VESPA FAN KULÜBÜ – HATIRALAR

Bazı insanlar kullandıkları vasıtaları o kadar sever ve onlarla bütünleşirler ve ayrılamazlar. Sevgileri o kadar fazladır ki, bu vasıta sahipleri biraraya gelerek fan (hayran) kulüpleri kurarlar. Bunlar arasında Vos Vos (Kaplumbağa-Volkswagen) ve Harley Davidson Fan Kulüpleri ilk aklıma gelenler…

Vespa Fan Kulübünün dört yıldan beri faaliyette olduğunu basından öğrenince Almanya’daki öğrencilik yıllarımı ve Vespa motosikletimle geçirdiğim bir yılı (1959) hatırladım.

Lisede okuduğum yıllarda büyük uğraşı ve yalvarmalardan sonra babamı bana bir bisiklet almaya ikna edebilmiştim.

Bir İstanbul seyahati sonunda bana “Goricke” marka bir bisiklet getirdiği zaman dünyalar benim olmuştu. Lisede son sınıf öğrencisi olan Fevzi Bilan’ın çok süslü bisikleti ile okulun bahçesinde bir tur atabilmek için beklediğim günler geride kalmıştı. Bisikletime ilk bindiğimde ne kadar sevindiğimi bir defa daha belirtmeyi isterim.

Bisikletimle doğaya açıldığımı, Ilıca’daki bağımıza gittiğimi hatırlıyorum. Oradan topladığım meyveleri getirip akrabalarımıza ve komşularımıza dağıttığımda ne kadar haz almıştım… Almanya’ya gittiğimde de ilk işim bir bisiklet almak oldu. Bisiklet kulüplerinin yaptığı turlara katıldım. Hannover ve yakın çevresini tanımak imkanını buldum.

Bir müddet sonra bisikletimle her tarafa kolay ulaşamadığımı görünce, hareketliliği ve kıvraklığı nedeniyle gençler arasında çok tutulan ikinci el bir Vespa motosiklet satın aldım. Onunla bir arkadaşımı da alarak daha uzaklara açılabiliyor ve gezebiliyordum.

İlk defa Vespa’yı Audrey Hepburn ve Gregory Peck tarafından oynanan “Roma Tatili” filminde görmüştüm. Halen en beğendim sineme sanatçıları arasında yere alan ve birkaç yıl önce vefat eden Audrey Hepburn’u yakışıklı artist Gregory Peck sürdüğü motosikleti ile Roma sokaklarında gezdiriyordu.

Motorunun vızıltıya benzer sesini duyan İtalyan üretici Enrico Piaggio’u “Semora una vespa” (eşek arasına benziyor) dediğinden Vespa isminin doğduğu söylenmektedir. Arka tekerin üstüne yerleştirilen motorun gücü bir monotüple tekere aktarıldığı bu motorsiklette geniş gidon trafikte çok iyi bir harekte kabiliyeti sağlıyordu. Ön taraftaki geniş kısım giysileri yoldan sıçrayacak çamurdan koruyordu. Uçak teknolojisi içinde bulunan bir firma tarafından üretilen Vespa’nın motorları kolay bozulmuyor ve önemli bir performans (verim) sağlıyordu.

Bu bir yıl içinde çok güzel anılarım oldu. Bunlardan birisi de tahsil arkadaşım ve hemşehrim olan Kemal Poyraz ile yağmurlu bir havada, kara ve yağmura karşı pek iyi bir performans göstermeyen Vespa’nın kayması sonucu düşmemizdir.

1960 yılı yazında İngilizcemi ilerletmek için Londra’ya gitmeye karar verdiğim zaman Vespa’mı sattım. Onun parası ile aldığım Retina Reflec marka fotoğraf makinamla Londra’da ve otostopla dolaştığım İngiltere, İrlanda ve İskoçya’da çektiğim fotoğraflar halen albümlerimi süslemektedir.

1997 yılında kurulan ve halen 200 üyesi bulunan Vespa Fan kulübü üyelerine eğlence dolu geziler yaşamaları temennisi ile evlatlarınıza en azından bir bisiklet alarak benim yaşadığım heyecanları tattırmayı ve onların doğaya açılmasını sağlamanızı teklif ediyorum.

İstanbul