PROF. DR. NURİ UMAN’IN KONFERANSI (I)

Değerli hemşehrimiz, arkadaşım Boğaziçi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nuri Uman, İstanbul’da kurulmuş olan ÇEKVA’nın (Çorum Eğitim ve Kültür Vakfı) davetlisi olarak “Günümüzde Türkiye Ekonomisi” konusunda ÇEKVA binasında 30 Haziran günü çoğunluğunu hemşehrilerimizin oluşturduğu değerli dinleyicilere çok beğenilen bir konferans verdi.

Son yıllarda ülkemizin ekonomik durumunun iyi gitmediğini, Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında yaşanan olayın bardağı taşıran son damla olduğunu vurgulayan konuşmacı Türkiye’nin ekonomisini anlayabilmek için tarihsel gelişmenin bilinmesi gerektiğini belirterek aşağıdaki kronolojik bilgiyi verdi:

*Türkiye’nin kalkınmasının temeli 1839’a, yani Tanzimat’a dayanır. Böylece Batı’ya açılma başlamıştır.

*1856’da Fransa’dan Ticaret Kanunu alındı.

*Eğitime önem verildi ve 1859’da Mülkiye (bugünkü  Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi), 1884’de Yüksek Ticaret Mektebi (bugünkü, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) kuruldu.

*Uygulanan liberal ekonomi sonucunda borçlanma başladı. Bu borcun (116 milyon Osmanlı lirası) ödenebilmesi için devletin bazı gelirleri bu borcun ödenmesine tahsis edildi. Gelirleri toplayıp yönetmek üzere Osmanlı maliye örgütünden bütünüyle ayrı bir örgüt olan ve yönetiminde yabancı alacaklıların temsilcileri bulunan Düyunu Umumiye kuruldu. Gelirlerin büyük bir kısmı borç ödemesine gitti.

*Tekstil, çimento ve benzeri alanlarda atılımlar ve kurulan tesisler Düyunu Umumiye’nin etkisi ve Osmanlı Devleti’nin yıkılması ile durdu.

*Atatürk “Türkiye’nin Ekonomik Kalkınması” nasıl olacak diye düşündü ve daha Cumhuriyet ilan edilmeden Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresini topladı.

*Bu kongrede kalkınma ile ilgili olarak aşağıdaki kararlar alındı:

1-Türk ekonomisi yabancı sermaye ile kalkınmayacak. (Osmanlı döneminde gösterişe harcanmıştır – Dolmabahçe ve Çırağan Sarayı gibi).

2-Kapitülasyonlar kaldırılmalı.

3-Türkiye ekonomisi liberal olmalı.

*Cumhuriyet kurulduğunda nüfusu 12 milyon olan ülkenin ekonomik durumu çok bozuk olup kişi başına gelir yalnız 100 dolardı. Halkın yüzde 30’u da hasta idi. Osmanlı borçlarından Türkiye’nin payına düşen 85 milyon altın liralık borcun 15 milyon liralık ilk taksidini de ödemek durumundaydık.

2

Konferansla ilgili yazımı sizlere sunacağım.

İstanbul