HEM SANAYİ HEM ÇEVRE!

Mersin Üniversitesi tarafından düzenlenen Ulusal Sanay-Çevre Sempozyumuna katılmak üzere Mersin’de bulunuyorum. Geçen hafta sonunda da “Dünya Günü” nedeniyle tertiplenen Sivil Toplum Kuruluşlarının Çorum’daki toplantısına katıldım.

Çorum toplantısında hazırlanan bildirinin (deklerasyonun) tartışıldığı oturumlardan birisini yönetmek ve sunuşunu yapmak görevini üstlenmekten büyük bir kıvanç duydum. Sizlerin bu bildiriyi inceleme imkanı bulduğunuzu düşünerek Mersin toplantısında not ettiğim çevre ile ilgili bazı hususları aşağıda sunuyorum.

* Sınırsız sanılan imkanların sınırındayız. Bu nedenle kaynaklarımızı dikkatli kullanmalıyız ve korumalıyız.

* Sanayi geliştirilirken çevre unutulmuştur. Son yıllarda çevreye önem verilmeye başlanmıştır.

* Çevre Bakanlığı olarak sanayiye karşı değiliz ama sanayileşirken çevreyi gözardı etmek kendi geleceğimizi yok etmek anlamına gelir.

* Sanayi ile çevreyi birbirinden ayırmak mümkün değildir.

* Sanayi çevrelerinin kirliliğe yol açmaması için teknoloji gerekir. Bu teknolojiye sahip bir sanayi şirketi enerji tasarrufu için arıtma tesisini çalıştırmaz ise teknolojide bir işe yaramaz. Yani teknoloji yanında çevre bilinci lazım…

* Çevre dünyada yükselen değer. Yükselen değerler içinde önce insan hakları, sonra çevre hakkı geliyor.

Yazıma sempozyumu düzenleyen Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Kumbur’un açılış konuşmasında söyledikleri ile son vermeyi istiyorum:

“Hızlı, dinamik kalkınma ve sanayileşmenin yaşandığı ülkemizde Mersin kenti anlamlı bir yere sahiptir. Sanayileşme paralelindeki çarpık kentleşme, uygun olmayan yer seçimleri ve akılcı olmayan doğal kaynak kullanımı hava, su, katı atık gibi konularda çevre sorunlarını ortaya çıkarmıştır.

Sanayileşmede en akılcı yol, şüphesiz sanayi işletmelerinin kendilerini verimli ve çevreye uyumlu kılacak yeni teknikler kullanması suretiyle kirlenmeyi hiç oluşturmamak yoluna gitmektir.”

Sonuç olarak, Türkiye’nin sanayisiz kalkınması mümkün değildir. Diğer taraftan çevre duyarlılığı da gözardı edilmemelidir.

Hem sanayi hem çevre başlığımı tekrarlayarak yazıma son vermeyi ve sizleri Mersin’den selamlamayı istiyorum.

Mersin