AVRUPA İÇİN SU

Bir haftadan beri Almanya’da bulunuyorum. Aachen Teknik Üniversitesinin Kuzey Ren Westfalya eyaleti ile birlikte Brüksel’de Avrupa Birliği nezdinde tertiplemiş bulunduğu “Water for Europe” (Avrupa İçin Su) konulu toplantıya davetli olarak katıldım.

Yılda kişi başına her türlü tüketimi ve faaliyeti karşılayacak 2000 m3 ve üstü suya sahip ülkeler su bakımından normal ve zengin ülkeler olarak kabul ediliyorlar. Kuzey ve Batı Avrupa ülkeleri yeraltı ve yüzeysel sularını korumak şartı ile yakın bir gelecekte herhangi bir sorun yaşamayacaklar. Buna karşılık Güney Avrupa ülkelerinin durumu pek içaçıcı değildir. Aşırı kullanımdan dolayı yüzeysel suların bir kısmı Akdeniz’e ulaşmamaktadır. Nüfus artışı ve aşırı su tüketimi nedeniyle bu bölgedeki ülkelerin büyük bir kısmının yarı kurak (semi-arid) ülkelere dönüştüğü izlenmektedir. Doğu Avrupa ülkelerinde ise birçok su kaynakları kirletildiği için kullanılamamakta olduğu gibi, tesislerin bakımsızlığı, iyi işletilmemesi nedeniyle de sıkıntı çekilmektedir.

Ülkemiz su bakımından zengin bir ülke olarak gösterilmek istenmesine rağmen 1700 m3’lük bir kapasiteye sahip oluşu nedeniyle su bakımından normalin altında yer almaktadır. Fırat ve Dicle gibi sınıraşan sularımız (transboundry water) üzerinde hepimizin pek bilmediği ve fark etmediği planlar ve oyunlar bulunmaktadır. İsrail-Arap barış görüşmelerinde bu sularımızın ileri sürülen çözümlere dayanarak teşkil ettiği basında yer almaktadır.

Suyun bu kadar önem arzettiği bir ortamda aşırı göç, kentleşme ve endüstrileşme nedeniyle ülkemizde özellikle yüzeysel sular ve yeraltı suları aşırı derecede kirletilmektedir. Şehrimizde Derinçay gibi ülkemizde birçok yüzeysel su kirlenme nedeniyle kullanılmaz hale gelmiştir. Karadeniz Bölgesinde yer alan 18 şehrimizden yalnız Çorum’un pis su arıtma tesisine sahip oluşu sevindiricidir.

Bu toplantıda Avrupa’nın su durumunun daha da kötüleşmemesi için neler yapılması gerektiği üzerinde duruldu. Tartışılan konular, kısa başlıklar halinde aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

-Mevcut kanunların gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi

-tüketilen suyun yeniden kullanımının sağlanması

-kişi başına günlük su tüketiminin bariz bir şekilde azaltılması

-daha çok ve verimli çalışan arıtma tesislerinin inşaası

-yüzeysel suların daha etkili bir şekilde biriktirilmesi ve depolanması

-Kuzey Avrupa ülkelerinden Güney Avrupa ülkelerine gerekli suyun taşınması.

Avrupa Birliği ülkelerinin birçoğunun ve Almanya’nın nüfusu 10000’inin üzerinde olan kentlerin arıtma tesislerini kurduğu ve şu anda nüfusu 2000’inin üzerinde olan beldelerinin arıtma tesislerini tamamlamaya başladığı ve Avrupa Birliğine ilk kademede alınacak ülkelerin 6 ila 12 yıl içinde arıtma tesislerini kurmalarının beklendiği bir dönemde ülkemiz içinde bulunduğu ekonomik zorluklara rağmen su konularına gerekli önemi vermelidir diyorum ve Almanya’dan sizleri selamlıyorum.

Hannover-Almanya, 16 Mayıs 2001