TERÖR VE DİN

Amerika’da yaşanan son terör olayı üzerinde tartışmalar tüm şiddeti ile devam etmektedir. Ümit ederim ki, ülkeler arasında sürdürülen diplomatik temaslar masum insanların ölümüne neden olmadan krizin çözümünü sağlasın!

Son terör olayını planlamasını, organizasyonunu ve gerçekleştirilmesini sağladığı iddia edilen Usame bin Ladin ve benzeri kimselerin ana hedefi Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde Müslümanlara karşı genel bir husumetin ortaya çıkarılması, tepki yaratılması ve sonuçta ise tepki gösterecek Müslümanların bir araya getirilerek başlatmayı çok istedikleri “CİHAD”da kullanmaktır.

Bunun ilk işaretleri Amerika ve Avrupa’da dün görüldü. Amerika’nın Arizona Eyaleti’nin Mesa kentinde yaşayan Müslüman olmayan Hintli bir Sih olan ve dini inancı icabı sarık taşıyan ve sakaklı Balbin Singh Sodhi, Frank Roque adlı bir Amerikalı tarafından Usame bin Ladin’e benzediği için öldürüldü. Hollanda ve Almanya’da insanlar Müslüman oldukları için çeşitli taciz olayları yaşadılar.

Böylece yukarıda anlattığım planın birinci kademesi uygulanmaya konulmuştur. Bizlere düşen bu planlara alet olmamaktır. Terörün dini, imanı yoktur. Terörün ana hedefi şiddet, ölüm ve vahşettir. Unutulmamalıdır ki, dinlerin ve İslam’ın hedefi barış, dostluk ve kardeşlik olup, insanları öldürmek değildir.

Başkan Bush’un yaptığı bir konuşma esnasında “Haçlısefer”i kelimesini kullanması talihsiz bir beyanat olmuştur. 21. yüzyılda Haçlı seferlerinin yeri yoktur. Bana göre yaptığı hatayı anlayan Bush, Washington Camii’ni ziyaret ederek “hilal imanlılarla tedhişci meczupların asla aynı kaba koyulamayacağını” beyan etmesi çok yerinde olmuştur. Böylece terör eşittir Müslümanlık düşüncesinin dünyada yayılması kısmen önlenmiştir.

Teröre 30 bin insanını kurban vermiş olan ülkemiz, zamanında Avrupa ülkeleri ve kısmen Amerika seyirci kaldı diye son terör olayına seyirci kalamaz ve sadece Amerika’nın meselesi diye bakamaz.

Taliban’ın Afganistan için çizdiği yol ile Atatürk’ün ülkemiz için çizdiği yol birbirinden çok farklıdır. Bizlerin bunların bilinci içinde olarak mübarek dinimizin teröre alet edilmesine müsaade etmememiz ve göz yummamamız gerekir.

İstanbul