PROF. DR. NURİ UMAN’IN KONFERANSI (V)

Yoğun faaliyetlerim nedeniyle yazıma ara vermek zorunda kaldığım için özür diliyorum.

Kaldığımız yerden devam edelim:

* 12 Eylül döneminde ülke sağlanan huzur ortamında 24 Ocak Kararlarının uygulanmasına devam edildi. Bu kararların mimarı olarak bilinen eski başbakanlık müsteşarı Turgut Özal hükümette ekonomiden sorumlu devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev aldı.

* 1980 başında dış borç 13 milyar dolar, iç borç ise yalnız 1 milyar dolar idi.

* Bu dönemde ülkeyi uçurum kenarına getiren nedenlere çözüm bulunmaya çalışıldı. Enflasyon yüzde 130’lardan yüzde 30’lara çekildi. Hemen hemen tüm KİT’ler kar eder duruma geldi. Bu dönemde toplu sözleşme ve grev hakları askıya alınması ekonomik istikrar tedbirlerinin uygulanmasını kolaylaştırdı.

* 1983 seçimlerinden sonra işbaşına gelen ANAP hükümeti kambiyo rejiminde yaptığı değişikliklerle piyasa ekonomisine geçiş doğrultusunda önemli adımlar attı: döviz alım-satımı serbest bırakılırken dış ticaret rejimi büyük ölçüde liberalleştirildi.

* Kapsamı genişletilen bütçe dış fonlar 1984 sonrasında genel bütçenin 1/3’üne ulaşarak kamu maliyesinin önemli bir unsuru durumuna geldi. Büyüme hızı artarken dış borçlar 25 milyar dolara yükseldi ve enflasyon oranı arttı. 1985 sonrasında yüzde 60’lar düzeyine oturarak müzminleşen enflasyon, ekonominin başlıca sorunu durumuna geldi.

* Türkiye’nin kalkınması için en az yüzde 30 tasarruf yapılması gerekiyordu. Ancak yüzde 18’lik bir tasarruf yapılabildi. Yüzde 12’lik bir açık ortaya çıktı. Özal bunu karşılayabilmek için çeşitli fonlar oluşturdu. Açığı kapamaya bu fonlar yetmedi.

* Ülkede popülist (hoş görünme) politikalar sonucu ihtiyacı karşılamak için yurtdışından borçlanıldı. Yabancılar Türkiye’ye döviz yağdırdılar (sıcak para). Reel faiz yüzde 40’ları buldu. 1990 başına gelindiğinde dış borç 70 milyar ve iç borç 20 milyar doları bulmuştu.

* 1991 yılından itibaren ülkenin koalisyon hükümetleri ile idare edilmesi, Özal’ın ölümü, Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olması, Başbakanlık görevini üstlenen Tansu Çiller’in gereken önlemleri zamanında almaması ve sürdürülen Güneydoğu hareketi ülkeyi 1994 krizine sürükledi. Enflasyon yüzde 150’lere, dolar ise 42000 TL’ye kadar yükseldi.

* 1995 yılında Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğine giriş ve diğer bir ifade ile ithalatın serbest bırakılması ülkede büyük bir ticaret açığı doğurdu. 2000 yılında ithalatın ihracatı karşılama oranı yüzde 50’lere düştü. İthalatımız 50 milyar dolar, ihracıtımız ise 23 milyar dolar oldu.

* 1990’dan itibaren tarımın düzenlenmesi, iktisadi devlet teşekküllerine düzen verilmesi beklenirken borç batağına battık. Şu anda dış borç 114 milyar dolar, iç borç ise 50 milyar dolar…

Konferansla ilgili 6. yazımı sizlere sunacağım.

İstanbul