ÇAKALLI’DAKİ HAN

Gözlerimi açtığımda, sabahın alacakaranlığında yoğun bir sis altında bulunan camlarla kaplı bölgede “Çakallı” levhasını gördüm.

Birden bire burası babamın çocukluğumda hep anlattığı kışları atlı arabalara zor geçit veren Mahmur Dağlarının Çakallı’sı olsa gerek diye düşündüm. Zamanında Samsun’la Çorum arasında dedem ve amcamla birlikte atlı arabaları ile nakliyatçılık yaptıklarında her tarafın kar altında olduğu ve yolların geçit vermediği zamanlarda Çakallı’daki han’a sığındıkları belleğimde yer etmiş.

O anda meşhur şairimiz Faruk Nafız Çamlıbel’in “Han Duvarları” isimli şiirinden aşağıdaki satırları hatırladım;

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,

Bir dakika araba yerinde durakladı.

Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,

Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar…

Aradan yıllar geçti, işte o günden beri

Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim.

Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.

Evet, bu satırlar bana yağız atların koşulu olduğu atlı arabanın önünde heybeti ile duran ve soyguncuları korkutan amcam Samsunlu Rıza’yı ve yanında koşturan küçük kardeşi babamı hatırlattı. Bu noktada Bekir Sıtkı Erdoğan’ın Binbirgece (Hancı) isimli şiirinden birkaç satırı da sizlere aktarmadan edemeyeceğim;

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!

Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş…

Aman karanlığı görmesin gözüm!

Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş.

Sıla burcu burcu… ille ocağım!..

Çoluk çocuk hasretinde kucağım…

Sana herşeyimi anlatacağım,

Otur baş ucuma sor yavaş yavaş.

Birden İstanbul’dan Samsun’a giden otobüste olduğumu hatırladım ve Ulusoy otobüsünün şoförünün yanına giderek Çakallı’daki han’ı sordum ve bana göstermesini istedim. Şoför bana o hanın eski yol (şose) üzerinde bulunduğunu ve yeni yolun açılmasından sonra içeride kaldığını hatırlattı. Kendisinin de ustalarının o yolun sık buz tuttuğunu, geçit vermediğini ve onların da o handa gecelediklerini söylediklerini ilave etti.

Samsun yolunda eski anlatılanlar ve hatıralar böylece canlılık kazandı, beni mutlu çocukluk günlerime götürdü. Eminim ki sizin de benzeri güzel hatıralarınız vardır… Ah siz de bir kaleme sarılsanız…

İstanbul