TRABZON ZİYARETİ (l)

Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi inşaat Bölümünde yapılacak bir doktora sınavına katılmak için dün Trabzon’da idim. Doğu Karadeniz’in merkezi olan Trabzon, tarihi ve doğal güzellikleri ile ülkemizin en güzel görevlerinden birisidir.

1969 yılında ailece Trabzon’a ilk defa orada yüksek eğitimini gören yeğenim Ertuğrul Soyocak’ı ziyaret ettiğimizde gitmiştim Bakanlık dönemimde de birkaç defa gittiğim Trabzon’u ve insanlarını çok cana yakın oldukları için sevmiş tim. Bana göre masmavi Karadeniz ile yemyeşil dağları ve yaylaları bu yöreleri ziyaret edenleri çok olumlu bir şekilde etkilediği gibi burada geçirilen günler insanı huzura kavuşturmaktadır.

Trabzon’la ilgili izlenimlerimi anlatmadan önce şehrin tarihi hakkında kısaca bilgi vermeyi istiyorum:

  Yörede Hitit ve Asurluların varlıklarını sürdürdükleri yapılan kazı çalışmaları ite belirlenmiştir.

*             Trabzon MÖ 670’Ierde Karadeniz kıyılarında ticaret kolonisi oluşturan Miletli denizciler tarafından kurulmuştur. 

  Şehre verilen “Trapezous” adının eski Yunancada “masa” anz lamına gelen “trapeza” sözcüğün den türetildiği ileri sürülmektedir. Bunun, limanın ardındaki dağlardan kıyıya doğru alçalan tareçaların denizden görünümün masayı andırmasıyla ilgili olduğu sanılmaktadır.

*             MÖ VI. yy. ortalarında Perslerin egemenliğine giren Trabzon MÖ 334 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender’in Anadolu’yu işgali ile bu krallığın denetimine girmiştir.

 * Büyük İskender’in ölümünden sonra eski Pers soylularından Mitridates Kristes’in kurduğu Pontus Krallığının önemli merkezlerinden biri haline geldi.

*             Anadolu’nun önemli bir bölümüne hâkim olan Pontus Krallığı MÖ 73’te Romalılar karşısında ağır bir yenilgiye uğradı ve Romalıların hakimiyetine girdi.

*             IV. yy. sonlarından başlayarak Doğu Roma’nın (Bizans’ın) payına düşen toprakların sınırları içinde kalan Trabzon 705’te Araplar tarafından işgal edildi. Şehir IX. yy. sonlarına kadar Araplar ve Bizanslılar arasında el değiştirdi.

*             1204’te Haçlılar Bizans’ı ele geçirerek Latin İmparatorluğu kurulunca Kraliçe Tamara’nın himayesindeki Aleksios Kommenos şehri teslim aldı. Böylece Pontus Devleti olarak da tanınan Trabzon Rum İmparatorluğu kuruldu.

*             1348’de Akkoyunlular şehre saldırdı. Bu sırada başa geçen III. Aleksios Komenos vergi vermeyi kabul ettiği Akkoyunlularla yakınlık kurma siyaseti izledi. Kız kardeşi Maria Despina’yı Akkoyunlu Tur Ali Bey’in oğlu Fahrettin Kutlu Bey’le, diğer kız kardeşi Teodara’yı Ordu Beyi Hacı Emir’le kızı Eudoksiya’yı da Niksar beyi Taceddin Bey’le evlendirdi.

  Yıldırım Beyazid 1398’de Müslüman Samsun’u ele geçirince Pontuslular vergi ödeyerek Osmanlıları kendilerinden uzak tuttu. İstanbu17dan kaçan Rumların Trabzon’a sığınması, Fatih’in Pontuslular üzerine donanmasını göndermesine yol açtı. Bunun üzerine daha fazla vergi ödemeye başladılar. Osmanlılara karşı Akkoyunlular, Karamanlılar ve Candaroğullarıyla yakınlık kurmaya çalışarak Osmanlıya vergi vermeyi durdurdular. Fatih Sultan Mehmet 1461 ‘de Anadolu’ya sefere çıktı. Şehrin karadan ve denizden kuşatılması üzerine son İmparator David Kommenos anlaşma yoluyla Trabzon’u Fatih’e teslim etti. Şehrin adı da Trabzon’a dönüştü.

*             Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden sonra Rus donanması 17 Kasım 1914te şehri bombaladı. 18 Nisan 1916’da Rus ordusu Trabzon’a girdi. Bu sırada Müslüman halkın büyük bölümü şehri boşalttı. Ayrıca işgal sırasında Ermeni ve Rum çeteleri köyleri basarak Müslümanları göçe zorladı.

  * 1917 Rus Devriminden sonra aralık ayında Erzincan’da yapılan ateşkes antlaşması uyarınca Ruslar İşgal bölgelerini boşaltmaya başladı. Rusların yerini dolduran Ermeni ve Rum çetelerini temizleyen Türk birlikleri 24 Şubat 1918’de Trabzon’a girerek şehri işgalden kurtardı. Trabzon’da müttefiklerce bir Rum Pontus devleti kurulmak istenmişse de buna mani olunmuştur.   

1461 ‘den beri iki yıla yakla n bir Rus işgali dışında bir Türk kenti ola Trabzon’da sonsuza kadar bayrağımız dalgalansın.

Bu konu ile ilgili yazıma devam edeceğiz.

                İstanbul, 24.Ekim.2000  

Leave a Comment.