YAPI FUARI VE ÇENESİZLER

İstanbul’da 2-6  Mayıs tarihleri  arasında düzenlenen “ULUSLARARASI YAPI 2001 İSTANBUL FUARI” her yıl olduğu gibi konu ile ilgilenenlerin büyük ilgisini çekti. Son yıllarda  ekonomik durgunluk nedeniyle yapı sektörü duraklama içinde ise de Fuar’a katılımın oldukça yüksek seviyede olduğu  basın bülteninde yer  alıyor.

Pazar  günü kardeşim Mehmet’le birlikte bu  fuarı ziyaret ettik. Şehrin 30 km. kadar dışında bulunan Beylikdüzü Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’ne ulaştığımızda müthiş bir  yağmurla karşılaştık. Arabamızı önüne parkettiğimiz 1. ve 2. salonlar sular  altında idi. Bir süre üstü kapalı bir  yer  bularak ne yapmamız gerektiğini düşündük.Suları süpürgeleri ile dışarı atmaya çalışan görevlileri izlerken bizim gibi bekleyenlerle konuşmaya başladık ve inşaat sektörüne önderlik  edecek fuar salonlarında böyle bir  durumun ortaya çıkmasından dolayı  üzüntümüzü dile getirdik. “Terzinin kendi düğmesini dikmeye zamanı yoktur” sözünün doğruluğunu bu durum haklı çıkarıyordu.

Yağmurun bir parça dinmesini fırsat bilerek su altında kalmayan diğer salonları (halleri) ziyaret ettik. Buralarda sergilenen asma tavan sistmleri, boya-vernik, duvar ve döşeme kaplamaları, hazır harç ve sıva,  ısı ve ses tutucular prefabrika elemanlar, su-nem-yangın yalıtımı, yapı kimyasalları, cam ve saydam elemanlar, cephe ve çatı kaplamaları, kapı sistem ve aksesuarları , panjur, stor ve jaluzi, pencere sist. ve aksesuarları hakkında  bilgiler aldık.

Daha sonra 5. salonda bulunan Çenesizler Toprak Sanayi standına (sergi yerine) gittik. Orada bizi değerli hemşehrimiz ve firmanın kurucusu İlhan Çenesiz, her zaman olduğu gibi sıcak ve candan bir şekilde karşıladı ve kucakladı. Sorum üzerine, bu fuara Çorum kökenli tek firma olarak katıldıklarını  ifade etti.  Bu sabah beni telefonla arayarak, hemşehrimiz Selçuk Kuşcu’ya ait MİOPAN (Metal  İşleme Organizasyonu Panjur San. ve Tic. A.Ş.)’nin de fuara katıldığını  benim  ayrılmamdan sonra öğrendiğini bildirdi. MİOPAN  hakkında gelecek yazımda bilgi vereceğim.

ÇENESİZLER TOPRAK SANAYİ  TİCARET A.Ş. ile ilgili edindiğim bilgileri sizlere sunmayı istiyorum.

Marangoz olan babaları tarafından kurulan atelyede kardeşi İsmet ile birlikte 1965 yılına kadar kereste, bıçkı ve doğrama işleri  yapmışlar. Kiremit işinin cazip olacağını düşünerek işlerini kalfalarına devretmişler. Halit Hamoğlu, Mehmet Balaban ile birlikte GÜNEŞ KİREMİT ortaklığını kurmuşlar. Aynı yıl halen işlettikleri Turhal’daki fabrikayı satın almışlar. Buortaklık 1966’da, Halit Hamoğlu’nun Çorum’daki Güneş Kiremit Fabrikası’nı, Çenesiz Kardeşler’in ise Turhal’daki fabrikayı almaları ile son bulmuş.

1973’te Elazığ’da Çenesizler  – Eyidemirler Tuğla Fabrikası’na 1974’te Tekirdağ’da Marmara Tuğla Fabrikası’na ortak olan Çenesiz Kardeşler, farklı yöre insanları ile anlaşamadıkları için bu ortaklıklardan hisselerini devrederek ayrılmışlar.

Çorumlularla iyi ortaklık yürütebildiklerini, Çorumluların firmayı ele geçirme gibi bir tutuma girmediklerini ve herşeyden önce Çorumlularda kandırma olmadığını da belirten İlhan Çenesiz, 1987 yılına kadar Turhal’daki fabrikada iki kardeş birlikte çalıştıklarını vurguladı. İsmet Çenesiz’in 1987’de Çorum’a dönmesi üzerine Turhal’daki fabrikayı devir alan İlhan Çenesiz, aynı yıl fabrikalarının yanında  bulunan Eroğlu Tuğla’yı 1993 yılında Şenyurt fabrikasını (Turhal’a  16 km.) , Tokat  Kimtaş Tuğla Fabrikası’nın yüzde  35’ini  Gemerek’de, Almanya’da çalışan işçilerin kurduğu TUĞSAN Fabrikası’nı ve 1994 yılında Zile Ağakoç Fabrikası’nı  satın alarak Zile’den Kayseri’ye kadar olan 280 kilometrelik bir hat üzerinde faaliyetini genişletti.

Klasik kiremit ve tuğla imalatı  (kendi ifadesiyle halk tuğlası) yanında son yıllarda kaplama pres ve dekoratif tuğla imalatına (kendi ifadesi ile sosyete tuğlası) ağırlık veren firmayı bugün İlhan Çenesiz’in oğlu Ömer idare etmekte olup, firmada İlhan Çenesiz, kendi ifadesiile  “Boğaz tokluğuna müşavirlik” yapmaktadır.

Çenesizler firmasının İstanbul-Galata’da Hırdavatçılar Çarşısı’nda bilya, rulman ve kayış pazarlayan bir diğer kuruluşları bulunmaktadır. Kendilerinin İkitelli’deki fabrikalarında ürettikleri “rulman manşonu”nun distribütörlüğünü (dağıtım temsilciliğini) bu kuruluş yapmaktadır. Eskiden ithal edilen bu parçanın maliyetinin dörtte bir nisbetinde olduğunu ortaya koyan İlhan Çenesiz, İstanbul’daki kuruluşu damadı Nevzat Yetik’in yürüttüğünü, ve işletme eğitimi alan büyük kızı İnci’nin eşine destek verdiğini gururla ifade etti.

Tıp doktoru olan küçük kızı Serpil ile eşi doktor Fatih’in ticaret dışında insanlığa hizmet etmelerinden büyük bir kıvanç duyduğunu hissettiğim İlhan Çenesiz, kızının İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi DETAM Merkezinde (Deneysel Tıp Araştırma Merkezi)  yoğun araştırmalar yaptığını da gururla ortaya koydu. Sık sık yurtdışı ve yurtiçi toplantılara katılarak araştırmalarını sunan Dr. Serpil Çenesiz’in bilim dünyasında en üst seviyelere yükselmesini temenni ediyorum.

İlhan Çenesiz kardeşimizin ve ailesinin bu başarılı çizgisinin arkasında, değerli eşi Özen hanımın önemli katkıları olduğunu da sohbetimiz sırasında sık  sık duydum.  Kendilerine sağlık ve mutluluk diliyorum.

Bugün sizlere Yapı Fuarı hakkında bilgi aktarma, bu sektörde başarılı olmuş bir hemşehrimizi ve kuruluşlarını tanıtma imkanı bulduğum için büyük mutluluk duyuyorum.

İstanbul