır;            yüzde 78.7

Fikri yok / Bilmiyor;         yüzde 9,6

Şeklinde cevaplandırmışlardır.

Halkımızın büyük bir çoğunluğu bu iddiaların haksız olduğunu İfade etmektedir.

1. Cihan Harbinde Ruslarla birlikte hareket eden Ermeniler, Doğu illerimizde on binlerce Türk’ü öldürmüşlerdir. Bulunan toplu mezarlar bunun göstergesidir. Devletine İsyan eden Ermenilerin do bu tutumlarından dolayı bir kısmının öldürüldüğü muhakkaktır. Ama bir soykırım olmamıştır. Tüm arşiv taramalarında bir katliam emrine rastlanılmamaktadır. İddia edildiği gibi ölenlerin sayısı 1,5 milyon olmayıp en fazla 200 bin civarındadır. Kaçı öldürüldü? Kaçı o günün zor koşulları içinde hastalıktan öldü. Bu belirlenememektedir.

Dünyaca ünlü Amerikalı tarihçiler Stanford Shaw ve Bernard Levis, Osmanlı arşivlerinde yaptığı taramalardan sonra “soykırım emri yok” demişlerdir. Kendilerinin dâhil olduğu 69 Amerikalı bilim adamı ve tarihçi 1985 yılında ABD Temsilciler Meclisi yine Türkiye’yi soykırımı ile suçlayan bir karar tasarısı görüşmeye hazırlanırken New York Times ve Washington Post gazetelerinde bir bildiri yayınlayarak tasarıdaki iddiaların yanıltıcı ve yanlış olduğunu ortaya koyuyorlar ve Ermenilerin iddialarını çürütüyorlardı.

 Birinci Cihan Harbi sonunda Türkiye’yi işgal eden İngilizler çok sayıda Türk’ü “Ermeni Soykırımı” ile ilgili oldukları nedeniyle tutukluyor ve Malta Adasına götürüyordu. Ellerine geçen Osmanlı arşivlerini didik didik aramalarına rağmen bu hususta hiçbir belge ve bilgi bulamadıkları için tutukları bir müddet sonra serbest bırakmak zorunda kalıyorlardı.

Soykırım olmadığı kesin olduğu halde neden bu konu son yıllarda başta Amerika olmak üzere Avrupa ülkelerinin meclislerine getiriliyor? Bunun nedenini anlamak için tarih sayfalarına bakmamız yeterlidir. Sevr antlaşması İle Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmının (Trabzon, Rize, Erzurum, Erzincan, Muş ve Van) Ermenilere verilmesi Amerika’nın ve Avrupa ülkelerinin desteği ile sağlanmaya çalışmıştır. (Bu arada Artvin, Kars, Ardahan ve Iğdır Ruslara bırakılıyordu.) Bugunkü girişimlerin arkasında bu ülkelerin desteği ile Azerbaycan’a ait toprakları (Dağlık Karabağ) silah zoru ile Ermenistan’a katan Devlet Başkanı Robert Koçaryan’ın hararetle desteklediği plana uygun şekilde Lozan Antlaşması ile yırtılıp atılan Sevr antlaşmasını tekrar canlandırmak ve Büyük Ermenistan’ı oluşturmak (kurmak fikri) yatmaktadır.

Ermeni tarihçi Prof. Laurentı Barsegian bakın neler diyor;

“Bir zamanlar Ermeni toprakları 359 bin kilometrekareydi. Şimdi 29 bin kilometrekareye indi. Batı ve Doğu Ermenistan ikiye bölündü.

Bununla kalmıyor ve; “Amaca ulaşıncaya kadar mücadele edeceğiz.” şeklindeki ana düşüncesini ortaya koyuyor.             

Halkımızın bilmediği gerçek budur. Ülkemiz   üzerine bu defa başka bir oyun oynanıyor. Ermenilerin, Ermeni diasporasının (başka ülkelerde yaşayan Ermeniler) ve onlara destek verenlerin başarı için çizdikleri yol;

-Soykırım’ın kabul ettirilmesi,

-Tazminat istemek, -Toprak talebi aşamalarını kapsamaktadır.

Hayallerindeki büyük Ermenistan toprakları içinde Kars, Ardahan, Erzurum, Erzincan, Sivas, Muş, Bitlis, Siirt ve Elazığ illerinin olduğu da bilinmektedir.

Ey kardeşim ülken üzerinde oynanan oyunların biri bitiyor derken, bir yenisi başlıyor. Onun için uyanık ol ve bu sorunları ‘detaylı öğren ve vatanı korumak için bilgili ve hazırlıklı ol. Onların amaçlarına ulaşmasına fırsat verme.

İstanbul, 15.Ekim.2000

Basın, TV ve Ansiklopedilerden faydalanılmıştır.

Leave a Comment.