BERLİN VE İSTANBUL İŞBİRLİĞİ

Bu hafta içinde farklı Alman kuruluşları ile tertiplenen çevre konusundaki üç toplantıya katıldım. Bu toplantılarda sizleri ilgilendireceğini düşündüğüm hususları üç yazı halinde bilginize sunuyorum.

1- Berlin Sular İdaresi ile İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin toplantısı

Berlin ile İstanbul kardeş şehir statüsünde olup uzun yıllardan beri aralarında yakın bir işbirliği vardır. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) aşırı göçün getirdiği sorunları ve yıllardan beri birikmiş problemleri çözmek için büyük uğraşı vermektedir. (Şu anda Türkiye’de ortalama nüfus artışı yüzde 1,43 iken, bu oran İstanbul’da yüzde 4 civarındadır.)

Sorunlarını çözmüş bulunan Berlin Sular İdaresi bilgi birikimi ve sağladığı finansman imkanları ile İSKİ’ye katkıda bulunmaktadır. İstanbul’un Asya yakasında Sultanbeyli gibi hızla düzensiz gelişen ve benzeri birçok belediyenin yeraldığı havzanın su ve kanalizasyon ana planları Berlin Sular İdaresi tarafından yürütülmüştür. Bu projenin koordinatörlüğünü Berlin’de yaşayan ve şu anda emekli olmuş bulunan Sungurlu’lu hemşehrimiz ve arkadaşım Kaplan Terzioğlu yürüttüğünün gururla sizlere duyurmayı istiyorum.

Bu kuruluş kurmakta olduğu içme ve kullanılmış su arıta tesislerinin işletilmesini sağlayacak elemanların yetiştirilmesinde İSKİ’ye yardım etmektedir.

Bu işbirliği kapsamında Berlin Teknik Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bilim adamları Berlin ve İstanbul’un “Su Tarihi” konusunda müşterek bir proje yürütmektedirler.

Berlin’de oluşan çevre bilinci ve içme suyu fiyatı nedeni ile kişi başına tüketilen su miktarı günde 170 litreden 100 litreye düşmüştür. Suyu satamamaktan dolayı Berlin Sular İdaresi maddi sıkıntı yaşamaktadır. Berlin’de su kaybı yüzde 3 civarındadır. (Berlin’de yaşayanların tamamı içme suyu şebekesine bağlandığı gibi bunların yüzde 97 sinin suları kanalizasyon şebekesi ile toplanmakta ve arıtılmaktadır.) Üç yıl önce bu kuruluşun yüzde 50’si ekonomik gücü olan özel bir şirkete satılmıştır.

İstanbul’da halkın yüzde 97’si içme suyu şebekesine bağlı olup yüzde 3’üne tankerle su ulaştırılmaktadır. Kanalizasyon şebekesine bağlı nüfus yüzde 80 civarında olup, bunların kullanılmış sularının yüzde 75’i Boğaz kıyılarında basit mekanik (ızgara ve kum tutucu) arıtmadan ve Marmara kıyılarında biyolojik arıtmadan sonra denize deşarj edilmektedir. Bu oran 1994 de yüzde 8 iken son yıllarda İSKİ’nin başarılı çalışmaları ile hızla yükselmiştir. İstanbul’da kişi başına günde 250 litre tüketim öngörülmesine sağmen sağlanabilen su 180 litre civarındadır. Bunun yüzde 30’u kayıp ve kaçak kullanılma kaybolmaktadır. İSKİ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yüzde 100 bağlı bir kamu kuruluşudur.

Bu noktada deneme çalışmaları başlamış bulunan “Çorum Arıtma Tesisi”nin elemanlarının tesislerini başarı ile çalıştıran İSKİ’de kursa tabi tutulmasının faydalı olacağını düşünüyor ve konuyu Belediye Başkanımız sayın Prof. Dr. Arif Ersoy’un değerlendirmesine sunuyorum.

Bu toplantıda, şehirlerin yaşanabilir olmasının çevre ve altyapı yatırımlarına ne kadar bağlı olduğunu gördüm.

İstanbul, 12 Ekim 2001