İTÜ’NÜN AÇILIŞ KONUŞMALARI

Dün İstanbul Teknik Üniversitesi 2001-2002 öğretim yılına başladı. Kuruluşunun 229. yılını da kutlayan İTÜ’nün açılış törenine Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı ve mezunu Süleyman Demirel de katıldı. 13000 lisans ve 6600 yüksek lisans öğrencisi olan İTÜ bir araştırma üniversitesi olarak gelişmelerini sürdürmektedir.

Törenin başlangıcında yapılacak saygı duruşu anonsuna “ülkemizde ve Amerika’da terörden ölenler” de ilave edilince salonda bulunan öğrencilerden bir kısmı “Biz Amerika’da terörden ölenler için saygı duruşunda bulunmayız” diye itiraz ederek salonu terk ettiler.

Daha sonra açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Gülsün Sağlamer basılı olarak dağıtılan metninde bu konu ile ilgili olarak;

“Ulusal ve uluslararası düzeyde yaşamak durumunda kaldığımız olaylar, bize kötülüklerin bizim değer sistemlerimiz dışında nerelere kadar uzanabildiğini göstermekte ve bizleri başka bir Dünyaya, başka bir döneme sürüklemektedir. Burada, öncelikle Amerika Birleşik Devletlerinde terörist saldırılarla hayatını yitiren insanlar için duyduğumuz üzüntüyü belirtmek istiyoruz. Yapılan saldırılar sadece ABD’ne değil, insanlığa, medeniyete karşı yapılmıştır. 21. yüzyılda terörün ulaştığı boyut insanlık tarihinin yüzkarasıdır. Terörist saldırıları kınıyoruz ve 20 yıldır ülkemizi kasıp kavuran ve bazı komşu ülkelerde ve Avrupa’da odaklanan terör örgütlerinin bundan sonra alınacak önlemlerle artık barınacak yer bulamayacaklarını ümit etmek istiyoruz.”

şeklinde önemli bir açıklama yapmıştır.

Toplantıda bir konuşma yapan sayın Demirel, mezunu olduğu bu üniversite ile gurur ve bu açılışa katılmaktan kıvanç duyduğunu belirterek, her zamanki üslubu içinde bizlere hitap etti. Konuşmasından not alabildiğim önemli hususları aşağıda kısa başlıklar halinde değerlendirmenize sunuyorum:

* Terör dünyayı etkilemektedir. Dünyada mevcut 189 ülke yeni bir antlaşma yapmalı ve buna uymayan ülke ile yalnız Amerika değil, tüm ülkeler uğraşmalıdır.

* 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler 3. Cihan Harbi’ni engellemiştir. Ama ne yazık ki, terör konusunda aynı başarıyı gösterememiştir.

* NATO’nun tüm üyeleri 5. maddeyi kabul etmiştir. Bu nedenle tüm ülkeler üzerine düşen görevi yapmak zorundadırlar.

* İnsanlık, evrensel kaideler ve hukuk dışına çıkılmadan yapanlar cezalandırılacaktır.

* 189 ülkeden 130’unda demokrasi, insan hakları ve serbest ekonomi dediğimiz ana değerler kabul edilmiştir. Bu ülkeler uygar ülkelerdir.

* Özgürlükler çok önemli ama bir başkasını rahatsız ederse orada özgürlükler biter. Özgürlük ile güvenlik arasındaki ince çizgi korunmalı ve biri diğerini olumsuz etkilememelidir.

* AvrupaBirliğine girme konusu ekonomik hususlarla ilgili değildir. Çünkü ekonomik sorunları olanlarla üyelik müzakereleri başlamıştır.

* Türkiye yönetebilirliğini kaybetmemelidir. Türkiye kendi kendini idare etmede bazı kararlar vermelidir. Türkiye bu sıkıntıları hak etmemiştir. Yakın bir zamanda çıkacaktır. Türkiye 2001’e girerken olduğu kadar zengin olmamıştır (134 ülkeye ihracat yapan, 28 milyar dolar reservi olan bir ülke) Neden olduğunu herkes düşünmelidir. Bunu bulduğumuz zaman çıkacağız, çıkacağız…

* İTÜ, Türkiye’nin zenginleşmesine hizmet etmiştir. Atatürk’ün kurduğu laik cumhuriyetin hizmetinde olmaya devam edecektir.”

Rektör Sağlamer de konuşmasında ülkemizin içinde bulunduğu duruma geniş yer vermiş ve şöyle devam etmiştir;

“Türkiye’ye ne olmuştur?

Sürdürülebilir bir gelişmenin gerçekleşmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması ancak karar verme yeteneğine sahip yönetimlerle mümkündür. Yönetimler, karar verme yeteneğinde ve bu kararların sorumluluğunu taşıyacak birikimde ve güçte olmak zorundadırlar. Bunun aksi güven ortamının yok olmasına neden olur ki, bu bir toplumun, bir ülkenin karşılaşabileceği en en ciddi sorundur.”

Görüldüğü gibi sorunlar Türkiye’nin iyi yönetilmemesinden kaynaklanmaktadır.

İstanbul