POLİSLER VE ŞİŞMANLIK

Bursa Emniyet Müdürü Halil Aydın Genç’in “polislerin kilolu olmaları, mesleklerini yapmalarında sorun çıkartıyor” şeklindeki açıklaması hem şaşırtıcı tesir yaptı, hem de tartışmalara neden oldu. Ramazan sonrasında şişman polisleri zayıflama rejimine sokacağını söylemesi benim de kısmen etkisinde olduğum şişmanlık konusunu bugünkü yazımın konusu olarak seçmeme neden oldu

Şişmanlık, diğer bir ifade ile aşırı kiloluluk, dünyada “obezite” olarak tanımlanmakta ve “obez” olarak kısaltılarak kullanılmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 75’inin başı fazla kilolarla dertte olup, Avrupa’da 35-65 yaş nüfusunun yarısından fazlası obezite sınırları içinde. İngiltere’de obezlerin sayısı ise son 20 yılda 5 kat artmıştır.

Bol yağlı cips, mayonezli hamburger, tavuk, fındık, fıstık ve diğer bol kalorili yiyeceklerin tüketildiği Amerika tam bir “obezler” diyarı. 1980 yılında ilk defa gittiğim Amerika’da insanların ile kadar çok bu cins yiyecekleri tükettiklerini ve çok genç yaştaki üniversite talebelerinin bile aşırı şişman olduklarını hayretle izlemiştim. ABD’de 20 yaş üzeri nüfusun yüzde 50’den fazlası aşırı şişman olup bu ülkede fazla kilolardan kurtulmak ya da vücut formunu korumak için yılda tam 53 milyar dolar para harcanıyor.

Ülkemizde obezite sınırları içinde bulunanların yüzde 35 civarında olduğu düşünülmektedir. Bursa Emniyet Müdürü’nün Başhekimlik nezdinde yaptırdığı ölçümlere göre görevli polislerin;

250’si aşırı şişman,

1500’e yakını şişman,

2600’ü normal, 77 ‘si zayıf olarak belirlenmiştir. Bu değerlendirmeye göre polislerin yüzde 40’ı obez (aşırı kilolu) durumundadır.

Bursa Emniyet Müdürü Genç, “Polisin görevini rahatlıkla yapabilmesi için bedeninin de buna imkân vermesi lazım. Kişinin sağlıklı yaşamasını istiyoruz” diyerek konunun önemini vurguluyor.

Aşırı şişmanlığın (oburluğun) kalp krizi riskini artırdığı gibi ayrıca şeker, tansiyon ve kanser hastalık(arına yol açıyor. Beslenme alışkanlığı, hareketsiz yaşam ve genler şişmanlığa neden olan önemli faktörlerdir. Genlerimiz üzerinde halen bir değişiklik yapamayacağımıza göre beslenmemize dikkat ederek ve spor yaparak, yürüyerek şişmanlığa mani olabiliriz. Unutulmamalıdır ki, şişmanlığa mani olmak kişinin bilinçli ve istekli olmasına bağlıdır.

Bütün bunları anlatmamın nedeni benim de kendimi şişman görmemdir. Bunun nasıl belirlendiğini size sunmayı istiyorum. İsterseniz siz de kendi durumunuzu belirleyebilirsiniz.

Şişmanlık “Beden Kütle İndeksi” denilen boy ile kilo arasında ilişkiye dayanan bir ölçüye göre hesaplanıyor.

Mesela boyunuz 1.69, kilonuz 59 olsun.

1.            Önce boyunuzu (1.69) kendi ile yani 1.69 ile çarpın. Çıkan rakam 2.8561

2.            Kilonuzu (59) çıkan rakama bölün. Sonuç 20. 

Siz obez (şişman) değilsiniz.

Elde edilecek rakama göre aşağıdaki şekilde sınıflandırma yapılıyor;

25’e kadar normal,

25-29,9 arasında fazla kilolu obez,

30-35 arasında aşırı kilolu tümden obez,

35’in üzerinde hastalık derecesinde kilolu “morbit obez” (Hastaneye yatarak tedaviye ihtiyacı olanlar)

Hesabı yaptınız mı? Benim değerim pek içi açıcı çıkmadı, 27. O halde zayıflamam lazım. Her ne kadar ileri yaşlılar için 27’ye kadar normal sayılıyorsa da beslenmeme dikkat edeceğim ve hareketli bir yaşam sürdüreceğim.

İstanbul, 29.Kasım.2000

Azer Bodaçina, “Obezler diyarı Amerika” Milliyet, 10. 11. 2000

Aslı Oktener, “Polis şişman olursa!” Milliyet, 25.11.2000

Leave a Comment.