PROF.DR. NURİ UMAN’IN KONFERANSI (lV)

Kaldığımız yerden devam edelim:

* 1960’lı yıllardan sonra dışa açık ekonomi sistemi uygulansa idi, iyi olurdu. Olmadı… Güney Kore yaptı ve başarılı oldu. Bu sistemde ücret artışının olmaması, dış sermayenin gelmesi ve benzeri şartlarında sağlanması gereklidir. Türkiye bunu 2 nedenle yapamadı;

1-Sendikacılık

2-Yabancı sermayeye soğuk bakış.

Ayrıca Türkiye dış gelişmeleri takip edememiştir.

* 1950’li yıllardan itibaren Avrupa kendi içinde birleşme gereğini gördü ve Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kurdu. Türkiye Yunanistan’la birlikte müracaat etti ve 1963 yılında bu topluluğa assosiye üye oldu ve asil üyelik için 22 yıllık bir geçiş süreci tanındı.

* Bu antlaşmadan sonra Avrupa’ya ve özellikle Almanya’ya ülkemizden iş göçü başladı.

* 1973 yılında AET’nin 4. kalma protokolunu Yunanistan kabul ederken dönemin Ecevit Hükümeti “onlar ortak biz pazar” sloganı ile redetmiştir. Böylece Avrupa ile ilişkilerimizde sorunlar başlamıştır. Bu tarihten sonra Almanya işçi almayı kesmiştir.

* Bu dönemde yapılan diğer bir önemli hata Türkiye’nin artan petrol fiyatlarını dikkate almaması olmuştur. Bir varil petrolün fiyatı 2 dolardan 30 dolara çıkmış olmasına rağmen Türkiye fiyatları yükseltmemiştir. Sağlanan destek (sübvansiyon) sonunda enflasyon artmıştır.

* 1969’dan itibaren enflasyon artmış ve yüzde 20 olmuştur. 1970-1979 arasında ortalama enflasyon yüzde 35’e çıkmıştır.

* Kıbrıs olayları, 1974 Kıbrıs Savaşı ve Amerika tarafından konulan ambargosunun da bu gelişmelere katkısı olmuştur.

* Bu arada yedi yıl sabit tutulan dolar 9 liradan 14 liraya çıkmıştır. Negatif faizler tasarruf sahiplerinin erimesine neden olmuş yatırımcıya transfer sağlanmıştır.

* Ertelenmiş ekonomik bunalım 1977’de açığa çıkmaya başladı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 30’a düşerken, dış ticaret açığı 4 milyar doları aştı. Yıl sonu geldiğinde bütün kredi kanalları tıkanmış, petrol dahil bütün ithalatın peşin ödemeyle yapılması zorunluluğu doğdu. Akaryakıttan margarine kadar çeşitli temel ihtiyaç malzemelerinde kuyruklar oluştu.

* 1977 sonunda 19,25 TL çıkarılan dolar 1979 Haziranında 47,10 TL oldu. Genel fiyat düzeni 1978’de yüzde 53, 1979’da yüzde 64 oranında arttı.

*Ekonominin içinde bulunduğu bunalımdan çıkarmak için IMF’in istekleri doğrultusunda 24 Ocak 1980’de yürürlüğe konulan istikrar programı (24 Ocak Kararları), karma ekonomiden vazgeçerek piyasa ekonomisine dönüşü ve dışa açılmayı amaçlayan yeni bir iktisat politikasını getiriyordu. Bu tarihte amerikan dolarının değeri 70 TL ye çıkarıldı.

* Eylül 1980’e gelindiğinde Cumhurbaşkanı hala seçilememişti; ülke ağır bir ekonomik ve siyasi bunalımla karşı karşıyaydı. Konya’da düzenlenen “Kudüs’ü Kurtarma Yürüyüşü ve Mitingi”nde yaşananlar, hızını her gün daha artıran şiddet olayları, günde 25-30 kişinin hayatını kaybetmesi, hava karardıktan sonra sokağa çıkamayacak duruma gelmesi halkı ümitsiz bir duruma getirdiği ortamda Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül’de emir komuta zinciri içinde yönetime el koydu.

Konferansla ilgili V. yazımı sizlere sunacağım.

İstanbul