Bayram Kutlaması ve Seyahat

Yarın, mübarek Ramazan Bayramı’nı kutlayacağız. Siz okuyucularımın bayramınızı en samimi dileklerimle kutlar, sağlık, başarı ve mutluluk temenni ederim.

Bayram herkes için unutulmaz günler olup, sayısız hatıralarla doludur. Ben de bir hatıramı sizlerle paylaşmayı istiyorum.

1996 yılının Nisan ayında Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile Tunuslu, Almanyalı, Portekizli, İspanyalı ve Türk bilim adamlarının katılımları ile yürüttüğümüz “Zeytinyağı fabrikalarının kullanılmış sularının güneş enerjisinden faydalanılarak arıtılması” konusundaki araştırmamızda elde ettiğimiz bulguları tartışmak üzere Tunus’un Libya sınırında bulunan, Turgut Reis’in donanmasının merkezi olan turistik Jerbe adasında toplandık. Toplantının bitimini takiben Kurban Bayramı başladığından ve biz bu bayramı Tunus’ta geçirmeyi istediğimizden,  eşim de daha sonra Jerbe’ye geldi.

Jerbe’de, çölde, Hamamet ve Tunus şehrinde birlikte güzel günler geçirdik. İnşallah bu seyahat hatıralarımı ileride sizlere aktarırım. Yazımın konusu olan “Bayram Kutlaması” konusuna tekrar geri dönmek istiyorum.

Toplantının bitiminde, katılanlar hep birlikte Tunus’un başşehri Tunus şehrine uçtuk. Diğer katılımcıların bir kısmı hemen, bir kısmı da bir gün sonra ülkelerine geri döndüler. Biz ise eşimle birlikte 14 Nisan’da başlayan Kurban Bayramı’nı geçirmek üzere Tunus şehrinde kalacağımızı Tunuslu profesöre söylediğimizde, şaşkın bir şekilde yüzümüze baktı ve “Siz Müslüman değil misiniz?” diye sordu.

Eşim ve ben böyle bir soru karşısında şaşırmıştık. “Tabii ki elhamdülillah Müslümanız” şeklinde soru-

yu cevaplandırdık

Tunuslu arkadaşımız, “Müslümanlar bayramı evlerinde, aileleri ile geçirirler. Ben de yarın, babam öldüğü için, Sfaks şehrinde yalnız yasayan annemin yanına gideceğim ve bayramı orada geçireceğim. Sizin burada bayramı geçirmenizi bu nedenle anlayabilmiş değilim”  diye konuşmasını devam ettirdi.

Biz de bu konuşmadan etkilenmiş olmamıza rağmen, kendisine, “Genelde biz de bayramları evimiz de, ailemizle birlikte geçiririz. Toplantının yapılış tarihinin Kurban Bayramı’na rastlaması nedeniyle bu ülkeyi birlikte görebilmek için, ilk defa bayramda yurt dışında bulunduğumuzdan, bu imkanı değerlendirdik.” dediğimizde bize anlamamış bir şekilde bakıyordu…

Bu konuşmayı hiçbir zaman unutmadım. Her bayram tatili geldiğinde gazetelerde çıkan sahifelerce iç ve dış seyahat ilanlarını görünce hep bu konuşmayı hatırlarım. Hakikaten bayramlar, ne yazık ki bilhassa büyük şehirlerde kutsallığı ile değil tatil niteliği ile ağırlık kazandı. Aile ve dost ziyaretlerinin yerini turistik geziler aldı.

Oğlumun, bayramda birlikte yurt dışı gezisi yapalım teklifini kabul etmedim. Ağabeyimin, kayınvalidemin ve bacanağımın yaşadığı ve birkaç ay önce küçük bir daire aldığımız Antalya’da, bayramı onlarla birlikte geçirmeyi tercih ettim.

Tunuslu arkadaşımın kulakları çınlıyor mu acaba?

Antalya, 25 Aralık 2000.

NOT: Ramazan bayramı ile yeni yıl birleştiği için başka bir yazım yayınlanamayacağından, 2001 yılının ülkemiz ve hepimiz için hayırlı olmasını temenni eder, bayramınızı ve yeni yılınızı kutlarım.

Leave a Comment.