AB İLERLEME RAPORU

Dün akşam İstanbul Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) tarafından IKMB’nda tertiplenen “GYİAD, AB İLERLEME RAPORUNU TARTIŞIYOR” paneline izleyici olarak katıldım. Panelde Avrupa Birlii tarafından açıklanan “Kasım 2001  İlerleme Raporu”yla ilgili değerlendirmeler yapıldı. Türkiye AB (Avrupa Birliği) ilişkilerinin dünü, bugünü ve yarını tartışıldığı gibi bu raporun Türkiye için anlamı ve yansımaları değerlendirildi.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem yaptığı açış konuşmasında aşağıda belirttiğim hususları vurgulamıştır:

* AB ile ilişkilerimizin gelişmesinde sivil toplum kuruluşları çok etkili olmuştur.

* AB olayına Türkiye’nin yenileşmesi ve yenileştirme girişimlerinin bakıyoruz.

* Bugüne kadar adaylık gerçekletirildi, Katılım Ortaklık Belgesi (AB tarafından) ve Ulusal Program (Türkiye tarafından) ayınlandı. Ulusal Program ile mükemmele yakın bir program çıktı. Fevkalade kapsamlı, Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı demokratlaşma belgesidir.

* Şimdi hedef üyelik müzakerelerinin başlamasıdır. (Tarama dahil). Müzakereler 2002’de başlamalıdır. Türkiye bu noktaya gelmiştir.

* Müzakereye başlamak için herşeyin tamamlanması şart değildir. Türkiye iddialı bir yola girmiştir. Başaracağız.

* AB’ne girmek iyi niyet gerektirir. Tüm taraflar iyi niyetli olmalıdır. Tüm taraflar kararlı olmalı ve olaya sahip çıkmalıdır.

* AB Türkiye’nin gelişmesine katkıda bulunacak, ilerleme sürecinde kendisine hedef aldığı ileri bir mantığı (ekonomide, demokraside vb.) temsil etmektedir.

* AB üyeliğinin hedef aldığımız şeylere hızlı ulaşmamızı sağlayan bir yol olduğuna inanıyoruz.

* Türkiye olarak iki hedefimiz vardır. Birincisi; Avrasya’da belirleyen bir merkez olmak, ikincisi ise; AB’ye girmektir.

* AB’nin Türkiye’nin yenileştirmesinde iddiası vardır. Tehlike üretimsizlik, işsizlik gibi konularda sığlaşmaktadır.

* Türkiye’nin kendisine ve insanına olan itimatsızlığı yenileşmede en büyük engeldir.

* Yenileşme Türkiye’nin çağa açılan umudu olmalıdır. Türkiye kendini yenileyebilmeli ve aşabilmelidir.

* Türkiye yenileşmede yalnız güçlülere dayanmamalıdır. Bu hareket de sosyal adaleti, akılcılığı egemen kılan nitelik hakim olmalıdır.

* AB yenileşmeyi kısaltabilen bir mantıktır. İnsani değerlerimizin hayata geçirilmesidir.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in konuşmasından sonra AB Dönem Başkanlığını yürüten Belçika adına Belçika Büyükelçisi Jan Matthysen görüşlerini açıkladı:

* AB geri dönülmeyecek kararlı bir genişleme sürecini başlatmıştır.

* Her bir aday ülkenin kendi imkanları ile bir yere gelmesini istemektedir.

* 10 yıl içinde 13 aday ülkeyi bünyesine alacaktır.

* Şu anda ABD’de yaşanan 11 Eylül trajedesi öne çıkmaktadır. Türkiye’nin gösterdiği ilgi taktirle karşılanmaktadır. Köprü konumu ile aracı görevi yapacaktır.

* Türkiye’nin şu anda Kopenhag kriterlerini tam olarak yerine getirmediği Türkiye tarafından da belirtilmektedir.

* Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yaptığı ve yapacağı reformların büyük önem taşıyacağını belirtmeyi isterim.

* Ekonomik bakımdan büyük zorluklar içinde bulunan Türkiye’yi ekonomik reformlarında destekliyoruz. IMF’in programı Avrupalılar tarafından yürütülmekte ve desteklenmektedir.

* Kıbrıs konusunda Birleşmiş Milletler Kuruluşu kararları ve temasları ilerlemenin temeli olarak görülüyor ve destekleniyor. 4 Aralık’ta yapılacak Denktaş-Klerides toplantısının ilerleme için fırsat yaratmasını ümit ediyoruz.

* Avrupa Savunma Birliği konusunda çok önemli yakınlaşma sağlandı. Ufak farklılıkları ortadan kaldırabilirsek bu büyük başarı olur.

* Avrupa’da her zaman yapıcı bir ortak bulacağınızı belirtmek isterim. Biz bunun için büyük gayret göstereceğiz.

Panele katılanların değerlendirmelerine gelecek yazımda yer vereceğim.

İstanbul