Piri Reis’in Rotasında (1)

Geçen hafta Çarşamba günü İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü tarafından tertiplenen;

“Piri Reis’in Rotasında 25. Yıl Sempozyumu”

Çerçevesinde deniz araştırmalarının ulusal ve uluslararası bağlamda bugünkü saygın konumuna ulaşmasında Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü’ne vermiş bulunduğum çeşitli desteklerim ve yapmış olduğum hizmetlerimin anısına verilecek “Onur Belgesi”ni almak için bulundum.

1974 senesinde, orada yaşayan soydaşlarımızı Rumların her türlü baskısından ve yok etme planlarından korunmak için Türk Ordusu Kıbrıs’a çıktı ve adada Türklere ait kuzeyde bir bölge oluşturdu. O günlerde Yunanlılarla aramızda diğer önemli bir sorun da “Eğe sorunu” idi. Ege sorununun ağırlıklı bir kısmını “Kıta Sahanlığı Sorunu” oluşturuyordu.

Ege denizinde ve diğer denizlerde araştırma yapabilecek, veri ve bilgi toplayabilecek yakın bir gemi vardı. HORA ismindeki bu gemi Maden Teknik Arama (MTA) Enstitüsü’ne ait olup, oldukça yaşlı ve bu gayeler için yetersizdir’ Bu eksikliği gidermek için Ege Üniversitesi 1975 yılında enstitü kurmaya ve araştırma gemisi almaya karar verdi. Kurulan enstitünün başkanlığına o zamanlar doçent olan Erol İzdar getirildi. Hükümetimizin de desteği ile Hamburg’da bir araştırma gemisi yaptırılmaya başlandı. 1978’de inşaatı biten bu gemiye tanınmış denizci “Piri Reis” adı verildi. Türkiye’ye getirilen gemi Ege denizinde ve Yunanistan yakınlarında araştırmalar yaptı. Bazen de ortamın gerginliği nedeniyle Türk Deniz Kuvvetleri bu araştırmalarda emniyet için refakat etti. 1982 yılında Ege Üniversitesi’nin ikiye bölünmesi ile oluşturulan Dokuz Eylül Üniversitesi’ne başlatılan bu enstitüde ve yönetim kurulunda uzun yıllar hizmet verdi.

Yazımın bu kısmında ilk önce size “Piri Reis’i tanıtmayı istiyorum; Bugün ülkemizde ve dünyada çizdiği haritalarla tanınan ve saygı gören Piri Reis 1465’e doğru Gelibolu’da doğmuştur. Akdeniz’de amcası Kemal Reis’in yanında korsan olarak yetişti. Osmanlı hizmetine girerek OsmanlıV7edik savaşında (1499-1502) gemi komutanlığı yaptı. Bu arada bir dünya haritası çizerek Yavuz Sultan Selim’e sundu. 1521’de Akdeniz kıyılarını ve adalarını ele alan ünlü eseri “Kitabı Bahriye’yi tamamladı. 1522’de Rodos seferine katıldı. 1528’de yeni bir dünya haritası çizdi. 68 cm x 69 cm boyutlarındaki bu haritada Atlantik Okyanusu’nun kuzeyini ve Orta Amerika’nın o tarihlerde yeni keşfedilmiş kıyılarını, Grönland’ın Florida’ya kadar uzanan kıyılarını gösterdi.

1547’de Mısır kaptanlığına atanan Piri Reis Aden ve Maskat’ı Portekizlilerden aldı. Hint Okyanusuna açılmak ve Portekizlileri tesirsiz hale getirmek isteyen Piri Reis Oman Kalesini de alıyor. Sadrazam Rüstem Paşa’nın akrabası olan Basra Valisi bu fethi müslümanları katlediyor diye bildiriyor. Basra’da donanmanın tamir edildiği bir sırada Süveyş’e giren Portekizliler üzerine sefere çıktı. Bahreyn Beylerbeyi Kubat Paşa tarafından donanmayı Basra’da bırakmakla suçlandı ve İstanbul’dan gönderilen bir fermanla Kahire’de idam edildi. Burada Sadrazam Rüstem Paşa’nın kıskançlığının etkisi olduğu söylenmektedir.

Evet, ne yazık ki Sarayda yaşanan olaylar ve kıskançlık 80 yaşını aşmış ve halen ülkesine hizmet eden bu değerli denizcinin başının vurulmasına neden olmuştur. Ona yapılan bu haksızlığı unutmayanlar, onun adını Akdeniz’de, Karadeniz’de, Ege denizinde, Hint Denizinde ve Okyanusta dolaşan ve araştırmalar yapan gemiye vermiştir.

Seni saygı ile anıyoruz. Ruhun şad olsun.

İstanbul, 28.Kasım.2000

Leave a Comment.