ÇANAKKALE SEYAHATİ (2)

Vali Acun’un Şiiri

Bir önceki yazımda anlattığım kapanış yemeğinde vali arkadaşların ısrarla istemeleri üzerine Balıkesir Valimiz Utku Acun kendisine ait “Anadolu Tutkusu” isimli şiirini okudu.

Anadolu’nun dört bir tarafında görev yapan sayın Acun’un izlenimlerini ve değerlendirmesini içeren bu şiiri aşağıda sunuyorum;

ANADOLU TUTKUSU

Bilir misin Anadolu’da

Köyde ya da kentte

Nasıl geçer zaman.

Nelerle avunur

Nelere sevinir insan.

Neleri özlerler kışları

Nasıl geçer yaz ayları.

Bilir misin onlarla paylaşmak

Ne denli mutluluk verir insana

Küçük başarılar ya da kazanımlar

Ne kadar kıvrandırır onları

Nelerle mutlu olurlar bayramları.

Şimdi tutturmuş bana diyorsun ki,

büyük kente gel.

Adam gibi yaşa!

Kurul neon lambaların altına

Vazgeç bu Anadolu sevdasından

İri masaların ardında

Zenginliği, dinginliği ara.

Herkesin bir çizgisi vardır

Kişiyi mutlu kılan hayatta

Kimbilir belki de

Adına Yazgı denilen budur

Bizim Yazgı’mız Anadolu’dur.

Sen hiç ayağına hedik giydin mi!

Hiç kızağa bindin mi!

Adam boyu karlarla

Kaplı kırlarda

Sarınmış paltona

Başında körüklü şapka

Köylere, mezralara gittin mi!

Hiç yaşadın mı böyle yörede

Lambaya püf demenin onurunu

Paylaştın mı hiç köylülerle

Elektriğe

Ya da suya

Kavuşmanın mutluluğunu

Dağları deviren

Dev makinelerin ardından

Bir köye girdin mi!

Gördün mü kır insanlarının

Dinginliğini,

Gözlerindeki sevgi

Ve de minneti!

Bir köy odasında

Ya da kahvesinde

Közlenmiş ateşe sürülen

Cezevden

Mis kokusuyla

Fincana dökülen kahvenin

Lezzetini tattın mı!

Camları tepede

Bir köy evinde

Yer yatağında

Ocaktaki ateş oyunlarını

Gözleyerek yattın mı!

Sabah sabah

Taze taze

Saç üzerinde pişirilen

Bazlamanın tadına baktın mı!

Sohbet edebildin mi

Dolu dolu

O duru yüzlü

O gani gönüllü

İnsanlarla.

Yörenin ve ülkenin yarınlarını

Geceler boyu

Ve soğuk sabahlarda

İmeceyle, halkınla elele

Okul yapmak nedir bilir misin!

Gel kazmaya, küreğe sarıl

Geç traktörün başına

Taş çek,

Kum çek,

Desem gelir misin!

Hiç fidan diktin mi

Kırlara, dağlara.

Çiçek ektin mi

Issız, tenha bayırlara

Kıraç tarlalara

Su akıttın mı!

Gözledin mi hiç

Bereketin nasıl uzandığını

Çorak topraklara.

Bilir misin

Yolsuz, okulsuz,susuz, ışıksız

Anadolu köylerine

Umut olmanın

Hizmet etmenin hazzını.

Bu mutluluğu algılasan

Sen de değiştirmek istersin

Yazgını

İşte böyle aziz dostum!

Ben biraz garip bir insanım.

Küçük köylerin ya da kentlerin

Mutluluğunu paylaşmak için varım.

Bırak peşimi

Büyük kentler senin olsun.

Senin olsun büyük düşler

Senin olsun yatlar, köşkler.

Bil ki beni mutlu kılan

Anadolu halkıyla paylaştığım yaşam

Haydi çekil artık yolumdan

Kısmetin açık olsun

Kazancın gönlünce bol

Kesen parayla dolsun.

Bu şiiri dinlediğimde ve bugün tekrar okuduğumda Anadolu’ya ait değerlerin ne kadar güzel ifade edildiğini ve kendisinin hizmet verirken ne kadar mutlu olduğunu hissettim.

Teşekkürlerimi sayın Vali Utku Acun’a ve onun gibi Anadolu’ya hizmet aşkı ile dolu olan diğer valilerimize ve tüm idarecilere sunuyorum.

İstanbul