ÜNİVERSİTELER AÇILIRKEN

Tatil dönüşü, üniversitedeki arkadaşlarımla bu seneki Öğrenci Seçme Sınavı’nın neticelerini tartışma imkanı buldum. Bu sohbetimizde not ettiğim önemli hususları aşağıda kısa başlıklar halinde sizlere aktarmayı istiyorum;

* 2001-2002 öğretim döneminde üniversiteye girmek için 1.418.914 gencimiz başvuru yaptı (581.256 kız, 837.658 erkek). Bu gençlerin büyük bir çoğunluğunu (yaklaşık 1 milyonunu) eski yıllarda biryere girememiş veya üniversitelere girip de olduğu dalı değiştirmek isteyenler olduğuna inanıyorum.

* Sınava girenlerden 1.026.903 öngörülen 105 ve 120 puanı aşarak tercih hakkı kazandı. Tercih hakkını kazananlardan sadece 455 bini okuma şansı elde etti.

* Bu 455.913 öğrencinin hepsinin üniversitelerde örgün (tam gün devam ederek) öğretim hakkını elde etmedi. Bu öğrencilerden;

163.783 – 4 yıllık fakülte

118.359 – 2 yıllık yüksekokul (meslek)

173.771 – mektupla öğrenim

imkanına kavuştular. Klasik üniversitelerde sadece 163 bin genç 4 yıllık “lisans” eğitimi görecek. 118 bin öğrenci “önlisans” denilen iki yıllık meslek eğitim programlarında ders görecek, 173 bini “Açık Öğretim” denilen sistemle mektupla evlerinde eğitilecekler.

* Dört ve iki yıllık eğitim 308.303 kontenjan bulunmasına rağmen buralara 282.142 öğrenci yerleştirebildi ve 26.161 kontenjan boş kaldı. Boş kalan kontenjanların 7 bini paralı (dövizli) ve yüksek ücretli vakıf üniversitelerine aittir.

* Kesin kayıtlardan sonra 30 bine ulaşacağını tahmin ettiğim boş kalan kontenjan, tercih hakkı kazanamayanlara Ekim ayı başında yeni bir şans getirecektir. Giremeyenlerin bu hakkı kullanmaları önerilmektedir.

Bu aydınlatıcı bilgilerden sonra bu konuda yapılan bazı tespitleri de değerlendirmenize sunmayı istiyorum:

* 6 bin lise birincisinden bin 800’ünün hiçbir yere giremeyişi çok üzücüdür. Bu öğrencilerin neden bu duruma düştükleri ve eğitim sistemindeki noksanlık belirlenmeli ve çözüm getirilmelidir.

* Anayasamızda eğitimde fırsat eşitliğine büyük önem verilmesine rağmen 180-200 puanlı öğrenciler devlet üniversitelerinde tıpa, hukuka, mühendisliğe giremezken parası olanlar çok daha düşük puanla vakıf üniversitelerinde aynı dallarda rahatlıkla eğitim imkanı bulabileceklerdir.

* Üniversiteyi kazananlar genelde şanslı sayılıyorlar. Öğrencilerin bir kısmı istedikleri okula değil mecbur oldukları okula devam edecekleri için kendilerini şanslı görmüyorlar ve mutsuzlar.

* Yurt sorunu, burs sorunu, üniversitelerin ödenek yetersizliği, hocaların maddi sorunları ve diğer çözülmemiş sorunlar 2001-2002 öğrenim döneminin başında ülke gündeminde yer alıyor.

Mevcut durumu özetlediğim bu yazıma bu seneki Öğrenci Seçme Sınavı’nın birincisi olan ve Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü kazanan Mert Poyraz’ın Çorumlu olduğunu ve merhum işadamı Abdullah Poyraz’ın torunu, İskenderun’da çalışan doktorUğur Poyraz’ın oğlu ve Hannover’de yüksek tahsil arkadaşım Kemal Poyraz’ın yiğeni olduğunu belirterek son vermeyi istiyorum.

Kendisini tüm Çorumlular adına bir defa daha tebrik ediyorum.

İstanbul, 11.Eylül.2001