VAY VATANDAŞ’IN HALİNE VAY!

Bu başlığım sizi şaşırtmasın. Devlet dairesinde yaşadıklarım ve başımdan geçenler beni bu başlığı seçmeye yönlendirdi. Aşağıda olayın önemli kısımlarını kısaca anlatacağım. Benim gibi kolay kolay yılmayan yaşı ve yaşamı ile karşısındaki üzerinde olumlu etki bırakan birinin başına bunlar gelirse normal vatandaş ne yapsın?

* Mart 2001’de gelen elektrik faturasını daha zaman var diye masama koydum. Unutmuşum.

* Yaklaşan uzun Kurban Bayramı tatili nedeniyle işlerimi düzene koymak istediğimde faturayı gördüm.

* O gün, son ödeme tarihi idi ve ödemem gereken 420 milyon TL gibi yüksek bir meblağ idi. Normal olarak 10-20 milyon ödeme geliyordu.

* Hemen Boğaziçi Elektrik Müessesesini aradım. Üniversiteme yakın Kalender’deki şubelerine başvurmam istendi.

* Oraya gittiğimde yetkililer, okumayı yapan eski özel şirketin görevini yapmadığını ve düzgün okumadığını ve bu nedenle sözleşmesinin iptal edilerek yeni bir firmanın bu işle görevlendirildiğini belirterek yeni okuma nedeni ile bu durumun ortaya çıktığını ifade ettiler.

* İstersem evimi arayarak okunan son rakamın doğru olup olmadığını kontrol etmemi önerdiler. Kapıcımızı aradım, bulamadım. Son gün olduğu için ödeme yapmayı istediğimi söyledim.

* Bu hatanın Şubat 2000’den beri yapıldığını belirterek o aylardaki elektrik ücretine göre yeniden hesapladılar ve 298 milyon TL ödedim.

* Akşam eve döndüğümde kapıcımızdan elektrik saatimdeki son rakamı okumasını istedim. Rakamı 16750 olduğunu söyleyince çok şaşırdım. Çünkü faturadaki son okuma rakamı 26500 idi. İnanamadım tekrar bakmasını istedim. Rakamın ilk okuduğu gibi olduğunu ifade etti. Ertesi sabah ben de baktım, rakam kapıcımızın okuduğu gibi idi.

* Ertesi gün tatil olduğu için birşey yapamadım. Bayram dönüşü ilgilenmeye karar verdim.

* Bayram dönüşünde yoğun işlerim nedeniyle belirli bir süre ilgilenemedim. Kalender Şubesi ile yaptığım telefon görüşmesinde bu konuyu merkezlerinden takip etmem gerektiğini söylenince Taksim’deki merkeze gittim.

* Dilekçe vermem istendi. Uzun uğraşlardan sonra teknik bir elemanın saati yerinde okuması kararlaştırıldı. Gelen eleman 10 bin kilowatt saat fazla okunduğunu tespit etti.

* Bunun üzerine kuruluşa birkaç defa gittim geldim. En sonunda bizim eve tüm elektrik saatlerinin değiştirildiğini bu yanlışlığın saatler üzerindeki rakamların yanlış ayarlanmasından meydana geldiğini ve fazla ödediğim 298 milyonluk ödemeye ait faturayı istediler. Bayram telaşı ile nereye koyduğumu hatırlamadığımı ve bulamadığımı ifade ettim ve kendi kayıtlarından bunu bulabileceklerini söyledim. Bana bunun mümkün olmadığını ve muhakkak orjinal faturanın getirilmesinin şart olduğunu ısrarla belirttiler.

* Ev taşımam da üzerine gelince bu belgeyi bulmam daha da zorlaştı.

* Tatile çıkmadan iki gün önce bu işi hatırladım ve Boğaziçi Elektrik Kurumuna tekrar gittim. Aynı koridorlarda kapısı açık olan bir üst yöneticiye derdimi anlattım. Ben idaha girerken tanıyan yetkili, faturayı bulamıyorsanız bilgisayara bakar görürüz dedi ve benim hangi gün hangi vezneden ödediğimi buldu ve Kalender Şubesi’nden bu evrakın kendisine fakslanmasını istedi. Oradakilerin, eski tarihli bu belgeyi bulma konusundaki isteksizliklerini “dil dökerek” yendi.

* Ertesi gün gittiğimde faksın geldiğini ve kendisinin “Aslının Aynısıdır” damgasını vurarak sorunu çözeceğini izah etti. Bu durumda bile bana yardımcı olmayan muhasebe servisi yetkilisi bu görev anlayışı içindeki yetkiliye binbir zorluk çıkardı. En sonunda evrakları alarak benimle tek tek masaları dolaştı ve bankaya gidecek yazıyı da Genel Müdür Yardımcılarına imzalattı ve çıkış evrak numarasını alarak verdi ve böylece aylar önce ödediğim parayı aldım.

Şimdi kendi kendime soruyorum, benim yerimde normal bir vatandaş olsa idi ne olurdu? Büyük bir ihtimalle parasını halen alamazdı. Neden memurların bazıları vatandaşa yardımcı olmuyor ve görevlerini yapmıyor? Bu tip memurlar vatandaşla devlet arasında soğukluk doğurduklarının farkındalar mı?

Bodrum-Dörttepe