KOMİK ÖDEMELER

Milliyet Gazetesi’nde “Lojmanda komik uygulama” başlıklı yazıyı okuyunca Bakan olduğumda (ilk aylığımı aldığımda) yaşadığım başka bir komik uygulamayı hatırladım.

İlk önce Fikret Bila’nın bu yazısından önemli gördüğüm kısımları size aktarmayı istiyorum;

* Kamu harcamalarında tasarrufu öngören önlemler açıklandı. Önlem paketi içinde yer alması vesilesiyle lojman uygulamasında bir “garip”liği, hatta bir “komik”liği anımsatmakta fayda var.

* Devlet lojmanda oturmayan, ancak lojmanda oturma hakkı bulunan memurlarına “kira yardımı” adı altında bir ödeme yapıyor. Lojmanda oturmayan memur kirasını daha kolay ödeyebilsin diye.

* Kira yardımı memurların aldığı ek göstergesine göre yapılıyor. Ek göstergesine göre memurların bazılarına 200 bin lira, bazılarına 400 bin lira, bazılarına da 600 bin lira ödeniyor.

* Günümüzde 200 bin liraya ev kiralamaya olanak var mı? 200 bin lira, kira için önemli bir katkı payı sayılabilir mi? Elbette hayır! 200 bin lira bir simit parası…

* Memura alay eder gibi 200 bin liralık komik bir para ödenecekse, hiç ödenmesin daha iyi…

* Yapılması gereken, nasıl lojman giderlerine memurun katkı payı piyasa rayiçlerine çıkarılacaksa, lojmanda oturmayan ve kira yardımı almaya hak kazanmış memura da piyasa rayici kadar kira ödemektir.

* Devlet bun uyapamıyorsa 200 bin lira ödeyip komik duruma düşmesine gerek yok.

Onun yerine, lojman tahsisinin adil olmasına çalışsa, daha iyi…

Değerli okuyucularım,

Bakan olarak ilk maaşım getirildiğinde tarafıma iki zarf uzatıldı. Bunlardan birinde 83 bin lira, diğerinde 660 lira vardı. Muhasebe yetkilisine bu ödemelerin neler olduğunu sorduğumda, 83 bin liranın maaş, 660 liranın ise bakanlık tazminatı olduğunu açıkladı. Bakanlık tazminatının ne olduğunu sorduğumda da konuyu tam manasıyla bilmediğini ve amiri göndereceğini söyledi. Bir müddet sonra gelen yetkili bakan tazminatının Atatürk döneminde 1000 lira olarak konduğunu ve bakanlara 1000 lira olarak aynen ödendiğini, bu ödemenin o zamandan beri devam ettiğini ve daha sonraki yıllarda Maliye Bakanlığının bir kararı ile bu miktardan vergi kesilmeye başlanılması ile 660 lira olarak ödendiğini açıkladı.

Evet bu tazminatı aldığımda hakikaten garipsemiş ve hatta komik bulmuştum. Günlük yoğun iş temposundan ben de benden önceki bakanlar gibi konuyu kabullenmiş ve üzerinde durmamıştım.

Gazetede bu yazıyı okuyunca o günleri hatırladım. Ayrıca Atatürk döneminde bakanlara böyle yüksek bir tazminat verilerek bakanların, sıkıntı çekmemesinin şahsiyetlerini korumasının ve yolsuzluklara alet olmamasının da sağlandığını düşündüm.

İstanbul

Milliyet, 17.Kasım.2001