ÇANAKKALE SAVAŞI VE TARİHİ MİLLİ PARK (1)

Üç günden beri bilimsel danışmanlığını yaptığım “Marmara Denizi Çevre Koruma” toplantısına katılmak için Çanakkale’de idim. Marmara Denizi Havzasında yer alan sekiz ilimizin (İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Kütahya, Balıkesir, Çanakkale ve Tekirdağ) valilerinin ve Çevre Bakanının katılımı ile sürdürülen ve üçüncü yapılan bu toplantıların gayesi bir “Marmara Birliği” kurmak ve bu iç denizimizde hızla artan kirliliğe mani olmak.

Bu toplantı ile ilgili bilgileri ve diğer izlenimlerimi sizlere aktarmadan önce bugün dönüş yolculuğu esnasında ilk defa ziyaret etme fırsatı bulduğum “Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı” hakında sizleri bilgilendirmeyi, izlenimlerimi ve hislerimi sizlere aktarmayı istiyorum.

Bu Milli Park 19 Şubat 1915’de başlayan 17 Aralık 1915’de Türk ordusunun zaferi ile son bulan savaşların anısını taze tutmak, gelecek kuşaklara vatan toprağının korunmasının nasıl sağlandığını göstermek, Türk ve yabancı şehitlerin anısı önünde saygı ile eğilmek ve daha nice nedenlerle oluşturulmuştur. Saroz Körfezinde Ece Koyu’ndan başlayan ve Çanakkale Boğazı’nda Akbaş Koyu’na kadar uzanan bir sınırın güneyinde kalan bu vatan parçasında binlerce destanın yazıldıı Büyük ve Küçük Anafarta, Arıburnu, Anzac Koyu, Kabatepe, Kireçtepe, Alçıtepe, Seddülbahir, Kilitbahir gibi önemli yerler bulunmaktadır.

Buraları gezerken gördüğüm anıtlar, manzaralar ve müzeler beni çok etkiledi ve o günlerde yaşananları bir defa daha bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmesine neden oldu. O kadar duygulandım ki… Her Türk ve bilhassa yeni yetişen Türk gençliği buraları ziyaret etmeli diye düşündüm.

Bu savaşlarda Türk ordusu muhteşem vatan savunmasına 425.000 askeri ile katılmış 253.000 şehit vermiştir. Çanakkale’yi geçmeye çalışan ihtilaf devletleri 525.000 askerle geldikleri savaş alanında 200.000 İngiliz, 48.000 Fransız, 20.000 Avusturyalı, 10.000 Yeni Zelanda, 6.000 Hintli olmak üzere 284.000 askerini kaybetmiştir.

M.Kemal 25 Nisan 1915’de;

“Askerlerim!

Ben size taarruzu emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. emrini vermiştir.

Binlerce vatan evladı, severek en yüce mertebe olan “şehit” mertebesine ermiştir.

Bakın onların arkasından milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy nasıl sesleniyor;

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda,

Şüheda fışkıracak, toparğı sıksan şüheda.”

Gezerken şehitlerimizin huzurunda saygı ile eğildim, dualar ettim.

Aziz şehitlerimiz, vatan size minnettardır. Ruhunuz şad olsun.

İstanbul