SÜMERBANK BÜYÜYOR VE YAŞATILIYOR

Bu hafta sonu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından şahsa çıkarılan, ancak müşteri bulunamayan ve verilen karar gereğince Yaşarbank, Egebank, Bank Kapital ve Yurtbank şubelerinin tabelaları sökülerek, hepsine Sümerbank adı asılacak.

Bilindiği gibi özelleştirilen Sümerbank da dahil olmak üzere bu beş banka geçen yıl içine düştükleri mali problemler nedeniyle devlet kontrolüne alınmış olup büyük bir çoğunluğunun içleri sahiplerince boşaltılmıştı. Bu operasyonun devlete en az 15 milyar dolara mal olmuştur. Benim hatırlayabildiğim kadarı ile ilk defa bunu yapanların yakasına devlet yapışmış ve haklarında hukuksal işlemler başlatılmıştır. Şu anda Sümerbank’ın sahibi Hayyam Garipoğlu, Egebank’ın sahibi Murat Demirel ve Yurtbank’ın sahibi Ali Balkaner tutuklu olarak cezaevlerinde bulunmaktadırlar.

Atatürk’ün emri ile 3 Haziran 1933 yılında Sümerbank, sanayi alanında kalkınmayı hedef alan devletçilik politikasının bir parçası olarak, Devlet Sanayi Ofisi ile Türkiye Sanayi Kredi Bankası’nın birleşmesiyle kuruldu.

Devlet Sanayi Ofisi’nden devraldığı fabrikaları (Bakırköy Pamuklu Dokuma, Feshane Yünlü Dokuma, Hereke İpekli ve Yünlü Dokuma, Beykoz Deri ve Kundura) işletmek, özel kanunlarla kurulacak fabrikaların dışında devlet sermayesiyle kurulacak bütün sanayi kuruluşlarının etüt ve projelerini hazırlamak, bu kuruluşları kurmak ve yönetmek, yurt içinde ekonomik olarak verimli sanayi işletmelerine katılmak, sanayi kuruluşlarına kredi açmak, bankacılık işlemleri yapmak Sümerbank’ın başlıca görevleri olarak belirlendi.

Sümerbank, uzmanlaştığı tekstil alanı dışında birçok sanayi kuruluşuna öncülük etti. Karabük Demir-Çelik Fabrikası, Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları (SEKA) gibi dev kuruluşlar Sümerbank tarafından gerçekleştirildi. Çok sayıda müessese, fabrika, banka şubesi, satış mağazası bulunan Sümerbank, 1987’de Bakanlak Kurulu Kararıyla özelleştirmeye karar verilen kuruluşlardan birisi oldu.

Bunu takiben Sümerbank’ın bankası Hayyam Garipoğlu tarafından satın alındı ve Sümerbank olarak faaliyetini sürdürdü. Cumhuriyetimizin Yetmişbeş Yılı nedeniyle 65. yılını geride bırakan bu banka gazetelere verdiği alanda;

“Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurucumuz Atatürk’ün bıraktığı eserlere, daima sahip çıkacağız” şeklinde verdiği söze ne yazık ki uymadı ve hatta ihanet etti.

Yarın belki de Çorum’da da yan yana dizilen “Sümerbank” tabelaları ile karşılaşacaksınız. 5 bankanın gerçekten bir banka haline dönüşmesi kolay olmayacak ve epeyce zaman alacak. Birleşme tamamlandığında bazı şubeler kapatılacak ve ne yazık ki bazı çalışanlar işsiz kalacak. Bütün bunların günahı bu bankaları bu hale getiren banka sahiplerine, devlet yetkililerine ve siyasetçilere aittir.

Bunu birleştirmenin “Sümerbank” çatısı altında yapılmasının çok doğru olduğunu düşünüyorum. Böylece Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’e ve sanayi tarihimize saygı gösterilmesi sağlandı.

Yolun açık olsun “Sümerbank”. Başarılar.

İstanbul, 18 Şubat 2001