BAYRAM VE BARIŞMAK

Mübarek Ramazan Bayramını kutlama üzere olduğumuz bu günlerde dinimizde hoş görülmeyen “küsmek ve dargın kalmak” konusu üzerinde duracağım. Bu hususu da içeren beğendiğim bir yazıyı sizlerin değerlendirmesine sunuyorum.

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Erkal, şöyle diyor:

“Ayetlerle sabittir ki kişilerin birbiriyle alay etmemesi emredilmiştir. Bunun aksi çok büyük günahtır. Öte yandan gıybet yani kişinin olmadığı yerde onun istemediği şekilde anılması, kardeşinin ölü etini yemek kadar kötü sayılmıştır.

Bu konudaki ayet de şöyle diyor: ‘Ey iman edenler! Çok sanıda bulunmaktan sakının, zira sanının (zan) bir kısmı suçtur. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kimse kimseyi çekiştirmesin, hangi biriniz ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır? Bundan tiksinirsiniz.”

Yalancılık da münafık alameti olarak sayılmıştır. Küsmek ve dargın kalmak da dinimizde hoş görülmemiştir. Bu konudaki hadiste ‘Bir müslümanın kardeşi ile üç günden fazla dargın durması helal olamaz. Üç günü doldurunca hemen ona gidip selam verilmelidir’ denilmektedir.”

Prof. Erkal’ın açıklamaları çok önemli konulara dikkat çekmektedir. Şöyleki;

*Alay etmemeliyiz

*Birbirimizin kusurunu araştırmamalıyız

*Başkalarını çekiştirmeyeceğiz

*Yalancılık yapmayacağız

*Küsmeyeceğiz

*Dargın durmayacağız.

Dinimizin öngördüğü bu hususlar insanı insan yapan özelliklerin başında gelmektedir. İyi bir insan, nezih bir insan zaten bunlara uyan kimsedir.

Yaşayacağımız Ramazan Bayramında dinimizce hoş görülmeyen dargınlıklara son verelim. Bayramlar küslüklerin ortadan kaldırılması için bize bu imkanı sağlayan önemli günlerdir. Bu güzel günleri dargınlıklara son vermek için değerlendirelim.

Değerli okuyucularım, sizlerin Ramazan Bayramınızı kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim. Bayramınız hayırlara vesile olsun.

İstanbul